29 Haziran 2010 Salı

CUMHURİYET IŞIĞI

Toplumumuzda ayrılıkçılığın, bölünme eğilimlerinin, siyasal kutuplaşmaların yoğun yaşandığı bir dönemden geçmekteyiz. Böylesi koşullarda insanlar genellikle umutsuz olur, gelecekle ilgili hayaller kurmazlar. Umudun tükenmekte olduğu bu anlarda ufukta bir ışık belirir, içiniz ısınmaya başlar; o ışık gittikçe çoğalır, birden karanlıkların aydınlanmakta olduğunu görürsünüz. Yok olan hayaller birden canlanır; bedeninizde, ruhunuzda bir canlılık duyumsarsınız.

Haziran’ın ikinci haftasında orta yaşı geçmesine karşın gençlik ateşini yitirmemiş, Cumhuriyet’imizin aydınlığının sonsuza dek Türkiye topraklarını aydınlatması için yorulmadan savaşım veren bir arkadaşım, elinde bir dosya ile mutlu ve coşku dolu bir yüzle, gururla yanıma geldi. Karşılıklı birer bardak çay içecek fırsat bulamadan kendimi onunla birlikte dosyadaki kâğıtların içinde buluverdim. Heyecanlandım, gururlandım, ülkemle ilgili hiçbir zaman tükenmeyen umudum daha da çoğaldı. TGB üyesi gençler Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’nin Aslanoğlu Köyü’nün harabe olmuş ilköğretim okulunu onarmak için bir çalışma başlatmışlar. Dosyada her şey ayrıntılı olarak belirtilmiş. Mali bilânço çıkarılmış, en küçük ayrıntılar bile atlanmadan. Aslanoğlu köylülerini, toprak ağalığına karşı verdikleri mücadeleden daha önce tanıyordum. Güneydoğu’nun vahşi feodalizmine karşı nasıl amansız bir savaşın içinde olduklarını biliyordum. Bu nedenle de hep saygı duydum bu mücadeleye. Çünkü ağalık düzeni yıkılmadan ortaçağ karanlığının yok olması olanaksızdı. Aydınlık bir Türkiye’nin kurulması da ancak ortaçağ kurumlarının ortadan kaldırılmasıyla olur.

Gelelim, TGB’nin okul yapım işine. İşçilik gençlerimizden. Araç, gereç, inşaat malzemeleri ve kütüphanenin kurulması için ne kadar harcama yapılacağı hesaplanmış; bu konuda gönlü Cumhuriyet ışığıyla aydınlanmış yardımseverlerin bağışları bekleniyor. Yapım işinde öncelikle kütüphanenin düşünülmesi, işin en güzel yanı. Kitabın girdiği, okunduğu, başköşede olduğu yerde kötülükler yok olur. Gençlerin kütüphane konusundaki duyarlılıkları göğsümü kabarttı.

İşçiliği gençler dönüşümlü olarak imece usulü yapacaklar. Yaz dinlencelerini bu işe adamışlar. Onlar için önemli eğitici bir okul, bu çalışma. Okul yapım işiyle hem ülkemizin diğer gençlerine örnek olurlarken hem de önemli bir yaşam deneyimi kazanacaklar. Anadolu’nun sorunlarla dolu bir bölgesinin dertle yüklü bir köyünde “yaşam okulu”nun eğitiminden geçecekler.

Gençler işe: “Türkiye’nin birliğine harç koyuyor, Bismil Aslanoğlu Köyü’nde okul yapıyoruz.” sloganıyla başlamışlar. Türkiye’nin birliğinin, emek ve aydınlanma mücadelesinden geçtiğini defalarca yazdık, söyledik. Ağalığa karşı mücadelelerinde, ellerinde Türk bayraklarıyla “Yıkılsın ağalık, yaşasın Cumhuriyet!” şiarını haykıran Aslanoğlu köylülerinin bu erdemli mücadelesi, ne yazık ki basınımızda fazla yer bulamadı.

