23 Ekim 2010 Cumartesi

CUMHURİYET RESEPSİYONU

2007’de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına seçilişinden bu yana CHP, Çankaya’da yapılan Cumhuriyet resepsiyonlarına katılmıyor. CHP’de genel başkan değişimi sonucu bu konudaki tavrın değişip değişmeyeceği konusu kamuoyunca merak edilmeye başlandı. Tam da Kılıçdaroğlu’nun medya yöneticileriyle toplantısı öncesi konu, partinin grup başkanvekillerinden birine soruldu. O da geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da resepsiyona katılmayacaklarını açıkladı. Bu açıklamadan sonra Kılıçdaroğlu’nun bu konuda henüz karar vermediklerini söylemesi, ortalığı toz duman etti.

Basın yayın kuruluşlarının yöneticileriyle yapılan toplantıya da bu açıklamalar damgasını vurdu. Partinin kamuoyuna ülkenin temel sorunlarıyla ilgili düşüncelerine açıklayabileceği önemli bir toplantı, yapay ve gereksiz bir tartışma yüzünden bir işe yaramadı. Üstelik CHP sözcülerinin farklı ve kişiselliği ön plana çıkaran açıklamalarıyla biraz aleyhine de dönmüş oldu. Öteden beri CHP’de açıkça görülen ortak aklı kullanamama, kurumsal tavır gösterememe zaafı bu konuda da kendini gösterdi.

Cumhuriyet resepsiyonunda CHP’nin tavrının ne olması gerektiğini söylemeden, yıllar öncesi yaşanan bir olayı anımsamakta yarar var. “Atatürk sağ iken, Büyük İslam Kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık. Kongre Mekke'de toplanacaktı. Atatürk'ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk.
Hiç tereddütsüz karar verdi. Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir. Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl Türklerin bundan manevi bir hissesi olacaksa, on milyonlarca Müslüman ya geri, ya köle kaldıkça bundan Türklere de bir utanç payı düşmemek ihtimali var mıydı?
Biliyordu ki Mekke'ye şapka ile gidilemez. Fakat daha iyi biliyordu ki başlık ve kıyafet değiştirmekle din değiştireceğini zanneden bir cemiyette ne gerilik, ne de kölelikten sıyrılabilir. Milletvekillerinden Edip Servet Tör'ü çağırdı:
- Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin, dedi. Türk’sün ve Müslüman’sın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan batıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamağa bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.
Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye’yi efendice temsil etti. (Behçet Kemal Çağlar, Atatürk Denizinden Damlalar)”

Cumhuriyet’imizin henüz çiçeği burnunda, halifelik yeni kaldırılmış, laik devlet kurumları bir bir oluşturuluyor. İslam dünyasında büyük bir çağdaşlaşma ışığı, Türkiye’de parlıyor. Dünyanın bütün ülkeleri gibi Müslüman ülkeler de Türkiye’yi ve kurucusu Mustafa Kemal’i özel bir merakla izliyor. Bu arada yeni çağdaş Türkiye’nin bu atılımlarını engellemek için emperyalistler ve onların gerici işbirlikçileri de var güçleriyle çalışıyorlar. Böyle bir ortamda Atatürk, Mekke’ye temsilci gönderiyor. Hem de şapkayla…

Cumhuriyet, Türk Ulusu’nun tarihi boyunca yaşama geçirdiği en büyük uygarlık projesidir. Bunun mimarı da Atatürk ve kurucusu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Hangi nedenle olursa olsun bir Cumhuriyet kutlamasının protesto edilmesi yanlıştır. Hele de CHP’nin bunu yapması büyük hatadır.

Çankaya ise Cumhuriyetin simgesidir. Anadolu bozkırında yanan aydınlanma meşalesidir. İstanbul’un görkemli saraylarına; Anadolu’nun derme çatma, kerpiçten bağ evlerini yeğleyen Atatürk ve arkadaşlarının simgeleştirdiği Cumhuriyet karargâhıdır. Cumhuriyet ve Çankaya sözcükleri birbirinden ayrılmaz. Hele ki anayasamızın değişmez maddelerinin tartışıldığı, Osmanlı özleminin had safhaya ulaştığı, birçok devlet kurumunu İstanbul’a kaydırarak Ankara’nın başkentliğinin içinin boşaltılmaya çalışıldığı bir dönemde bu iki sözcük daha da anlam kazanmaktadır.

Abdullah Gül’ün Çankaya’ya seçilme biçimi tartışılabilir. Atatürk ve Cumhuriyet’le uyuşmayan bir zihniyetin Çankaya’da olması içimizi yakabilir. Tüm devlet kurumlarında olduğu gibi bu yüce orunda da Cumhuriyet karşıtı bir anlayışın egemenliği çok acıdır. Bu durum karşısında yapılacak iş, siyasal alanda çok çalışarak bu kurumları temizlemektir. Eğer, bugün Cumhuriyet kurumları çağdışı bir siyasal görüşün yönetimindeyse bunda biz cumhuriyetçilerin de sorumluluğu vardır. Öncelikle CHP bu konudaki siyasal sorumluluklarını anımsamalı ve bunları açık yüreklilikle tartışmalıdır.

