9 Eylül 2009 Çarşamba

CHP’NİN 86. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

Dünyada kuruluş öyküsü CHP gibi olan bir parti yoktur sanırım. CHP’nin farklı kuruluş öyküsü, onun amaçlarını ve sorumluluklarını da farklılaştırıyor. Ona tarihsel nedenlerle önemli görevler yüklüyor ve onu siyasal yaşamımız açısından vazgeçilmez kılıyor.

Peki, CHP’nin bu farklılığı nereden geliyor? Şimdi, bu sorunun yanıtını vermeye çalışalım. CHP’nin resmi kuruluşu 9 Eylül 1923 olmasına karşın kökleri, örgütlenmesi, siyasal etkinlikleri Sivas Kongresi’ne dayanmaktadır. Yani Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, türlü adlarla kurulan ulusal cemiyetlerin birleşmesiyle oluşmuştur. Bunun yeri de Sivas Kongresi’dir. İşte, CHP’nin çıkış noktası burasıdır. Bu nedenle ulusun birliğini temsil eder. Buna da “Müdafaa-i Hukuk ruhu” denir. Müdafaa-i Hukuk’un varisi olmak, Misak-ı Milli’nin koruyucusu olmak demektir. CHP’den de tersi bir tutum beklemek olanaksızdır.

CHP’yi kuran Mustafa Kemal ve arkadaşları, Türkiye’nin kurtuluşunu, kuruluşunu, modernleşmesini, gelişmesini de sağlayan kadrodur. CHP, ülkemizin emperyalist işgalden kurtarılması için örgütlenmiş siyasal bir oluşumdur. Kurtuluş Savaşı’na siyasal önderlik yapmıştır. Dünyanın ilk kurtuluş mücadelesini başarıyla sonuçlandırmıştır. Bu özelliğiyle de antiemperyalisttir; çünkü tarihinin ona yüklediği görev budur.

Genellikle partiler demokratik düzene geçildiğinde ya da meşrutiyet dönemlerinde kurulurlar. CHP ise bir kurtuluşu ve kuruluşu sağlamak için örgütlenmiş bir siyasal partidir. Yani başka siyasal partilerin de faaliyet gösterebilecekleri yaşamsal alanları oluşturmak için kurulmuştur. Bu niteliğiyle yalnız ülkemizde değil, dünyada da siyasal partiler arasında farklılık göstermektedir. Bu farklılığı birçok kişi ve kurumun anlayıp kavraması çok zordur.

CHP, ülkemizin modernleşmesi, yurttaşımızın insanca yaşaması için başlatılan devrim hareketinin düşünsel öncüsü ve uygulayıcısıdır. Ekonomik gelişim hızının dünya rekorları kırdığı yıllar, CHP’nin iktidar yıllarıdır. “Kul”un “birey”e dönüşmesi CHP ile olmuştur. Bu da demokratik rejimin mihenk taşıdır. Özgür bireylerin olmadığı toplumlarda demokrasi de olmaz. Feodal düzenin tasfiye süreci CHP ile başlamış; ancak ne yazık ki sağ iktidarlar tarafından bu süreç baltalanmıştır. Bugün yaşadığımız demokrasi ve güvenlik sorunlarının nedeni de ortaçağdan kalma feodal kurumların hala yaşıyor olmasıdır. Sanayileşme gerçek anlamda Cumhuriyet’le birlikte başlamıştır. 1923’te on olan sanayi kuruluşu sayısı 1933’te bine ulaşmıştır. Bunu gerçekleştiren irade; Sivas ve Erzurum Kongrelerindeki, 23 Nisan’daki, İnönü’deki, Sakarya’daki, Dumlupınar’daki iradedir. Bu irade, ulusal ve toplumsal çıkarları her türlü çıkarın üstünde tutan anlayıştır. Yani dar grup ve particilik anlayışından uzak idealist bir anlayıştır. Bu anlayışın içinde kişisel çıkar yoktur, ülke çıkarı vardır.

