30 Kasım 2010 Salı

SAMAN ALEVİNİN DUMANI, İSİ

BDP eş başkanının CHP’ye seçim ittifakı önermesi, siyasal gündemi değiştirip allak bullak etti. Önerinin ortaya atılmasıyla birlikte yandaş basının, konuyu desteklemesi ilginçtir. Yandaş kalemlerin ve sözcülerin sanki CHP tarafı da bu ittifaka onay vermiş gibi bir algı yaratması, belli ölçülerde amacına ulaşmıştır. Bu süreçte CHP’nin yeni yönetiminde yer alan bazı kişilerin yaptığı bilinçsizce, sorumsuzca açıklamalar yandaş basının bu provokasyonuna güç katmıştır. Bu da ibret verici bir durumdur.

CHP-BDP ittifakı fikri neye hizmet ediyor? Bu hangi sonuçlara ulaşma amacına yöneliktir? Öncelikle bu soruları yanıtlarsak konu anlaşılmış olur. AKP’yi bu işin dışında tutmak yanlış olur. Çünkü uzun zamandır yandaş bazı kalemler bu konuyu işleyerek kamuoyunu hazırlamaya başladılar. Bu konuda kendilerince haklı gerekçeler ileri sürdüler. Amaç, CHP’nin yükselen oylarını aşağıya çekmek. Böylesi bir ittifakın iktidar getireceğini söylemek siyaseti bilmemektir. 1991’de yapılan SHP-HEP ittifakı solun güç kaybında önemeli bir dönemeçtir. Kocaeli’den Artvin’e kadar uzanan kıyı şeridinden SHP’nin bir milletvekili bile çıkaramaması bu ittifakın olumsuz sonucudur. Yine birçok ilimizdeki önemli oy kayıpları görmezden gelinmemeli.

CHP, dil ile din arasında seçim yapmaya zorlanan Kürtlere üçüncü bir yolu göstermek zorundadır. Bu da emekçi bir programın yaşama geçirilmesiyle olur.

Bazı CHP’li yöneticilerin, parti merkez organlarının kararı aksine asılsız bir ittifak söylentisini gerçekmiş gibi savunmaları acıklı bir durumdur. Burada amaç; ülkenin, partinin, toplumun çıkarı değil; bu kişilerin ekranlarda boy göstererek kendilerini milletvekili seçtirme kurnazlığıdır. Televizyonlarda bazı CHP yöneticilerinin düzeysiz tartışmaları ibret vericidir. Toplumsal çıkar bir kenara bırakılıp kişisel kurtuluşlar ön plana alınınca tartışmalarda düzey de kalmıyor. Tartışmalarda kavga eden kişilerin; kültürel, siyasal, sanatsal birikimlerinin olmadığı apaçık ortaya çıktı. Ayrıca CHP’nin, dolayısıyla ülkemizin tarihini de bilmemeleri ayrı bir konu. Yine tartışmaların saygı, sevgi, incelikten yoksun olması ise çok üzücü.

Tam da bu tartışmalar sürerken bir üst düzey parti yöneticisinin yoğun işleri nedeniyle kitap okuyamadığını söylemesi dikkat çekicidir. “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” sözünün CHP’nin ilk genel başkanı Atatürk tarafından söylendiğini anımsatmak isterim. Kitap okumamanın hiçbir gerekçesi olamaz. Çağdaş, aydın, özgür, üretken, demokrat bir birey olmak için kitaplar vazgeçilmezimizdir. CHP’nin ve cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün okuduğu kitap sayısı; 3397’dir. Bunlar belgelenenler. Top gülleleri altında bile kitap okumaya ara vermeyen bir önderin kurduğu partide yöneticilerin, kitap okumaması haklı görülemez. Siyasetteki sağ popülizmin gücü, ancak kitaplarla kırılır.