Cumhuriyet resepsiyonuna CHP, tam kadro katılmalı. Hem de herkes eşleriyle. Tıpkı Atatürk dönemindeki gibi. Pırıl pırıl giysilerle. Öyle ışıltılı olmalı ki bu katılım, Çankaya’daki gerici anlayışı gölgelemeli. Herkes, erkekle kadının yan yana, omuz omuza yaşamın her alanında nasıl yer alabileceğini görmeli. Son yıllarda davetlere, toplantılara eşsiz gelme tavrı neredeyse alışkanlık oldu. Bu vesileyle bu anlayış, bu Cumhuriyet Bayramı’nda yıkılmalı. Unutulmamalı ki kadın ve erkeğin sosyal yaşama birlikte katılması önemli bir cumhuriyet kazanımıdır. Cumhuriyet aydınlığının Mekke’de ışıl ışıl parlamasını sağlayan Atatürk bu konuda örnek alınmalı.

Yapay ve gereksiz tartışmalarla gündem yaratmak, ülkemizin yaşamsal sorunlarının göz ardı edilmesine neden oluyor. Bu kadar iç ve dış sorunun olduğu ülkemizde gerçek gündemleri, ulusun sorunlarını tartışmanın zamanı gelmedi mi?

Çankaya’yı yeniden kazanmak için mücadele etmek her CHP’linin görevi olmalı. Bunun için de Çankaya’ya sırtımızı değil, yüzümüzü dönmeliyiz. Cumhuriyet Bayramı’nın adına, niteliğine, önemine yakışır bir biçimde kutlanması Cumhuriyet kuşaklarının başlıca ödevidir. Kimsenin Atatürk’ün Çankaya’sını öksüz bırakmaya, Cumhuriyet ışığının orada parlamasını engellemeye hakkı yoktur.

Adil Hacıömeroğlu
21 Ekim 2010

16 yorum:

  1. Değerlenlendirmen yürekli ve güzel.Sorunları ciddi ve tutarlı olarak tartışmakta yarar vardır.Sorunları çözme yürekliliği gösterilmediğinden tüm mevziler aktif olanlarca insanlarımız inandırarak,kandırarak,uyutularak vs sonuçta teslim alındı. Cumhuriyetin kaleleri tek tek aymazlığımız ve bensizde olur inancı ile sen ben kavgasıda dahil göz göre göre teslim edildihep okumamışlarımızı cahillerimizi suçladık ama okuyanlar olarak büyük çoğunluğumuz üzerimize düşen görev sorumluluğu içinde davranmadık. Kızdığımızı,küstüğümüzü bahane edip mücadeleden kaçtık.Artık taktik geliştirip her cephede dik durup mücadeleye katılmak zorundayız. Her ne netice ile karşılaşacaksak karşılaşalım onurlu mücadeleye katılalım.Yada takkemizi,99'luk tespihimizi,arap kıyafetlerimizi hazırlayarak yalancı kervanında yerimizi almaya menfaat sıramızı bekleyelim.Baheneler bitti artık herkese Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi düşmektedir.Sabırla haydı kolay gelsin.... Av.Uğur Efil

    YanıtlaSil
  2. Çok doğru bir bakış açısı. Sorunlardan kaçmakla çözüldüğü nerede görülmüş. Bu yüzden de en iyi şekilde olayların üzerine üzerine gitmek en iyisi. Metin Karaman