Bölgesel ayrım yapmadan kalkınma modeli, CHP’nin iktidarı döneminde uygulanmıştır. Hani bazı iş bilmez, tarih bilmez, Cumhuriyet’e ve Misak-ı Milli’ye önyargılı siyasetçilerin “tek parti dönemi” diyerek küçümsemeye çalıştıkları dönemde… Fabrikalar bölgesel koşullara uygun olarak yurdun dört bir yanında kurulmuştur. Endüstri kuruluşunun olmadığı bölge, hatta il neredeyse yoktu. Yurdun dört bir yanında fabrika bacalarının tütmesi, ulusun özgüvenini artırıyordu. Özgüvense olağanüstü bir çalışma ve yaşam enerjisi katıyordu insanımıza. Bu da hızlı kalkınmanın ateşleyici gücü oluyordu.

Eğitimin öncü gücü olan köy enstitülerinin olmadığı bölge yoktu. Her bölgeden öğrenciler, bu okullarda fırsat eşitliğinden yararlanarak eğitim olanağına kavuşmuştu. Böylece ülke topraklarını doğudan batıya binlerce güneşle aydınlatılması sağlanmıştır. Halkevleri yaygın eğitimin yapıldığı yerlerdi. Köylümüz, ilk kez çağdaş sanatlarla buralarda tanışmıştı. Aydınlanmanın iki ayağı ne güzel kurulmuştu.

Madenciliğimizin gelişmesi, CHP dönemindedir. Etibank ve MTA gibi ulusal kuruluşların kurulması bizim için çok önemlidir. Çünkü bu sayede yeraltı kaynaklarımız yabancılara peşkeş çekilmiyor, ulusal çıkarlarımıza uygun olarak işletiliyordu.

Dilimiz, tarihimiz bu dönemde dirim buldu. Ulusal benliğimiz ile gurur duymasını öğrendik CHP ile. Dil ve tarih kurumları kimin eseridir sanıyorsunuz?

Toplumsal, ekonomik, kültürel alanlarda yapılan yatırımlar, yenilikler saymakla bitmez. Bütün bunlar CHP ile olmuştur. Çok partili siyasal yaşama geçmemizi de CHP sağlamıştır. Bütün bu saydıklarımız CHP’nin, ülkemiz siyasal yaşamı için ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Ne yazık ki çok partili yaşama geçtikten sonra yurdun dört bir yanında tüten fabrika bacaları yavaş yavaş tütmez oldu. Zümre çıkarları, ülke çıkarlarının önüne geçti. Türlü neden ve bahanelerle ulusal sanayi ve madencilik anlayışı terk edildi. Ulusal anlayış, küresel sömürü ve işbirlikçiliğe yenildi. Eğitimde fırsat eşitliği ilkesi yerine bölgesel ve sınıfsal farklılığa dayalı eğitim anlayışı benimsendi. CHP’nin olanaksızlık, yoksulluk içinde oluşturduğu ekonomik mucizeler birileri tarafından “babalar gibi” satıldı.

Ülkemizin ve demokrasimizin kurucusu olan CHP’nin, bugün içinde bulunduğumuz zor koşullarda önemi daha da artıyor. İçte ve dışta hain bir küresel kuşatmanın içindeyiz. Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve Misak-ı Milli’ye karşı örgütlü saldırılar yapılmaktadır. Bu saldırıları ulusça püskürtüp “çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkma” yarışını sürdürmeliyiz. Atatürk’ün iki büyük eserinden birincisine (Cumhuriyet’e), ikincisinin (Cumhuriyet Halk Partisi’nin) sahip çıkma günüdür bugün. Bunun içindir ki yalnız ulusumuzun değil, tüm bölge ülkelerinin Cumhuriyet Halk Partisi’ne çok fazla gereksinimi var. Hem de çok…

