13 Kasım 2010 Cumartesi

“BEYAZ TÜRK” SÖYLEMİ

Son günlerde “Beyaz Türk” kavramı, topluma bilinçli bir biçimde enjekte ediliyor. Hem gazetelerde köşe yazarlarının bazıları hem de televizyonlardaki bazı tartışmacılar, bu kavrama sosyolojik ve siyasal bir dayanak bulmaya çalışıyorlar. Halkımızı “beyazlar” ve “siyahlar” olarak bölmenin, ayrıştırmanın zemini böylece oluşturuluyor.

“Beyaz” ve “siyah” ayrımının kaynağı, Amerikan ırkçılığıdır. Bu, köleci bir anlayışın, düzenin yarattığı bir insanlık ayıbıdır. Bu kavramlar, Türkiye gibi renk, dil, etnik köken, inanç ayrımının dünya ölçeklerine göre yaşanmadığı bir yerde söz konusu edilemez. Toplumda yapay ayrımlar yaratmak, kimseye yarar getirmez.

Büyük bir gazetemizin eski yayın müdürü, son bir buçuk ayda bu kavramlarla ilgili dört yazı yazdı. Bu yazılarının birinde Urla’yı “Beyaz Türkler”in yeni başkenti ilan ediyor yazarımız. Bu yazılarda Cumhuriyet düşüncesine sahip, Atatürk’e bağlı, okumuş yazmış, yüzünü batıya dönmüş kişileri “beyaz” yapmış. Sanki bu zümre diğer kişilerden farklıymış gibi bir algı. Zaten öteden beri televizyonlarda kimi konuşmacılar, Kürtlerin ve irticacıların Türkiye’nin zencileri olduklarını söyleyip duruyorlar. Bunu da Cumhuriyet’in yarattığını vurguluyorlar. Böylece de Türkiye’nin kuruluş ilkeleri tartışmaya açılıyor. Yine mağdur ve masum yaratma çabası.

Türkiye bir etnik kökenin, inancın devleti olarak kurulmadı. Farklı etnik unsurların ortaklıkları üzerinde kurulup yükseldi.

“Beyaz” olarak nitelenen kişilerin ezici çoğunluğu bu ülkenin köylerinden, kırlarından, bayırlarından kopup gelmiş dar gelirli ailelerin çocukları. Kısıtlı olanaklarla okullarda okumuş, öğrenim görmüş kişiler. Eğitimleri sonucunda da meslek edinip geçimlerini sağlamaktalar. Hemen hemen hepsi işçi, memur, çiftçi çocukları. Cumhuriyet olanaklarıyla bugünlere gelmişler. Bu kişilerin kendilerine bu olanağı, nimeti sağlamış olan Atatürk’e, Cumhuriyet’e bağlılık göstermesi kadar doğal bir şey olamaz. Laikliği savunanları seçkinler olarak nitelemek de son derece yanlış ve yapaydır. RTE, halkoylaması boyunca bunu özellikle vurguladı. “Üstünlerin hukuku mu, hukukun üstünlüğü mü?” söylemi, anayasa değişikliğiyle ilgili yürütülen kampayanın şiarı oldu. “Üstünler” dediğiniz kişiler, devlet burslarıyla, ailelerinin kıt olanaklarıyla okumuş insanlar. Bugünkü yaşamlarına da bakıldığında “bir elleri yağda, diğer elleri de balda” değil. Cumhuriyet ahlakıyla yetişmiş bu kişiler, rüşvetin, suiistimalin, takiyenin, adam kayırmanın ne demek olduğunu bilmediklerinden “ek gelirler(!)” de edinemezler. Bu kişileri seçkin bir sınıfmış gibi göstermek yanlıştır. Beyazın olduğu yerde, siyah da vardır düşüncesi belleklere yerleştiriliyor.

Peki, son yılların bu modasının nedeni nedir?