TGB’li gençlerin konuyla ilgili bildirilerinden bir bölüm aktaralım: “Diyarbakır’ın Bismil İlçesi’ne bağlı Aslanoğlu Köyü 2005 yılından beri toprak ağalığına karşı mücadele ediyor. Bölgenin toprak ağası, haksız bir şekilde Aslanoğlu Köyü’nün çevresinde bulunan ve köylülere ait olan toprakları zor kullanarak aldı. Köylüler, toprak ağasını dava etmelerine ve yasal süreci başlatmalarına rağmen henüz bir sonuç elde edemediler. Ağa ise köylülerin bu haklı mücadelesini zorla bastırmaya çalışmaktadır. Yasa tanımayan ağa, köye defalarca baskın düzenlemiş ve bu baskınlar sırasında dört köylü öldürülmüştür. Çünkü bilmektedir ki Aslanoğlu köylüleri başarılı olursa hem kurulu çıkar düzenleri bozulacak hem de terörün sosyal-ekonomik zemini ağır yara alacaktır. Biz de üniversite öğrencileri olarak Aslanoğlu Köyü’nü yalnız bırakmıyoruz. Köyün ilköğretim okulunu eğitime elverişli hale getireceğiz ve bu cesur köyün zeki çocuklarına, sizin de desteğinizle, eğitim olanağı sağlayacağız.” Bu sözlerle yürekleri aydınlık gençlerimiz, Anadolu’nun orta yerine bir çoban ateşi yakmışlardır. Gelin, hep birlikte bu çoban ateşini daha da büyütelim ki ateşin aydınlığı yurdumuzun her yanını kaplasın.

Türkiye’nin ilk büyük imecesi, Kurtuluş Savaşı’yla başladı. Eli silah tutan cephede savaşırken kadınlarımız, yaşlılarımız ise cephedekilerin gereksinimlerini sağlamak için var güçleriyle çalışıyorlardı. Kısacası zafer, büyük bir ulusal imecenin emeğiyle kazanılmıştı. Cumhuriyet’le birlikte başlatılan kalkınma ve aydınlanma savaşı da ulusal bir imece ile yürütüldü. Burada köy enstitülerinin kuruluş çalışmaları örnek bir dayanışma ve yaratıcılık örneğidir. Köy enstitülerinin binaları, öğretmenler ve öğrencilerin yaz dinlencelerindeki olağanüstü çalışmalarıyla inşa edildi.

68 kuşağı gençleri, yıllar önce (1969’da) Güneydoğu’nun en deli akan ve geçit vermeyen akarsuyu olan Zap Suyu’na yine bir imeceyle asma köprü yapmışlardı. Yöre halkı, bu köprüye “Devrimci Gençlik Köprüsü” adını koymuştu. Bu köprü, ne yazık ki 1999’da bölücü örgüt tarafından havaya uçuruldu.

Yıllar sonra gönülleri yurt ve ulus sevgisiyle dolu gençlerimiz de “Cumhuriyet’in okulunu” kurmak için kolları sıvadılar. Yaşıtlarının bir bölümü loş ışıklı barlarda kafa çekerken bu gençlerimizin böylesine güzel imecelerine; katılmaktan, saygı duymaktan, destek vermekten başka elimizden ne gelir ki?

Not: TGB’nin bu kampanyasına katılarak destek vermek isteyenler, 0535 390 96 54 numaralı telefonu arayabilirler.

Adil Hacıömeroğlu
24 Haziran 2010
28 Haziran 2010 tarihli Ulus ve Kent Yaşam gazetelerinde yayımlanmıştır.
Yazılarımı http://adiladalet.blogspot.com ‘dan okuyabilirsiniz.

10 yorum:

  1. ismail Mürtezaoğlu30 Haziran 2010 11:04

    Kıymetli hocam..bu gençler ülkemizin gerçek geleceği..herbiri körük gibi ciğerleri ile tamda büyük önderimizin işaret ettiği gençlerimiz..onlarla gururlanıyoruz..sizede böylesine önemli bir konuyu köşenizde işlediğiniz için sonsuz teşekkürler ediyorum..

    YanıtlaSil
  2. Başarılı olmalarını umut ediyor, kolaylıklar diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. "Bütün Ümidim Geçliktedir" diyen ve onlara "Geçliğe Hitabe"si le Türk bağımsızlık ve Cumhuriyetini kurtarmak görevini veren Atasının izinde olan TGB'nin yurtsever gençleri "Biz Atatürk gençliği olarak, varlığımızı milletimizin varlığına ve ülkemizin bağımsızlığına armağan etmeye, kaderimizi yoksul halkımızın kaderiyle birleştirmeye söz verdik" diyerek; Türkiye'nin birliğine harç koyuyor, Bismil Aslanoğlu Köyü'ne okul yapıyor. Atatürk'ün "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" tarifi bu geçlerimizin varlığı ile daha da anlam kazanıyor.
    Değerli dostum; sizin sözde değil özde Atatürkçü olduğunuzu ve gerçek aydın tavrınızı yaşamınızın her anında sürdürdüğünüzün çok yakın tanığıyım. Yazınızda belirttiğiniz "...yürekleri aydınlık gençlerimiz Anadolu'nun orta yerine bir çoban ateşi yakmışlardır. Gelin hep birlikte bu çoban ateşini daha da büyütelim ki ateşin aydınlığı yurdumuzun her yanını kaplasın" çağrınıza katılmanın ve bu gençlerimize destek vermenin her yurtseverin görevi olduğunu düşünüyorum.
    Bu güzel ve o kadar da anlamlı yazınızdan ve yazı içeriğinde ayrıca beni de çok onurlandıran sözlerinizden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Av. Yusuf Kadıoğlu.

