3 Şubat 2009 Salı

DAVOS "FATİH"İ

Başbakan Erdoğan'ın Davos'ta diplomatik kuralları hiçe sayarak yaptığı tribün şovu, herkes gibi ben de ilgiyle izledim. Bu davranışın; Türkiye'ye ve AKP'ye ne kazandırıp kaybettireceği merak konusu.

Diplomatik saygı, incelik yoktu ortada.Mahalle kahvesi üslubu egemendi konuşmalara. RTE, bir yandan muhatabına "Sesin çok yüksek çıkıyor. Benden yaşlısın..."diyerek yaşına saygı gösterdiğini belirtiyor,bir yandan da "sen (2.tekil kişi)" dili kullanıyor. Hangi koşulda olursa olsun muhataba "sen" diye seslenmek doğru değildir. Şu da unutulmamalıdır ki; saygı gösteren, saygı görür. Türkiye ve onu temsil eden kişiler hakarete ve saygısızlığa uğradığında, elbette tepki gösterilecektir. Ama bu tepki, külhanbeyi edasıyla değil; diplomatik zekânın inceliğiyle olmalıdır.

Erdoğan, neden Gazze konusunda bu kadar duyarlı? Irak'ta öldürülen bir milyonu aşkın kişi Müslüman değil miydi? Daha doğrusu insan değil miydi? Irak'ta camilerde, pazar yerlerinde, düğünlerde, iftar sofralarında sivil, günahsız insanlar bombalanarak öldürülürken neredeydiniz? Bir kurban bayramı öncesi, arife günü, devrik diktatör Saddam, idam edilirken ve de bu görüntüler tv'lerde yayımlandığında nerdeydiniz? 2002'de iktidara geldiniz. Yedi yılda kaç şehit verdik teröre, anımsıyor musunuz? Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde niçin öfkelenmediniz? Hocalı'da Azerilerin katledilmesini unuttunuz mu? Ermenistan'la futbol muhabbetlerinin arttığı bu dönemde, spora politika mı bulaştırmak(!) istemiyorsunuz? O zaman neden Gazze? Çünkü Gazze 'de Hamas var. Radikal İslamcı bir örgüt, yani duygusal yakınlık. Bir de 29 Mart'ta mahalli seçimler...

Keşke atasözümüz doğru çıkmasa, öfkeyle kalkan zararla oturmasa...

Türkiye'nin, İsrail'in kuruluşundan itibaren Ortadoğu'da izlediği politika tarafsızlıktır.Ayrıca Ortadoğu bataklığına batmama, bulaşmama siyaseti başarıyla uygulanmıştır.Bir yandan Arap ülkeleri ve Filistin'le dengeli ilişkiler yürütülürken, öte yanda İsrail'le işbirliği ve saygıya dayalı dostluk sürdürülmüştür. Hangi gerekçeyle olursa olsun İsrail'in sivillere karşı şiddeti hoş karşılanamaz, kınanmalıdır; ama diplomatik kurallar çerçevesinde.

İsrail'le PKK terörüne karşı işbirliği önemlidir. Hatta A.Öcalan'ın yakalanma sürecinde İsrail'in yardımları unutulmamalıdır. Arap "dost"larımızın ise PKK konusundaki tutumları da ortadadır. RTE'nin bu davranışından sonra terör örgütünün eylemlerinde bir tırmanma olursa şaşırmayalım. Ayrıca ABD Kongresinde, hemen hemen her yıl gündeme gelen "Ermeni soykırımı yasa tasarısının, Yahudi lobisinin baskıları sonucu yasalaşmadığını herkes bilir. Eğer bu konuda olumsuz bir gelişme yaşanırsa sorumlusu kim olacaktır?

Yılların siyasal deneyimlerinden geçerek oluşturulan ve partizanlıktan uzak tutulan dışişleriyle "monşerler" diyerek dalga geçip küçümsemenin ülkemize bir yararı var mıdır? Yılların birikimini bir kalemde silip atmak devlet (laik cumhuriyet) kurumlarını çökertme planının bir parçası mıdır? "Danışan dağlar aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış." atasözünü unutmamak gerek.
Ne yazık ki dış politikamız tamamen Hamas ekseninde yürütülüyor. Ortaasya, Kafkaslar, Balkan politikamız yok. Kardeş Türk cumhuriyetleriylele ilişkilerimiz durağanlaştı. Bu durum, Türkiye'yi uluslararası ilişkilerde yalnızlaştırıyor. Türkiye'nin yalnızlaşması, radikal akımların gelimesine ortam hazırlar. Bu da ülkemizdeki sorunların artmasına yol açar.

İşin ilginç yanı bu davranışın, Atatürk'ün ulusal onuru koruyan duruşuna benzetilmesidir. Bop eş başkanıyım diyerek, emperyalistlere avuç açarak, onların önerdiği ekonomik-siyasal programları uygulayarak, ABD ile gizli anlaşmalar imzalayarak, varını yoğunu özelleştirme adı altında yabancılara satarak... ulusal onur korunmaz. Nasıl korunur? Atatürk'ün yaptığı gibi korunur. Emperyalistleri ve işbirlikçilerini denize dökersiniz, ekonomik değerlerinize sahip çıkarsınız, el âleme el avuç açmazsınız, komşularınızla saygıya, güvene dayalı dostluklar kurarsınız...

Bu işten Türkiye zarar görecek; ancak AKP kazanacak. Ekonomik çöküşün hızlandığı, yolsuzlukların ayyuka çıktığı böyle bir dönemde RTE'nin, gündemi değiştirecek konulara çokça gereksinimi olacak. Yerel seçimlerdeki olası bir başarısızlık AKP'yi hızla çöküşe götürebilir. Bu nedenle halk yardakçısı kahramanlıklar RTE'nin can simidi oluyor. Türkiye zarar görmüş kimin umurunda?

Adil Hacıömeroğlu
03.02.2009

2 yorum:

  1. ONE MİNUTE, Tayyip Erdoğan ve AKP zihniyetinin derin bilinçaltında taşıdıkları ANTİ SİYONİZM’in dışa yansımasıydı… ONE MİNUTE, milll, duygularla değil, dini duygularla ağızdan çıkan bir laftı…. Arka planında da tamemen klasik YAHUDİ DÜŞMANLIĞI dürtüsü vardı…..
    ESİN AYAZ YILDIRIM

    YanıtlaSil
  2. YAHUDİ DÜŞMANLIĞI MI,YAHUDİ ORTADOKS TERCİHİ Mİ,RADİKAL İSLAMIN ÖZELLİKLE HAMAS KANADIYLA İÇLİ DIŞLILIĞI MI,EMPERYALİSTLERİN MAŞASI OLMAYI BİLMEK Mİ YOKSA HALK DALKAVUKLUĞUNU YAPARAK KAHRAMANLIK PERDESİ ALTINDA ARAPÇI İSLAMIN YANİ GELENEKÇİLERİN HESAPLAŞMASI MI?VALLA HANİ İDDİA EDİYORLAR Kİ WİKİLEAKS DA:erdoğan ve gül solcuydu İDDİASI MIGERÇEKÇİ.VALLAHİ ANLIYAMADIM.

    YanıtlaSil