Adil Hacıömeroğlu
9 Eylül 2009
Not: 8 Kasım 2010 tarihli Haber Doğu Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Yazılarımı http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

5 yorum:

  1. YAZINIZI BEĞENİYLE OKUDUM.ÜZERİNE YORUM YAPMA GEREĞİ DUYMUYORUM.BELİRTTİĞİNİZ ULUSAL VE TOPLUMSAL İDEALİZMLE TÜM HALKIN BENİMSEDİĞİ ÇAĞDAŞLAŞMA VE VAROLMA RUHU MAALESEF KİŞİ VE ZÜMRE SINIFSALLIĞINA TERKEDİLİNCE O RUHA DİNAZORLUK YAKIŞTIRILDI.HAP YAP PARA KAZAN,GEMİSİNİ KURTARAN KAPTANLIK GİBİ PSİKOLOJİK ZENGİNLİK RÜYASI GÖREN HALK ÇOĞUNLUĞU MAALESEF BU SİSTEMİN 5-10.000 KİŞİNİN ŞANSI VE RANTININ ESİRİ VE ESERİ OLDUĞUNU HALA ALGILAYAMADI.DEVLETE HEP BİRLİKTE KÜFREDENLER,KÜÇÜLSÜN DİYENLER ÇOCUK VE TORUNLARINA DEVLET KADROSU ARAMAZLARMI?BEN DE BUNA GÜLÜYORUM HEP. REALİZM BASAMAKLARINDA NASIL GERÇEKÇİLİK OLURMUŞ .KAKA DEVLET AMA CİCİ MAMA DEVLET.YEMEĞİN ARTIK HAKLARIMIZI ZEHİR ZIKKIM OLSUN.CHP YE DE HAYIRLI OLSUN DİYORUM.İÇİNDE HALK OLAN PARTİDE HALKIN SÖZÜ GEÇSİN GÖRELİM BAKALIM MÜTEGALLİBE ARTIKLARIYLA YERLİ YABANCI İŞBİRLİKÇİLİĞİ NASIL OLUNURMUŞ.?DEĞİŞİM İYİDİR DE KENDİLERİ DEĞİŞMEZ OLMASALAR BARİ YADA İSTENMİYEN DEĞİŞİME GİRMESELER DERİM.??????MEHMET SEZER ZİR.YÜK.MÜH.

    YanıtlaSil
  2. Tüm bu bahsettiklerinizi Yüce Önder Atatürk meydana getirmiş CHP'ye devretmiştir.CHP ne yapıyor hangisine sahip çıktı.Bu günkü konumu akepeleşmekten öteye gitmeyen durumda.Emperyalistmin kucağına oturmak üzere.Ne başkan başkan ne seçiciler başkan.Solu bitirmek üzereler;sağa kaymış durumdalar.Milli frikirlerin ötesinde milli duyguları kullanıyorlar tıpkı AB yandaşları gibi.Atatürk'çü değil Atatürk'ü kullanan bir pozisyona geldi.Bu günkü konumda hiçb ir parti mili ve milliyetçi parti durumda değil hepsi sersefil durumda rezilliği oynuyorlar.Son perde de indi halk sahne aldı artık.Şİmdi halk sahnede,kuliste,antrakta hucüma geçmek durumundadır.CHP bir adım önde olmakla birlikte al birini vur ötekine vurulacak tokuşturulacak yumurta gibi şu an.Çok yönlü çalışması lazım her adımı takip etmeli,boşvermişlikle halkı hafife almak,en büyük hüsranı olur.Kemal Beye bir mşisyon verilmediği sürece daha işleri çok engebelerle karşılaşır.Kemal Beyin Sav'ı ikinci plana alıp birliktelik sağlamaması ona kayıp getirecektir.CHP acemilerin partisi asla olamıyacaktır.?