“Cumhuriyet'in kuruluşundan beri, şehirli seçkinler zümresi ülkeye öncülük etti. Güç merkezleri bürokrasi, ordu, yargı ve bazı aydınlar oldu; siyasi kanadı ise CHP. Sosyolog Nilüfer Göle bu zümreyi "Beyaz Türkler" olarak isimlendiriyor. Beyaz Türkler, toplumu aydınlanmış bir despotizmle dönüştürmek istedi. 'Altı Ok" denen Kemalist ilkeler oyunun kurallarım belirledi. Cumhuriyet'in tarihiyse bu ilkelere karşı itirazların bir tarihi. Köyden kente göç 70'li yıllarda zirveye ulaştı. Taşralı Müslümanlardan kurulu yeni bir orta sınıf ortaya çıktı. Göle bu grubu "Siyah Türkler" olarak adlandırıyor. Siyah Türklerin bazıları siyasette değişim arayışında; partileri Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Partisi. Siyah Türkler grubunun diğer üyeleriyse siyaset dışında, toplumsal içerikli bir eylem arayışına girdi. İşte Gülen bu ikinci grubun vaizi.” Bu değerlendirme Newsweek yazarı Dr. Rainer Hermann'ın. Ne kadar ilginç değil mi? Siyah, beyaz Türkler ayrımcılığını nasıl da kafamıza çivi gibi çakıyor. Etnik ayrımcılıktan sonra şimdi de siyah, beyaz Türk ayrımı.

Dr. Hermann’ın yazısından başka bir bölüm de ilgi çekici. “Yönetici Kemalist seçkinlerse ilke olarak, kişisel alan dışına çıkan her dinin siyasileştiğine ve devletle toplumu dinsel bir düzene doğru sürüklediğine inandılar. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti'nin başlıca prensibi olan lâiklik, tıpkı Fransız geleneğindeki gibi, toplumsal alanda dini yasaklıyor. Bu sekülerleşme değil. Gülen ise dini toplumsal bir güç olarak kamusal alana yeniden taşıdı. Ayrıca, demokrasi ve çoğulculukla uyumlu bir Müslüman kimliği yaratmayı başardı.” Kemalistler seçkinmiş öyle mi? Toplumda önce bir yara aç, sonra da kaşı kaşıyabildiğin kadar.

Okyanus ötesinden bize bir toplumsal, siyasal düzen biçiliyor. Ilımlı İslam önümüze konuyor. Kemalizm, okyanus ötesinden seçkinci bulunuyor. Dinsel bir toplumun oluşturulması için uzaklarda bizim yol haritamız çizilmekte.

İşin doğrusu, ABD’nin Türkiye sevgisine(?) hayranlık duymamak elde değil. Hele Amerika’yı tanımasak, İslam’a duydukları sevgi karşısında gözlerimiz yaşaracak. Yeni Dünya’nın da Müslüman olduğuna neredeyse inanacağız.

Kimsenin aklına şu soru gelmiyor. ABD, bizi dinsel bir siyasete neden teşvik ediyor? Birinci Dünya Savaşı öncesi Alman İmparatoru’nun Müslüman olduğu yalanı ortaya atılmadı mı? Bu ve benzeri yalanlarla on binlerce vatan evladının kanları değişik coğrafyaların topraklarını sulamadı mı? Sonunda da altı yüz yıllık koca bir imparatorluk ortadan silinmedi mi?

Ülkemiz insanları siyah, beyaz kamplara ayrılıp Cumhuriyet’imiz hedef alınırken böylesi bir ortamda Kemalistlerin sorumlulukları daha da çoğalıyor. Biz bu Cumhuriyeti dişimizle tırnağımızla kurduk. Hem de emperyalist ve feodal seçkinleri alaşağı ederek.

Adil Hacıömeroğlu
15 Ekim 2010
Not: 15 Kasım 2010 tarihli Ulus Gazetesinde yayımlanmıştır.
Yazılarımı http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

15 yorum:

  1. Türkiye'de zenci Türk yok ki beyaz Türk olsun,Türklerin ırkı esmer,kumral sarışından olmadır ve hiçbir zaman renklere ayrılmamıştır.Tüm bunlar emperyalistlerin bir türlü bizleri iç savaşa sürükleyemedikleri için oyuna sürdükleri rolleridir.Halkı kışkırtmak için her yolu deniyorlar daha çok beklerler zira GDO'lu ürünler halkı uyuşturdu GDO'lu ürünleri çeksinler.Bu gidişle nerdeyse Obama ile bile akraba yapacaklar.Hele kürtlerin başına gelmeyen kalmadı.Yahudilerle akraba yaptılar,pekakalı yaptılar bir zenci yapmadıkları kalmamıştı.Esmerlik ne zamandan beri zencilik oldu.Efendim bölünmek iç savaş çıkartmak için yeni bir kışkırtma yöntemi bunlar.Yine havasını alacaklar daha çok bekler AB-D liler çoook?