    YanıtlaSil
  3. Kuzey'in Kızı23 Ekim 2010 21:57

    "Kimsenin Atatürk’ün Çankaya’sını öksüz bırakmaya, Cumhuriyet ışığının orada parlamasını engellemeye hakkı yoktur."
    Hay ağzınıza sağlık Adil bey!..Sağduyulu yaklaşımlarınızla ışık tutuyorsunuz.Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  4. Sayın yazarımızı bu konuda üzerine düşen uyarıyı yaptından ötürü kutluyor,teşekkür ediyorum,kaleminize sağlık...
    Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ilk balo, Eylül 1925'te İzmir’de düzenlenmiştir. Atatürk’ün isteği ile sadece Müslüman erkek ve kadınların bulunduğu bu eğlence, aslında kadın ve erkeğin aynı ortamda bulunması ve eğlenmesi adına büyük bir devrimdir.Cumhuriyet Baloları toplum için bir örnek oluşturmuş ve kısa zamanda müzikli, danslı eğlenceler sıklıkla düzenlenmeye başlamıştır. Başta çeşitli kurumlar yararına olmak üzere Türk Ocağı, Hilal-i Ahmer, Himaye-i Etfal ve buna benzer birçok kurum birbiri ardına balolar düzenlemişlerdir. Artan ilgi karşısında özel dans okulları kurulup, dans dersleri verilmeye başlanmıştır.
    İnsan sosyal bir varlıktır ve tüm diğer canlılardan farkı ise aklı ile duygularıdır.RTE marka olurken biz Türk halkı koyunluktan kuzuluğa geçiş yaparken terfi ettiğimize inandırıldık.
    LÜTFEN CHP MİLLETVEKİLLERİ;CUMHURİYETİN İLK YILLARINDAKİ ÖZENLİ KIYAFETLERLE VE ZARİF EŞLERİNİZLE KÖŞKÜMÜZE,CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKIN,ÇAĞDAŞ OLANLA,OLMAYANLARI TÜRKİYE'YE DE DÜNYAYA DA GÖSTERİN...Sayın yazarımızı bu konuda üzerine düşen uyarıyı yaptından ötürü kutluyor,teşekkür ediyorum,kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
  5. Fatma Öztürk
    Adil bey tebrik ederim harikasınız.....mükemmel ...evet çankaya öksüz kalmamalı....sırtdımızı değil ....yüzümüzü göstermeliyiz......ne güzel yazmışınız......evet öyle güçlü olmalıyız ki.....ATATÜRK TÜRKİYE'SİNİNDEN asla ödün verilmeyeceğini hatırlatılmalıdır......!
    5 dakika önce · BeğenBeğenmekten Vazgeç · 1 kişi
    Yükleniyor...

    YanıtlaSil
  6. CHP Atatürk'ün Çankaya Köşküne siyasi amaçla kullanılan türbanın Türk_İslam sentezinden ne kadar uzakta olduğunu bile bile cumhuriyet davetine katılırsa önce Atatürk ilkelerine ve kuruluş felsefimize aykırı hareket etmiş olur.Bunları bile bile o davete katılacaklarsa bence erkekler fes giyip takma pos bıyıklarını takıp cüppe giymeli,hanımları ise şalvar giyip saçını açık bırakan eşarplarını takarak gerçek örtünmeyi göstermelidir.Kimileri çarşaf da giyerse hiç fena olmaz.21.yy. bu yakışır tüm mollalardan,ismail ağa tarikatından,fetoştan ve emperyalist ülkelerden bol bol övgü alırlar.Ben buna tepki derim işte.Sizin dediğiniz şekilde giderlerse onları şimdiden kınıyorum çünki zaten öyle giyindiklerini biliyorlar işin espirisi olmaz.Vay ne günlere kaldık vay!..

    YanıtlaSil
  7. Çok sevdim, cesurca bir yazı.

    TAKUNYA LİBİDOCUSU sitemize beklerim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Kesinlikle katılıyorum.Bunun aksini yapmak yobazların ekmeğine yağ sürmek gibi bir şey olur.Yıllardır bu ülkede türbana başörtüsü diyerek nemalandılar.Bencede resepsiyona tam kadro giderek oyunları bozulmalıdır.Ama hiç umudum yok.REFİK ŞENOL

    YanıtlaSil
  9. Sorunlardan kaçmak ya da ertelemek yerine üstüne gitmek düşüncenize kesinlikle katılıyorum.Resepsiyona tüm CHP liler eşleri ile büyük bir özen içinde katılmalılar ve artık açıklama yaparlarken daha da dikkatli olmalılar.Yazınızı çok beğendim teşekkürler.Işılsu ACAR

    YanıtlaSil
  10. EVET BENDE SİZİNLE AYNI FİKİRDEYİM..RESEPSİYONA TAM KADRO HİÇ FİRE VERMEDEN ,ÖZENLE HAZIRLANIP KATILSINLAR...HER YERDE DİK DURUP MÜCADELE ETME ZAMANI GELDİ DE GEÇİYOR BİLE...YAZINIZ ÇOK GÜZEL SAYGILARIMLA