    YanıtlaSil
  3. Dünyada kuruluş öyküsü CHP gibi olan bir parti yoktur sanırım. CHP’nin farklı kuruluş öyküsü, onun amaçlarını ve sorumluluklarını da farklılaştırıyor. Ona tarihsel nedenlerle önemli görevler yüklüyor ve onu siyasal yaşamımız açısından vazgeçilmez kılıyor....İşte bu... bu sorumluluğun CHP farkına acil varmalıdır ve üzerine yüklenen bu önemli misyonunun sonuna kadar hakkını vermelidir....bu asil görev Chp nin asaleti ile eş değerde olmaıdır....Chp bunu seçmenine ve Türk halkına göstermelidir......Süper....Kutluyorum sizi...Belman Aydoğan....

    YanıtlaSil
  4. Yazınızdan dolayı kutluyorum sizi.Emeğinize sağlık!Lakin, CHP'nin kuruluş dönemindeki misyonundan uzaklaştığını, Atatürk'ün partisi olma özelliğini yitirdiğini görüyoruz bugün.Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünden itibaren,İnönü ile birlikte,"Tam bağımsızlık", "Milli Devlet" ilkesinden, Batı ile yapılan sıralı antlaşmalarla, uluslararası paktlara Türkiye'yi üye yaparak bağımsızlık ilkesinden tavizler verilerek, ayağı dışarı bağlanmıştır.Türkiye'nin geleceği ile ilgili kurtuluş hülyası olan "Köy enstitüleri", komünist yuvalarıdır diye baskılara dayanamayarak,CHP tarafından kapatılmıştır.Özal,Çiller,M.Yılmaz döneminde İMF dayatmasıyla yapılan özelleştirmelere karşı tavır alıp, muhalefet etme becerisini gösteremeyip,Atatürk'ün cumhuriyet döneminde kazandırdığı Kamu İktisadi teşekkülleri yok pahasına satılmıştır.CHP'nin ilkeleri arasında bulunan (6 ok) Devletçilik ilkesi de böylelikle alaşağı edilmiştir.Türban sorununu çözme vaadleri, çarşaflıları partiye üye yaparak, yobaz takımına şirin gözükme çabaları da,laiklik ilkesine ters düşüp,Atatürk'ün kemiklerini sızlatıyordur.Dini siyasete alet etme noktasında,AKP'den bir farkı kalmamaktadır.Bir batı ideolojisi olan Sosyal demokrasiyi yıllarca terennüm ederek, Atatürk'ün "Biz bize benzeriz." "Batının çağdaşlığını örnek alacağız,taklit etmeyeceğiz." anlayışını ters-yüz etmiştir.Baykal-Kılıçdaroğlu dönemlerinde,ordu karşıtı,12 Mart,12 Eylül askeri darbeleriyle, 1960 ihtilalini eşdeğer tutan söylemler,Kurtuluş Savaşı'nın bağrından çıkan CHP'ye yakışmamaktadır.Son dönemde,genel başkanların ABD'nin kucağına oturmuş,cumhuriyetin altını oymaya çalışan Fethullah Gülen'e selam çakmaları, teşekkür etmeleri,medet ummaları, Atatürk'e ihanet noktasında olup, kabul edilebilir değildir.1919'de Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri'nin içinden doğmuş, Halkçı,tam bağımsızlıkçı,laik,devrimci CHP, bugün yoktur.6 ok sadece tabelada bulunmaktadır.Dün itibariyle de Kemalistler, parti yönetiminden tasfiye edilmeye çalışılmaktadır.Temennileriniz, temennilerimdir.....Saygılarımla!
    Şaziye Şahin Kuruçay

    YanıtlaSil
  5. Elbette hepimize görev düşüyor. Eldeki kıymetler yitirildikten sonra sızlanmak ve teslim olmak kolaylığı yerine gerekirse dişe diş bir kez daha Cumhuriyeti,Demokrasiyi korumak için yollara düşelim.CHP'yi onaralım güçlendirelim Toplumun önüne alternatif olarak sunalım başka çare yok şu aşamada.Av. Uğur Efil

    YanıtlaSil