    YanıtlaSil
  2. Mehmet Sezer HAYKIRDI AKTOLGALI BEYLERBEYİ.DAHA GİDECEK ÇOK YOLUMUZ VARDİYE.TÜRKLERDE AKBEYLER VE KARABUDUN İLİŞKİSİ VARDIR.YÖNETİCİ VE EĞEMENLER AKBEYLERDİR AMA HALK KARAORUNDUR YADA BUDUN.GÜYA HALK İKTİDARINI KURMAK ADINA EGEMEN ANADOLU KAPLANLARI YA...DA BURJUVAZİSİ YENİ KENTSOYLULAR OLARAK HALA KENDİLERİNİ HALK SANIYORLAR.ASLINDA 60-70 SENEDİR BEYAZ TÜRK DEDİĞİMİZ EĞEMEN GÜÇLER Kİ BUNA HRİSTİYAN.MÜSLÜMAN,YAHUDİ,HELEN,ERMENİ SERMAYESİ DESTEĞİYLE DÜKALIK AZINLIK SERMAYESİ,KÜRT SERMAYESİ DE EKLENİNCE SİSTEMLİ BİR BEYAZLAR İKTİDARI SAĞLANDI.ADINA SOYLULAR YADA EŞRAF ERKİ DE DENEN BU TOPLULUKLAR ESKİDEN DE EĞEMENDİ ŞİMDİDE.KARABUDUNLAR HALKIN KENDİSİDİR.İŞARAR,LOTO,KUMAR OYNAR ZENGİNLİK ADINA ÇENESİNİ YORARKEN MALI DA BEYAZLAR GÖTÜRÜR.GARBANLARIN BEYAZLARDAN ALDIĞI ZENGİNLİK ORANI % 5.8-6 DIR.KİM BEYAZ KİM KARA .ZATEN BEYAZ DEDİĞİMİZLERİN ELLERİ PAMBIK GİBİ YUMUŞACIKTIR .HİÇ GÜNGÖRMEMİŞTİR VE ÇATLAMAMIŞTIR.ÇOCUKLUĞUNDA ÇOBANLIK YAPAN AMA ŞİMDİ PARANIN-RANTIN HADDİNİ BİLMEYEN HERKİMSE ARTIK BEYAZDIR YANİ AKBEYLER.GERİSİ PALAVRA.

    YanıtlaSil
  3. Beyaz Türk siyah türk kavram kargaşaları hemde bize hiç uymayan... Ülkeyi yeni kaoslar içerisine sokarak bizleri bambaşka yönlere çekme senaryolarının diğer boyutu...Ülke gerçekten artık büyük zan altında ve bizler hiçbirşey yapamadan sadece izlemekteyiz veya sizin gibi yazarların uyarılarına ahh demekle yetinmekteyiz... insanlarımızdada duyarsızlık hat safhada yazık oldu bu ükeye... Beyaz Türk dediklleri eğer bizlersek beyazlığımız kalmadı ama siyah Türkler onlara tanınan imtiyazlarla grileşmeye başadılar onlar yakında beyazlaşırlar bizi de morartırlar ...Acil oarak teşhise tedavi uygulanmalı yoksa daha sonra çok geç olabilir......

    YanıtlaSil
  4. ŞU AN İTİBARI İLE KAÇ KAMPLAŞMA YARATILDI,,ALLAHLI -ALLAHSIZ,ALLAHLI - MÜSLÜMAN,,ALAHLI HIRISTIYAN ALLAHLI -KAFİR YAHUDİ,ALLAHLI-ALAHSIZLA,TURBANLI -TÜRBANSIZLAR,,TURBANSIZ -TÜRBANCILAR,ÇOCUK TURBANLI-GELİŞMİŞ TÜRBANLI,,TURBAN USULU-TURBAN USULSÜZLÜĞÜ,,AKP Lİ DİNCİLER-AKP SİZ DİNSİZLER,,,,,,,,,TÜRKLÜK -IRKÇILIK,KÜRÇÜLÜK-AÇILIM,,,,,,ABD LİLER-ABD SİZLER,NATOCULAR NATOSUZLAR,,AB CİLİER -AB SİZLER,,,ORDUCULAR-ORDU KARŞITLARI,,,,,,,,ÇELİŞKİLERLE DOLDURULAN 8 YIL AKIL BAŞKA FİKİR BAŞKA İCRAAT BAŞKA ,,------TEHLİKE BİR PERDENİN ARKASINDA ÇOK BÜYÜDÜ,,

