24 Mayıs 2011 Salı

TERÖRİSTE MASUMİYET!

17 Mayıs günü televizyonlarda haberleri ve olaylarla ilgili yorumları izliyorum. On iki teröristin öldürülmesinden sonra birçok ilimizde bölücü örgütün protestoları var. Otobüsler, işyerleri kundaklanıyor. Zorla kepenkler indiriliyor. Sokaklar terör örgütü yanlılarının eylem alanları. Halk korku ve kaygı içinde.

Hakkari’deki gösterilerde on dört yaşındaki (kimi yayın organlarına göre on altı yaşında) bir terör örgütü yanlısı çocuk polislerce gözaltına alınıyor. Annesi ve ağabeyi isyanlarda, çocuğun(!) salıverilmesi için tüm çabalarını göstermekteler. Görüntüler tekrar tekrar gösteriliyor. Sanki polis, yoldan geçen masum bir yavruyu suçsuz alıkoymuş. Bir annenin feryadı üzerinden terör eylemlerine haklılık kazandırmak da böyle olur.

Okul çağında olan bu çocuğun, ders saatinde sokaklarda ne işi olduğunu kimse sormuyor feryat figan anneye ve ağabeye. Terör örgütü, okul çağındaki çocukları eğitimlerinden koparıp gelecekleriyle oynuyor kimin umurunda? Birkaç hafta önce Mardin ilimizde ilköğretim öğrencilerinin üzerine havai fişek atanlar ne çabuk unutuldu.

Farklı tv kanallarına geçiyorum yine aynı görüntüler… Neredeyse tüm kanallar elbirliği etmişçesine bölücü örgütün yakıp yıkma eylemlerini masumiyet öyküsüne çevirme peşinde. İşyeri kundaklanan, otobüsü yakılan, eğitimi engellenen masum değil de ortalığı savaş alanına çeviren zorba masum öyle mi?

Yorumcuların öldürülen teröristlerle ilgili söyledikleri ise iç kanatıcı. “Devlet, on iki genci öldürdü.” Bu gençler Irak’ın kuzeyindeki dağlarda piknik mi yapıyorlardı, yoksa bir üniversitenin araştırma ekibiyle doğa incelemesinde miydiler? Pikniğe giden gençler yanlarında uzun namlulu silahlar mı bulundururlar? Bu sorular akla gelmiyor nedense. Dağda eşkıya olmak hak, onunla mücadele etmek yasak! Eşkıya masum, onunla savaşan zalim! Dünyanın neresinde görülmüş böylesi bir sakat mantık. Zorbayı masum göstermek kadar büyük bir gaflet olur mu?

Gelelim, başka bir olaya. NTV’de bir programda ülkemizin güneydoğusundan “Kürdistan” diye söz ediliyor. Ayrıca “ayrı devlet kurulabileceği” dile getiriliyor. Duyarlı izleyiciler, RTÜK’e şikâyette bulunuyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kurumu olan RTÜK, bu şikâyetleri reddediyor. Gerekçe: düşünce özgürlüğü. Ekranların vazgeçilmez yüzlerinden biri bakın bu kararı köşesine nasıl taşıyor: “RTÜK’ün nasıl böylesine özgürlükçü ve sağduyulu bir karar alabildiğine herkes çok şaşırdı. Hep kısıtlayıcı yüzünü gördüğümüz bu kurumun, Kürdistan kelimesinin kullanılmasını cezalandırmaması ve bunu ifade özgürlüğünün bir parçası olarak görmesi son derece önemli bir mesaj içeriyor.” Adeta göbek atacak duayen gazeteci(!) RTÜK’ün bölücü propagandaya ses çıkarmamasına.

Bölücülük yeni bir aşamaya girmiş durumda şu günlerde. “Ayrı devlet kurmanın” konuşulmasının düşünce özgürlüğü olduğu özellikle işleniyor. Bu yönde halkta algı yaratılmaya çalışılıyor. Biz de her gün bu tv kanallarının karşısına geçip dizilerle afyonlanıp tartışma programlarıyla da uyutuluyoruz, beynimiz yıkanıyor. Üstelik bunun için de para ödüyoruz bu televizyonlara. Olanlara seyirci kalmak kadar büyük bir aymazlık var mıdır dünyada?

Türkiye, çok sıcak bir yaza giriyor. Hem de geleceğinin üç aşağı, beş yukarı belli olacağı uzun ve sıcak bir yaza.

Adil Hacıömeroğlu
18 Mayıs 2011
Not: 23 Mayıs 2011 tarihli Kent Yaşam Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

6 yorum:

  1. BAŞBAKAN ABD'DE NE DEDİ?SİNDİRE SİNDİRE HAZMETTİRE HAZMETTİRE İŞTE BAHİSETTİĞİ BU NE DEMELİ BİLMİYORUM ASLINDA BİLİYORUMDE SİZLERE SAYGIMDAN BİLMİYORUM DİYORUM..