    YanıtlaSil
  4. şükran filiz bayram3 Temmuz 2010 17:19

    ellerine sağlık kıymetli arkadaşım..İçinde cumhuriyet ışığını ve sevgisini taşıyan gençlerin olduğunu bilmek beni çok duygulandırdı ve bir o kadar da umutlandırdı..Kendilerine başarılar diliyorum ve sonuna kadar tüm girişimlerini destekliyorum.. Bu tür olaylardan bizleri haberdar ettğiniz için de size ayrıca teşekkür ediyorum..Sevgi ve saygılarımı sunuyorum

    YanıtlaSil
  5. BİLGEHAN AKTAN3 Temmuz 2010 23:28

    Umutlarımı artırıyorsunuz.Yüreğinize sağlık Türkiye 'de bir kıpırdanma var sayın hocam bundan mutluluk duyuyor vede gençlerimize başarılar diliyorum ..saygılarımla ...

    YanıtlaSil
  6. Gençlerin böyle bir çalışma içinde olması beni gerçekten umutlandırdı.Ulusal değerlere sahip gençlerin bulunması özellikle de bir okulun onarılması ile eğitimin hedeflenmiş olması çok sevindirici.Duyarlılığınız ve paylaşımlarınız için teşekkürler.Verdiğiniz numarayı arayarak Bismil Aslanoğlu'ndaki okula çocuk kitapları göndermeyi düşünüyorum.Size ve bu gençler gibi biryerlerde umut olmaya çalışanlara sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. Zaten bu ülkenin birinci yanlışı toprak reformunu devreye sokamamsı. Ve de şu anda sorun olan doğu ve güneydoğu bölgelerinin kalkınması veya bölgenin eğitim düzeyinin bir türlü yükseltilememesi hatta sekteye uğratılmasının yegane sebebi olan ağalık ve aşiret reisliğinin 21. yüzyılda hala var olması. Ha bir de bu bölgelerin milletvekillerine bakıyorsunuz hepsi ağa ve aşiret reisi. Herşeyden öte doğu ve güneydoğuda yaşayan kitlelere bu çelişkiler anlatılmalı. Bir an önce sömürüye son verilmeli. Yoksa ne terör belesından kurtulur bu ülke ne de bu bölgelerin sefilliğinden. Duygu Korkmaz.

    YanıtlaSil
  8. Bu cocuklarla gurur duyuyorum ve alınlarından opüyorum. Çok guzel isler yapıyorlar ve oradaki cocuklarında okumaları ıcın var gucleriyle calısıyorlar hepsine ne kadar tesekkür etsem azdır. Necdet Erdi
    04.07.2010

    YanıtlaSil
  9. Çok önemli bir konuyu ele almışsınız .Bu olayı duymuştum. Özellikle ağalık düzeninin merkezindeki bir köyün "yeter artık " diyebilmesi ve gençlerimizin de bunu görerek aydınlanmanın şartı olan okul yapımı , çok büyük bir umudun ışıltısı sayılmalı . Umarım kötü niyetler tarafından engellenmez , bir köy bir köy daha derken , bütün bölgeye yayılır .
    Demokrasiden söz ediliyorsa , ülkede barış ve düzlüğe çıkış isteniyorsa bu ağalık sorununu ve toprak reformunu ülke olarak ele alalım ve çözelim . Çok teşekkür ederim , kaleminize sağlık .

    YanıtlaSil
  10. TGB'li gençleri bu konularda her zaman destekledim. 68'in amaçlarını günümüzde devam ettiriyorlar.
    yaptıkları işlerde bazı konular çok önemli.
    birincisi: yaptıkları işlerde dürüst ve başarılı olsunlar.
    ikincisi: her zaman ülke yararını birinci derecede gözetsinler.
    ücüncüsü: her zaman cesaretli olsunlar.
    dördüncüsü: geleceklerini ülke gelecekleriyle birlikte düşünüp her zaman mesleklerinde en iyisi olsun, mesleklerini geliştirip,öncü olsunlar.

    YanıtlaSil