Saman kolay yanar, birden çok alev çıkarır, ısıtmaz. Sonrasında ise bol duman ve is. Kömür ise ağırdan yanar, iyi ısıtır, kolay sönmez, isi de dumanı da az olur. Televizyon tartışmalarında siyasetin saman alevlerinin nasıl ortalığı dumana boğduğunu gördük. Oysa CHP’nin kömür ateşine o kadar çok gereksinimi var ki…

Adil Hacıömeroğlu
26 Kasım 2010

Not: 28 Kasım 2010 tarihli Kent Yaşam Gazetesi’nde yayımlanıştır.
1 Aralık 2010 tarihli Haber Doğu Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Yazılarımı http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

6 yorum:

  1. Çok yerinde bir tesbit ve durum.Batı güney sahillerinde YÖRÜKLERİN egemen olduğu coğrafyada vatan ve millet aşkıyla ,inadına bir devlet savunma taktiği izleyen halkımın doğruları basit ittifaklarla söndürülemez.TÜRKMEN VE KARADENİZ UŞAKLARININ KOORDİNASYONU BU ZOR OYUNU BOZACAKTIR.Bizim inadımız ve tercihimiz BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN SORUMLU BİREYLERİ OLMAMIZDANDIR.Tarihi miras ve sorumluluklar tüm türk milleti fertlerine önemli görevler yükler.EVLİYA gibi görünüp gözümüzü oymaya kalkan zihniyetler için halkımızın önemli bir tesbitini vermeden geçemem:OLSADA EVLİYA KOMA AVLUYA.YURTTAŞLIK BİLİNCİ ALMIŞ VE SUNMUŞ TÜM KÜRT HALKI MENSUPLARINA SELAM OLSUN.AYRILIK,GAYRILIK GÜTMEYENLERLE ELBET HERYOLA GİDİLİR ÇÜNKÜ KİMSENİN ETNİK KİMLİĞİ,IRKI,CİBİLLİYETİ,RENGİ DİNİ: İLİM , İRFAN VE BAĞIMSIZLIKTAN ÖNEMLİ DEĞİLDİR. BİRARADA TEK VE HÜR AMA KARDEŞCESİNE YAŞAMAK VARKEN,ALTIMIZIN OYULMASINI İYİNİYET GÖSTERGESİ OLARAK SEYREDEMEYİZ.

    YanıtlaSil
  2. ZATEN CHP'NİN SON GÜNLERDE YAPTIKLARINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL. HELE PARTİLİLERİN KONUŞMALARI İNSANI ÖYLE ŞAŞIRTIYOR Kİ! ZOR ÇOK ZOR BUNLARLA YÜRÜMEK. SİYASETLE UĞRAŞMAK BU KADAR MI ZOR. VEYA SİYASET BİLMEYEN ÜRETEMEYEN BUNCA İNSAN NASIL BİR ARAYA GELMİŞ? UMUDUM YOK OLMUYOR AMA, NE ZAMAN CHP GÜNDEME BASİT BİR KONUYLA DÜŞSE İÇİMİ ACITIYOR. METİN

    YanıtlaSil
  3. Böyle bir ittifak ( hiç ihtimal vermesem de ) tam tersine büyük bir oy kaybına neden olacağı çok belli. Kitap okumamanın mazereti vakitsizlik olmamalı . Söylediğiniz gibi Atatürk , cephede , o güç koşullara rağmen okumayı sürdürmüştür . Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. "CHP, dil ile din arasında seçim yapmaya zorlanan Kürtlere üçüncü bir yolu göstermek zorundadır. Bu da emekçi bir programın yaşama geçirilmesiyle olur." diyorsunuz;üçüncü yol kürtlük mü demek istiyorsunuz.Almanya'ya da gitse alman kürttüriFransada'da fransız kürttür,Türkiye'de de Türk kürttür.Üçüncü bir yol yok zira her yerleştikleri bölgeden aynı şeyi isterlerse onlar da oldukları yerlerde aynı özerkliği sağlarsa ki imkansız orada ne kadarlarsa burada da o kadarlar.

    YanıtlaSil
  5. Yazındaki değerlendirmeler yerli yerinde,çok öğretici ve yararlı.Türkiye hala fısıltı,dedikodu,yalan haber ve yönlendirmeler, gizli karanlık eylemlerle istenilen yere her an götürülebilir noktada maalesef...
    Türkiye'de sağ siyaset din ve ırkçı yaklaşım içinde kalmış aydınlanmanın ve Ülkedeki sosyal sınıfsal yapılanmanın toplumsal grupların örgütlenmesinin önünü tıkamıştı.Buna tepki verecek dönüşüm sağlanamayınca şehirlere doldurulan köy nüfusu korku ve panikle birlikte bu kez örgütlü ve uluslararası destekli projelendirilen yeni garip bir din akımına kapıldı.Bu yolla gruplar içine sokulan bireyler kendini ispatlayabileceği ifade edebileceği aydınlanmaya gerek olmayan kolay ve zahmetsiz basit yaşamına uyacak anlayışa kul köle olmaya devam etmeyi seçti.
    Faşist Irkçılık bu kez sol söylemle başlatıldı emperyalizmin emrine girerek bölücülük başkaldırısı ile tamanen etnik küçülme ve ayrışmaya odaklandı.Ülkeye ve toplumsal birlikteliğe ihanet noktasında Halka zarar vermeye devam etti.
    Her iki yönelim de aslında büyük ve ortak problemleri çözmekten kaçarak zararlı bir akım halinde kaldıkları, Cumhuriyetin başından beri bir adım ileri gidemediklerini göstermektedirler.
    Ülkenin kiralık.satılık ve yarın bu iktidara da verilecek görev dahilinde sövecek olan kalemşörleri,Ülkesini ve Halkını sevmediği ve batı emperyalizmi uşaklığı içinde projelerin uygulanmasına her söylemleri ile devam etmeyi bu gün de tercih etmektedirler.
    Onlar aydınlanma çağdaşlaşma için kalem oynatmak yerine aydınlanmanın olunacağı her ocağı söndürmeye yeminlidirler. Onun için olumlu gelişmeyi onere etmek yerine baltalamak ve Türkiye'nini ayağa kalkmasını önlemektedirler. Yalan ve yanlışın,kahpeliğin yanında nöbet tutmaktalar.
    CHP içinde de aydınlanmanın anlamını bilemeyen önemini anlayamayan insanlar,kadrolar elbette bulunmaktadır. Siyaset Fırsat yakalayanı yukarılara çok kolay taşıdığı için öne çıkanları geriye atmakta zor oluyor.Onların söylemi de bizi zaman zaman maalesef üzüyor.Basit demeçler,ayaküstü konuşmalar yüzyılların geriliğinden bizi kurtaracağımıza güvenide zedeliyor.
    Öne çıkanların CHP'nin tarihi görevini çok iyi anlaması gerekiyor. İyi ve sağlıklı örgütlenme ve NİTELİKLİ KADROLAR yaratarak sanlı bir şahlanış gerçekleşsin tüm kötü oyunlar bozulsun dileğimle ... Av. Uğur Efil

    YanıtlaSil
  6. Yazınız çok güzel olmuş. CHP'yi anlayabilmek çok zor bir hal aldı ne yazık ki. Genel af söylemiyle, yaptıklarıyla, söylemleriyle pek güven vermediğini üzüntüyle görüyorum. Ulusal Kanalda da Gürsel Tekinle ilgili konuşulanlar var. İyi bir kadroyla, tüm halkı kucaklarsa belki güven duyulabilir. Yoksa Abd.nin AKP.yi süpürüp CHP.yi iktidara getirmek istediğini düşünüyorum. Herkesin çok dikkatli olmasını öneririm. Türkiye çok zor günlerden geçmektedir. Bu seçimler de çok önemlidir. Halk çok fazlasıyla kandırılmıştır zaten.

    YanıtlaSil