    YanıtlaSil
  5. BENCE BÖYLE KONULARI KONUŞMAK BİLE GEREKSİZ.BÖYLE KONULARLA ZAMAN KAYBETMEK ÇÖP BİDONUNU DEVİRİP İÇİNDEKİLERİ ÇOMAKLA KARIŞTIRMAYA BENZER.BÖYLE KONULARI TARTIŞMAK BİZİ BİRAZ DAHA GERİYE GÖTÜRÜR.BANA NE?İSTER BEYAZ OLSUN,İSTERSE SİYAH OLSUN.ÖNCE ADAM OLSUN.VATANINI SATAN DEĞİL,VATANINI SEVEN OLSUN.ÖNCE ALEVİ-SÜNNİ DEDİLER.BİR MÜDDET BİZİ UYUTTULAR.SONRA SAĞCI -SOLCU,ONDAN SONRA KÜRT-TÜRK VE ŞİMDİ DE TÜRBAN YETER ARTIK!TÜRKİYE SOSYAL PATLAMA YAŞIYOR.HER GEÇEN GÜN DAHA DA KÖTÜYE GİDİYORUZ.İNSANIMIZIN EĞİTİLMEYE İHTİYACI VAR.BİZ BUNLARLA UĞRAŞALIM.DAHA BİZ MİLLİ EĞİTİMİ SAĞLAM BİR ZEMİNE OTURTAMADIK.İSTİKRARLI BİR EĞİTİM SİSTEMİMİZ YOK.DENEME YANILMA YÖNTEMİYLE HABİRE EĞİTİM SİSTEMİNİ YENİLİYORUZ.BİRAZ KARIŞTI AMA BU KONU ANCAK BÖYLE ANLATILIR.SAYGILARIMLA.REFİK ŞENOL.

    YanıtlaSil
  6. Hayatta en hakiki yol gösterici ilimdir gerisi felaket.
    iSMAiL AYTEKiN

    YanıtlaSil
  7. Refhanirtem güzel yorum yapmış , neden hala birbirimize düşüremedikleri hakkında ...GDO lu gıdaların , ileride çeşitli hastalıklara yol açacağına dair herkesde olan kuşku bende de vardı ama insanları uyuşturup , duyarsız yapacağı aklıma gelmemişti . Her şey mümkündür ,yaparlar.
    Evet Adil bey , şimdi sıra siyah , beyaz ayrımına geldi ,ne demekse...sağ sol , alevi sünni , laik , antilaik vs. vs. vs. İlle de bir kalıbın içine girmek zorundamıyım . Neden benim yaşamıma müdahale ederler . Halkımız bütün bu dayatmalara aşılı hale geldi ki başaramıyorlar...
    Çok teşekkür ederim , kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
  8. Aslında düşman oldukları Türklerdir.Bunu doğrudan "Türkler düşmanımızdır" diyemiyorlar.Başka türlü bir yol arıyorlar.
    Ama , açıkça"İstanbul Türklere bırakılmayacak kadar önemlidir" diyenler de var,biliyorsunuz.

    YanıtlaSil
  9. Kuzey'in Kızı17 Kasım 2010 00:42

    Ne saçma kavramlar bunlar:"Beyaz-Siyah"
    Bu durumda ben bunlardan hangisi oluyorum?Hiçbirine uymuyorum sanırım.Peki ne olacak şimdi?Olmaz ki!..Ya beyaz olmalıyım ya siyah...Bana en uygun renk gri olmalı.Evet evet...gri...Beyaz olmak için yeterince zengin değilim,öğrenim durumum nedeniyle siyah da olamam.O zaman "gri"yim...Evet evet "gri"yim!..
    Hay Allah, ben iyi miyim?:D

