24 Temmuz 2009 Cuma

LOZAN'IN 86. YILDÖNÜMÜ

Kurtuluş Savaşı ile kurtardığımız yurdumuz sınırlarının, tüm dünya tarafından tanındığı gündür bugün. İnönü'nün, Sakarya'nın, Dumlupınar'ın dünya tarafından tescillendiği gün. Yani askeri utkunun, siyasal utkuyla taçlandığı anlamlı bir gün. Bu anlamlı günde Mustafa Kemal ve arkadaşlarına ne kadar minnet duysak azdır. Hepsini saygı ve özlemle anıyoruz.

1683'teki 2.Viyana Kuşatması'ndan (yenilgisinden) itibaren Osmanlı Devleti, 239 yıl bir yenilgiler sürecinden geçti. Arada, geçici de olsa bazı askeri başarılar görülmektedir. Ancak bunlar yenilgilerin yol açtığı çöküşü ortadan kaldıramamıştır. Askeri yenilgilerin yanı sıra diplomatik yenilgiler de birbirini izliyordu. Sürekli yenilmek, toplumun özgüven duygusunu yok ediyordu. Özgüveni olmayan toplumların, geleceğe güvenle bakmaları da olanaksızdır.

Türk Ulusunun ilk diriliş belirtisi Çanakkale'de görüldü. Bu utkuyla birlikte yitirilen özgüven de kazanılmaya başlandı. Kurtuluş Savaşı, dünya emperyalizmini dize getirmesi açısından insanlık tarihinin en anlamlı savaşıdır. Bu savaşla tarih sahnesinden yok edilmek istenen Türk Ulusu, bir mucizeyi gerçekleştirerek yenilmez denen emperyalist güçleri yenmiştir. Böylece dünyanın tüm mazlum ulusları Mustafa Kemal'i şiar edinerek zalime karşı başkaldırarak bağımsızlık yolunu seçmişlerdir.

Lozan Antlaşması, Kurtuluş Savaşı'ndaki askeri başarının siyasal alanda taçlanmasıdır. Bu, askeri başarının tüm dünyaya resmen ilanıdır. Askeri ve siyasi alanda süren 239 yıllık yenilgiler döneminin bitmesidir. Tüm dünyaya "Biz cephede de masada da kazanırız." sözünün söylendiği gündür. Lozan'ı imzalamayan, yani tanımayan tek küresel güç ABD'dir.

Peki, Lozan Antlaşması'nın 86. yıldönümünde ülkemizde durum nedir? Dün ülkemizden kovulanlar ve onların işbirlikçileri doymak bilmeyen kemirgenler gibi Lozan'ı durmadan kemiriyorlar. Lozan'ı tanımayan ABD ve imzaladıklarına bin pişman olan AB emperyalistleri türlü vaat ve bahanelerle Misak-ı Milli sınırlarımızı değiştirme çabaları içindedirler. 1920'lerdeki şer ittifakı bugün de kurulmuş durumdadır. Batılı emperyalistler, ortaçağ sevdalısı irticacılar, etnik bölücüler ve liberal işbirlikçilerin kutsal ittifakı; Lozan'ın ortadan kaldırılması için büyük bir savaşım vermektedirler. Amaç; laik,demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırmaktır. Türk Ulusunu tarih sahnesinden silmek, 9 Eylül 1922'nin intikamını almaktır.

Bugün, Lozan'ın ve 1919'un ruhuna düne göre daha çok gereksinmemiz vardır. Ulusça, hain tezgahlardan kurtulmanın yolu budur.

Bugün içinde bulunduğumuz durumu anlamak açısından bir noktaya dikkat çekmek isterim. Acaba bugünkü gazetelere baktınız mı? Kaç gazetede Lozan, birinci sayfada yer bulmuştur? Anlı şanlı kaç yazarımız bugünkü köşelerini Lozan'a ayırmıştır? Bu akşam kaç televizyonumuz Lozan Antlaşması'yla ilgili programlar yapacaktır? Kaç belediyemiz böylesine önemli bir günü havai fişeklerle kutlayıp toplantılar yaparak anacaktır. Kaç siyasal parti örgütü, kaç sivil toplum kuruluşu Lozan'ı anımsayacaktır? Anımsayıp da genç kuşakları bilinçlendirme görevini yerine getirecektir.

Eğer bir toplum tarihsel belleğini yitirirse o toplumun ayakta durması zorlaşır. Kazanımlarını korumayı beceremez. Dışarıdan dayatmalarla ne yapacağını şaşırır. Genç dimağlara tarih bilinci vermeyen toplumların sonu hüsrandır. Bu nedenle Lozanları anımsayıp anlamak, anlatmak bizim yurttaşlık, yurtseverlik görevimizdir. Lozan Antlaşması'nın 86.yıldönümü tüm ulusumuza kutlu olsun.

Adil Hacıömeroğlu
24 Temmuz 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder