1 Mayıs 2011 Pazar

CAN ÇEKİŞEN İNSANLIK

“Ümraniye TEM otoyolunda emniyet şeridinde bir firmaya ait otobüsün lastiğini değiştiren sürücü, muavin ve bir yolcuya aşırı süratli olduğu iddia edilen otomobil çarptı. Kazada otobüsün muavini hayatını yitirirken diğer iki kişi yaralandı. Kazaya karışan otomobil sürücüsü olay yerinden kaçtı.”

Giresun’dan İstanbul’a gelen otobüsün lastiği patlıyor. Otobüs sürücüsü, trafik kurallarına uyarak emniyet şeridine girip sağa yanaşıyor. Üç kişi otobüsün sağ tarafında lastik değiştiriyor. Her şey normal. Bir otomobil, koskocaman yolu bırakıp emniyet şeridine dalıyor, otobüsün de sağından geçerek üç kişiyi ezip kaçıyor. Ezilen üç can var. Üç insan… Bir tanesi ne yazık ki hayatta değil artık. Ancak bu insanlık ayıbına, böylesi büyük bir canavarlığa sebep olan kişi aramızda. Hiçbir şey yokmuş gibi yaşamın içinde. Belki de yaptığı işten gururlanarak(!), yeni canavarlıkların peşinde.

Kuralsızlığın kural olduğu, suçun cezalandırılmadığı, masumların ezildiği, yasalara uyanların enayi sayıldığı bir toplum olduk nedense. Kolay yoldan para kazanan birtakım şımarıklar; zafer sarhoşluğu(!), ne oldum deliliğiyle günlük yaşamı zehir ediyorlar. Yetkili yetkisizlerse yalnızca seyrediyor.

* * *

Yukarıdaki olaydan birkaç gün sonra Akatlar’da herkesin gözü önünde ünlü ressamımız, aynı zamanda düşün ve siyaset adamımız Bedri Baykam’la yardımcısı bıçaklanıyor. Baykam kanlar içinde. Çığlık çığlığa… Bir yandan bağırıyor, bir yandan eliyle kanayan yarasını bastırıyor. Can havliyle yoldan geçen arabalara yanaşıyor. Lüks araçlar bakmadan, duraksamadan gazlıyor. Baykam’ın tüm güzel özelliklerini, üstün yeteneklerini bir kenara bırakalım. O, bir insan. O, bir can. Ne yazık ki arabalarının Baykam’ın kanından kirleneceğini düşünen iki ayaklı birtakım yaratıklar toz olup uçuyor. Yerde kıvranan, yaralı yardımcısı bir başka dram.

Televizyonlar Bedri Baykam’la yardımcısının görüntülerini tekrar tekrar gösteriyor. Her defasında içimden bir şeyler kopuyor. En lüks arabalara binip en pahalı evlerde oturup “marka takılmayı” modernlik ve iyi yaşamak sanan zavallıcıklara üzülüyorum. İnsan olmanın en küçük erdemini bile gösteremeyip yaralı iki insana el uzatmayan böylesi kişilerle aynı toplumun bireyi olmayı içime sindiremiyorum.

* * *

Tam da bu iki olaya isyanım büyürken gazetelerde bir başlık: “Allahuekber deyip kafasını kestiler” Neyin? Kars’taki Özgürlük Anıtı’nın. Başbakanın “ucube” dediği heykel için yıkım kararı uygulamaya sokulunca işçiler, tekbir getirerek işe giriştiler. Tekbir sesleri arasında heykelin başı kesildi. Nerede yaşıyoruz? Hangi zamandayız? Bunu anlamak olanaksız. Bir heykel ve tekbir…

Bir heykelin varlığına bile tahammül edemeyen bir zihniyetin, toplumumuzu geleceğe taşıması mümkün mü? Kars’taki heykeli dinsel bir görevmiş gibi yıkan anlayışla Afganistan’da Buda heykelini dinamitleyerek havaya uçuran tutuculuk arasında bir fark var mıdır sizce?

Sanata, sanatçıya saldırmak marifet! Eşi dostu zengin etmek beceri! Suskun bir toplum yaratmak istikrar! ABD isteklerine boyun eğmek, bölgenin siyasal aktörü olmak! Teröriste, zorbaya kentleri talan ettirmekse demokrasi ve özgürlük!

İnsanlık, hak, hukuk, yasa, sanat, kültür, bilim mi? Bunlar bir avuç idealist insanın belleğinde, yüreğinde.

İnsanlık; “insanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi” ya da “insanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi” değil midir?

İnsanın kendisini bir kenara bıraktık, suretine bile dayanamayanların egemen olduğu bir dönemdeyiz. İnsanlık can çekişmekte, inim inim inlemekte… Her alanda feryatlaar yükselmekte. Anadolu’nun büyük bilgini Diyojen, boşuna mı gündüz vaktinde elinde fener insan aramaya çıktı? Biz de gri betonlar arasında bir ışık görürsek, bir nefes alırsak o insanı bulmaya çalışacağız.

Nereden nereye geldik. İnanmak çok güç, ama gerçek.

Adil Hacıömeroğlu
27 Nisan 2011

Not: 2 Mayıs 2011 tarihli Ulus Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

6 yorum:

  1. Buyurun cenaze namazına!
    A.Özçelik

    YanıtlaSil
  2. YARALI YOLDA ÖLÜRSE YARDIM EDEN GÜNLERCE KURTULAMIYOR.YASALAR GEREĞİ.MİLLET İŞİM GÜCÜM VAR DİYOR.ÖNCE YASALARI DEĞİŞTİRMEK GEREK.EVET HAYATIN HIZLI AKIŞI VE YASALAR İNSANLARI İNSANLIKTAN ÇIKARDI..

    YanıtlaSil
  3. mehmet sezer:Derler ki, Tanri insanlığa özgü 3 özellik yaratmış : Dürüstlük, akıl ve siyasi irade.
    Ama kimseye 2'den fazlasını vermemiş.
    Dolayısıyla, eğer dürüst ve akıllı iseniz, siyasetçi değilsiniz.
    Eğer dürüst ve siyasetii iseniz, akıllı değilsiniz.
    Eğer akıllı ve siyasetçi iseniz, dürüst değilsinizdir...mehmet sezer

    YanıtlaSil
  4. insanlık nereye kadar böyle olacak Adil bey. Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  5. Yüreğinize ve kaleminize sağlık Adil Bey...Sevgiler, saygılar...Çok üzgünüm sadece Ülkemizde değil bütün Dünyada kaybettik İnsanlığı ancak büyük bir felaketten sonra uyanacağız gibime geliyor ama çok geç olacak...

    YanıtlaSil
  6. Akepe İktidarı bu ülkeyi geriye götürmek için her şeyi yapıyor;sanat ve sanata değer verilmeyen toplumlar daima geriye gider ilerleyemezler.Her şeyi ben bilirim diyenler hiçbir şey bilmeyenlerdir.Şimdiki iktidardan kurtulmadan hçbir şey düzelmez yolunda gitmez.Yazacak çok şey var ama çıkartmazsınız diye yazamıyorum.Anlayan bilir..

    YanıtlaSil