    YanıtlaSil
  10. Siyah ve bayaz Türk söylemi bugüne kadar dile gelmeyen bir konu. Çünkü Türk toplumuna uygun değil. Ancak RTE bu beyaz siyah söylemini kullanmıştı. Ama çok komik olduğu bir gerçek. Çünkü bizim toplumumuza uymayan bir saçma benzetme. Ülkemiz için senaryo yazanlar artık kafa bile yormuyor. Çünkü ne söylense kolaylıkla yutulup hazmediliyor. ABD için kullanılan "siyah-beyaz" ırk ayrımı ifadesini toplumuzda da kullanmak ve de bu eleştiriyi kabul ettirmek toplumuzun ne kadar eğitimsiz, boş olduğunu gösteriyor. Bu yetmiyormuş gibi basını kullanıp, basının da bu basiy söyleme kendini alet etmesi de ayrı bir sancılı durum. Bir toplum ancak kendine bu kadar zarar verebilir. Başka bir örneğinin çıkacağını düşünemiyorum. Gene de Allah bize akıl fikir versin diyorum çünkü biz de kalmadı! AHMET DURU

    YanıtlaSil
  11. İşte bu söylem bizleri sürü yerine koymanın en güzel örneğidir. Çünkü ülkemizde siyah ırk var mı? Tabii ki yok. Ancak herifler uygun bir tanımlama bile bulmaya gerek duymuyor. Ne de olsa her söylemi kuzu kuzu kabul ediyoruz. Basın da bu tayfanın içinde tabii. Bizler kendimizi kullandırırsak kullanan çok çıkacaktır. Bu iş burada da bitmez. BİROL KARA

    YanıtlaSil
  12. ABD diyorki "Doğrudan doğruya biz sizi bölmeye karar verdik. Ancak senaryo yazmaya gerek duymayıp bizde olan "siyah-beyaz" söylemini kullanacağız. Nasıl olsa yutacaksınız. Çünkü eğitim düzeyiniz çok düşük. Sevr antlaşmasını iptal ettiğinizi sanıp Lozan'ı dayattınız. Ama Lozan'ı hiç önemsemedik. Çünkü cebimizde bugüne kadar sakladığımiz Sevr'i kabul edeceğinizi biliyorduk. Toplumunuz ne Sevr'in ne olduğunu öğrendi ne de Lozan'ın ne olduğunu. Eğitim seviyeniz öyle düşük ki öğrenmeye de niyetiniz yok. Sizler için varsa yoksa bir bez parçası. Ama arkadan "atı alan Üsküdar'ı çoktan geçti. Bilesiniz." diyor açıkça. Ama kimler anlıyor bunu tartışılır. ECE ile EFE

    YanıtlaSil
  13. Güzel bir yazı. Ama kafama takmadan da geçemedim. Çünkü bu ülkede dünyaya geldik. Hem de Anadolu'da. Kalabalık bir ailede geçim sıkıntısı içerisinde okuyup iş güç sahibi olmaya çalıştık. Oldukta. Ama bugünkü ortamda siyah mı yoksa beyaz mıydık bir türlü anlayamadım. Sahi hangi gruptayım? Bilen varsa söylesin. EROL KOÇ

    YanıtlaSil
  14. Nerden çıktı beyaz-siyah söylemi anlamadım. Kısaca zengin-yoksul dense daha uygun olmaz mı? Veya sömüren-sömürülen, ezen-ezilen gibi örnek çoğaltılabilir. Ama siyah-beyaz denirse aklımıza KÖKLER dizisindeki ezilenlerle ezenler gelir ki o da bizim yapımıza uygun olmaz. ABD'nin uydurması olduğu ortada da bizimkilere ne oluyorda bu söylemi kullanıyorlar anlamak zor. AYŞE

    YanıtlaSil
  15. bilincsiz satilmis amerikanci köse yazarlarinin sayesinde, yeni bölünlemeleri ülkenin icine sokmaya calisiyorlar. bilicli bir sekilde. ortaya atilyor ,dönem dönem mevzu ediliyor tutmuyor nedenide okadar ayrisiyoruz ki buna firsat bile kalmiyor. hatta bir keresinde müjde arin programinda mevzu oldu müjde ar da ben siyah türküm dedi biride cikip ben beyaz türküm demesimi lazim . gene bir programda üstün irk tartismasi yapiyordu bunlar neden ortaya atiliyor anlamakta zorlaniyor insan .

    YanıtlaSil