    YanıtlaSil
  11. Sorunlara sırtımızı dönerek değil,yüzümüzü dönerek bakmak gerekir deyişiniz normal bir çıkıştır bence.Hayırcıların neden hayır dediklerini araştıran akp yönetimi stratejisini açıklıyor vede ÇANKAYADAKİ CUMHURİYET RESEPSİYONUNA türbanlı eşleriyle katılma kararı alıyor.Bu da bir ilk.Demekki alıştıra alıştıra sentez yaptılar ki tez ileri sürebiliyorlar.İLKÖĞRETİMDEKİ türban talebini de provakasyon diye nitelerken bile,cumhuriyet ilke ve devrimlerinin yasalarını hiçe sayıp YÖK BAŞKANI ödevini yapıyor aceleyle.Onlar RESEPSİYONİST ARTIK.CHP liler ve iyiniyetliler kalslsri zaptettirdikten sonra,yorgun ve bitap düşmüş olabilirler.ATATÜRK MEKKEDEKİ TOPLANTIYA UYGAR TÜRKİYE görüntüsü vermek adına Sayın törü fötürlü gönderebilmiştir.RESEPSİYONİST ÇANKAYA CUMHURİYET BALOSUNA DEĞİLYA,FRAKLARIYLA VE ÇAĞDAŞ AVRUPAİ TARZIYLA katılsa ne çıkar,katılmasa da.Benceizmirde yapılan ilk CUMHURİYET BALOSU GİBİ BİR ORGANİZASYONA KATILSALARDI ÇAĞDAŞ AMA TÜRK TARZIYLA DAHA İYİ MESAJI SAHİLLERDEN TÜRKİYEYE VEREBİLİRDİ.ŞAYET ANKARADA KATILACAKSA FOLKLORİK KIYAFETLERİNİ YÖRE MİLLETVEKİLLERİ VE EŞLERİ GİYİP ÖYLE KATILMALIDIRLAR.TEPKİ VE ETKİ TÜRKMALI OLMALIDIR.

    YanıtlaSil
  12. Aydın CİVCİK25 Ekim 2010 21:46

    CUMHURİYETİN KURULUŞ YILI ; ORADA CUMHURİYETİN KAZANIMLARININ SERĞİLENMESİ ANLAMINA GELEN CUMHURRİYET RESEPSİYONUNA , CUMHURRİYETTEN YANA TARAF OLAN HERKESİN EŞLERİ İLE BİRLİKTE KATILMALARI , CUMHURİYETİN BU OLDUĞUNU HATIRLATMALARI GEREKİR.C H P LİLER BURADA BİZ VARIZ DEMELİLİLER.MEYDAN BOŞ BIRAKILMAMALI

    YanıtlaSil
  13. Sarayburnu'nda bir heykel var...Atatürk'ün ilk heykelidir ve sataçısı Krippel'den Atatürk'ün ,isteği heykeli saraya sırtı dönük yapmasıdır durduğu yerle de bişey anlatsın diye! Çankaya bir zamanlar Deniz Gezmişlerin üniversiteye sokmadığı karşı devrimin elinde bugün ne yazıkki..ama Denizler 6. Filo'yu denize dökmek için mücadele ettiği gibi bunları da üniversiteye sokmadı, Mustafa Kemal de Cumhuriyet Balolarının o görkemi ve ışıltısı için çok işkence gördü, cephe cephe savaştı..bugün de Atatürkçüler hala aynı hatanın peşinde!! baloda çağdaş kıyafetlerle Devrim korumak peşinde..unutmayalım ki onlar sadece cüppe giyip, türban sarmadılar Çankayayı işgal ederken fazlasını yaptılar!!

    YanıtlaSil
  14. Cumhuriyet Bayramına CHP de katılmalıdır,aynen Atatürk Türkiyesinde olduğu gibi.....altına imzamı atarım...

    YanıtlaSil
  15. aynur çatakoğlu turan27 Ekim 2010 10:53

    Eline sağlık çok güzel yazmışsın.Ben de kalelerin terkedilmesinden yana değilim .Gün mücadele bayrağının yükseltileceği gündür.Yıllardır onlar kendi çaplarında mücadelelerini sürdürdüler. Bizler, kurumlar yerleştı aymazlığı içinde rehavet içinde rahat yatarken onlar herşeyin altını köstebek becerikliliğiyle oydular, buğün de artık aymaz bir şekılde başlarını çukurlarından çıkarıp bizleri yoketme planlarını rahatça söyleyebilecek konuma geldıler.Bir yök başkanı çıkıp başı açık kızlarımız benim korumam altında diyebilecek kadar cüretkar olabiliyor. Bunlar artık küçük gruplar olmaktan çıkıp ahtapot gibi her yeri sardılar. Diyorum kı
    artık yeter.Değerlerimizi kaybetmeden
    daha zaman varken cumhuriyete ve tüm laik kurumlara sahıp çıkalım, bu da bir başka kurtuluş savaşıdır gericiliğe karşı tek yürek tek yumruk olma zamanıdır. kuvayi milliye ruhunu diriltme zamanıdır.

    YanıtlaSil
  16. Kadının adı yok Türkiye'de. Hergeçen gün de yokplmaya mahkum. Yalnızca var olan ithal "türban" Sayın Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Resepsiyonuna katılmayacağını açıkladı. Ülkede çelişkiler diz boyu. Neyi ne yaptıkları belli değil. Resepsiyona katılmamak CHP Milletvekili sayısı kadar modern kadının da resepsiyonda olmaması demek. Oldu olacak tüm kadınlara kapalı olsun!

    YanıtlaSil