14 Şubat 2009 Cumartesi

HIRSIZIN İTİBARI OLUR MU?

Son otuz yıl içinde büyük bir yağma yaşanıyor ülkemizde. Giderek de artıyor yağma. Yağma arttıkça da halk yoksullaşıyor. Devlet yoksullaşıyor. Devletimizin iç ve dış borçları her geçen gün artıyor. Borcu artan devletin, doğaldır ki, saygınlığı da azalıyor.

Dünyanın hiçbir ülkesi bu kadar borçlanarak ve bu kadar yolsuzluk batağına batarak kalkınamaz, çağdaşlaşamaz. Yolsuzluk, ülkede gelir dağılımının dengesizleşmesine ve halkın hızla yoksullaşmasına neden oluyor. Yoksullaşma, insanların umutsuzluğunu artırır. Umutsuz insanların/toplumların gelecekle ilgili büyük hedefleri olamaz. Bir toplumun geleceğini bu denli etkileyen, hatta varlığını tehlikeye düşüren yolsuzluğu niçin önleyemiyoruz?

Günümüzde yolsuzluk; üretmeyen işadamı(!), siyasetçi, bürokrat işbirliğiyle örgütlenir. Yolsuzluğa bulaşan kişiler, toplumda azınlıktadırlar. Ancak örgütlü oldukları, ekonomik ve siyasal güçlerini bir baskı aracı olarak kullandıkları için güçlü görünmekteler. Ayrıca bu kişilere karşı toplumsal tepki gösterilmediği için, yolsuzluk yapanlar daha da cesaretleniyor. Yolsuzluğa karşı olanlar ise örgütsüz ve dağınıklar.

Toplum; türedi zenginlere, yolsuzluk yapanlara itibar gösterdikçe bu hastalıktan kurtulmamız olanaksızdır. Ulus olarak, kişisel ve toplumsal alanlarda yolsuzluk yapanlara; halkın ekmeğini, geleceğini, umudunu çalanlara karşı geniş kapsamlı bir TEŞHİR-TECRİT kampanyası yürütmeliyiz. Bu kişileri, toplum yaşamına itibarlı kişiler olarak kattığımız sürece, yolsuzluk toplumdan kazınamaz. Tabi ki TEŞHİR ve TECRİT, hukuksal süreçle birlikte işlemelidir. Yolsuzluğa karşı en etkili yol, ulusun geleceğini çalanları dışlamaktır. Siyasette, bürokraside yolsuzluğa karışanların hızla ayıklanma süreci başlamalıdır. Görevi ihmal eden kim olursa olsun gerekli hukuksal, toplumsal kurallar işletilmeli.

Topluma yeni modeller sunulmalıdır. Sürekli olarak tüketimin desteklendiği toplumlarda, tek hedef para kazanmak olur. Bilgi sahibi, erdemli, üretken olmak, yüksek ülküleri toplumda yaşatmak ana hedef olmalıdır hepimizde. Hısıza prim, paye verilmemeli.

Bu iletiyi herkese ulaştırarak toplumda hırsızlıklara, yolsuzluklara karşı bir bilinç oluşturalım. Siyasal partilere iletiler göndererek, telefonlar ederek seçimlerde adı yolsuzluğa karışanların teşhir ve tecrit edilerek aday gösterilmelerini önleyelim. HIRSIZI TEŞHİR VE TECRİT KAMPANYASINA destek verelim.

Adil Hacıömeroğlu
14.02.2009

2 yorum:

  1. Yazınızı okuyunca , 80 li yıllarda toplum olarak izlemeye kilitlendiğimiz Dallas dizisinin ünlü çıkarcısı jr. geldi aklıma. Çoğunluk olarak yadırgadık o adamı , düzenbazlığına kızdık , sinir olduk. Medyadan bazı yorumcular ise : " tam devrin adamı , aslında böyle olmak lazım " diye sundular onu bize...bunu daha da yadırgadık...arkasından gerçek hayatta da gördük , hortumcuları , soyguncuları...yavaş yavaş alıştık , alıştırıldık...onlar itibarlı kişiler de oldular , seyirci kaldık...
    Teşhir , tecrit , adil olarak uygulanırsa etkili olabilir , denemekte fayda var. teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Nasreddin hocanın fıkrası geldi aklıma,evine hırsız girmiş hocanın,herkes hocaya yüklenmiş,kapını kitleseydin,ne ağır uykun var hiç mi duymadın,vs,sonunda dayanamamış hoca:hırsızın hiç mi günahı yok demiş......

    YanıtlaSil