    YanıtlaSil
  2. AYDIN ÖZBEY-Öncelikle bu muhteşem yazınız için sizi kutluyorum...benim ve benim gibi milyonlarca "tehlikenin farkında olan" Türk insanının yüreğini dile getiren çok önemli vurgulamalar içeren bir yazı olmuş...profilim de aynen paylaşarak daha çok arkadaşımızın okumasını sağlayıp dikkatlerine sunacağım...amerika ile eş güdümlü çalışan mevcut hükümet, türlü dala veralar ile iktidar olup; yakaladığı saltanatını devam ettirebilmek adına akıl almaz tavizler verip teslimiyetçi davranıyor, inanç sömürüsü ve faydacılık üzerine kurulu olan politikası ve Türklük olgusundan uzaklaşan hatta yok saymaya çalışan siyasi manevraları, hainlikleri ve namkörlükleri besleyip ülkenin üniter yapısını tehdit eder duruma geldi!..."ismet inönü'nün de zamanın da söylediği gibi; kendi içinde bizim kadar haini olan bir dünya da yok!!!..." ve bu hainlere hiç bir şey yapılmadığı gibi mükafatlandırılmaları da ayrı bir tarışma konusu...TÜRK MİLLETİ MALESEF HALA KONUNUN ÖNEMİNİ KAVRAYAMAMIŞ VE YAKLAŞAN SEÇİMİN ATATÜRK'ÜN KURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İÇİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLAYAMAMIŞ, YANDAŞ MI? SATILMIŞ MI?AŞAĞILIK MI?HAİN Mİ? EMPERYALİZMİN UŞAKLARI MI? ADINI NE KOYARSANIZ KOYUN MALESEF ÜLKEMİZDEKİ YAZILI VE GÖRSEL MEDYA BU DURUMDA!...KENDİ ARALARINDA VATAN HAİNLİĞİ YARIŞINA GİRMİŞLER...SİZİN DE VURGULADIĞINIZ GİBİ TÜRKİYE ÇOK SICAK BİR YAZA GİRİYOR!!!...UMARIM GERÇEK TÜRK HALKI GERÇEKLERİ GÖRÜR DE ONA GÖRE KARAR VERİR, HAYAL Dİ SAÇMALIKLARINA KANMAZ VE MEMLEKETİ DE DÖNÜŞÜ OLMAYAN UÇURUMA GİDEN YOLA SOKMAZ !!!...(AYDIN ÖZBEY)

    YanıtlaSil
  3. Bu toplumsal ilgisizlik, bilgisizlik ve aymazlığa çok şaşırıyordum. Üzgünüm ki artık hiçbir şeye şaşıramıyorum bu ülkede.

    YanıtlaSil
  4. HİÇ KİMSE MASUM DEĞİL BİR ŞARKIDAKİ GİBİ?EN KESKİNİNE SORUYORUM TEDAVİ YADA ÇARE NE DİYE?KEM KÜM?ÇARESİZ DERTLERE DÜŞTÜK DOKTOR BUNA BİR ÇARE.AMELİYATMI,İLAÇ MI,AŞI MI YOKSA PSİKOLOJİK VARYETE Mİ BELLİ DEĞİL.GEMİ AZIYA ALDI?İKTİDAR ADLI KİTAPTE ŞÖYLE BİR TÜMCE VAR TEK ULUSLU BİR DEVLETTE EĞER BİR COĞRAFYA PARÇASI BÜTÜNÜYLE AYRIŞIK KÜLTÜREL,DEMOĞRAFİK TEK ETNİLİ YAPITA GİRMİŞSE:GEÇMİŞ OLSUN?DÖNÜŞÜ ZORDUR DER.ÖYLE VATAN MİLLET SAKARYAYLA İNSANLAR İKNA OLMUYORLAR.İNSANLARIN İÇİNDEKİ ÖÇ ALMA DUYGUSU YEMİNE DÖNÜŞMÜŞSE VEDE BİZE,SİZE HEPİMİZE İHANET ÇİZGİSİ AŞILMIŞSA NE DEMELİ?İNCELDİĞİ YERDEN KOPARTILACAKSA KILIÇDAROĞLU DA ÖNCE TUNCELİDE SONRA HAKKARİDE ÖZGÜRLÜĞÜ ANT VERDİ.KİME İNANALIM Kİ?SEZER

    YanıtlaSil
  5. Yazınız herzamanki muhteşem hocam,emeğinize sağlık,fakat iş işten geçti,ipin ucu çoktan kaçtı,bundan sonra beklemekten başka çarede kalmadı,herzaman söylediğim gibi yin tekrarlıyorum,seçimlerden medet ummak hata bence...Yapılacak birşey kalmadı,sadece mucizeye ihtiyacımız var,MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,Türk halkı için ALLAH tarafından gönderilmiş bir mucizeydi,bize bir kıvılcım yeter...İçinde bulunduğumuz durumu kabullendikmi?Hayır...Hepimize şimdiden kolay gelsin....SAYGILARIMLA....

    YanıtlaSil
  6. Kuzey'in Kızı28 Mayıs 2011 13:30

    Usul usul bas da gel/Tahtalar oynamasın...diyeceğim ama...Bunlar usul usul da basmıyor artık,tahtalar çatırdamaya başladı.

    YanıtlaSil