7 Ocak 2012 Cumartesi

İŞARET FİŞEĞİ

Uludereli otuz beş köylünün kaçakçılık yapmak amacıyla geçtikleri Irak topraklarında terörist sanılarak öldürülmesi büyük tartışmalara neden oldu. Büyük çoğunluk, olayı kendi siyasal çıkarları açısından değerlendirmekte ve yaklaşmakta olan tehlikeyi görememekte. Bir olayın nedenlerini iyi görmeden, anlamadan sonuçları konusunda gerçekçi yorumlarda bulunmak olanaksız.

Son yıllarda ülkemizde ne yazık ki ölüler üzerinden siyasal kazanç elde edilmekte. Bazı siyasal partiler var ki tüm sermayeleri ölümleri sahiplenip kutsamak. Gerginlik, çatışma bazılarına siyasal yaşamsallık vermekte. Etnik ayrımcılıktan başka sermayesi olmayanlar için önemli olan ölenlerin insan olmasından çok, alt kimlikleri. Uludereli köylülerin “Kürt” olmaları bölücü örgüte yeni propaganda alanları sağladı. Ne yazık ki medyanın önemli bir kısmı da bu propagandaya zemin hazırlamakta.

Uludere olayını anlamak için öncelikle bölgemizdeki siyasal bölünme ve çatışma potansiyellerini göz önünde bulundurmalı. Ülkemizi yıllardır uğraştıran etnik, bölücü terörü Ortadoğu’daki uluslararası oyunun dışında düşünemeyiz. “Uluslararası toplum” denilen Batılı emperyalistler bölgemizdeki enerji kaynakları için planlar yapıp uğraş vermekte. Bölgemizdeki bazı yönetimler ve çıkar grupları emperyalistlerle işbirliği yapıyor. Bazı kişi ve gruplar ise bu oyunu görmekte ve bölgenin çıkarlarını savunup emperyalist sömürüye karşı çıkmakta. Bu bağlamda Ortadoğu’da hızlı bir kamplaşma var. ABD ve İsrail, yandaş yönetimlerle bazı ülkelerde ise yandaş muhaliflerle egemenlik alanlarını artırıp kendilerine göre aykırı sesleri kesmek istiyor. ABD-İsrail bloğuna karşı İran-Suriye ve Irak’tan oluşan bölge ülkeleri var. Küresel güçlerin amaçlarına ulaşmak için en çok başvurdukları yöntem, etnik ve mezhepsel farklılıkları körükleyip kışkırtarak çatışmalar çıkartmak. Bu nedenle de bölgede hiç yoktan düşmanlıklar yaratılmakta. Ülkemizi otuz yıldır uğraştıran terör de böylesine sömürgeci bir planın parçasıdır. O zaman şu soru akla gelebilir: Bölücü örgüt, Ortadoğu’daki saflaşmanın neresindedir? Sorunun yanıtı çok açık ve basit. Tabi ki ABD-İsrail safında. Zaten RTE de zaman zaman Esat’a “Çek, git!” diyerek safını belirlemiş durumda.

İran’la ABD restleşmeleri son günlerde yoğunlaştı. Savaşın kokusu ortalığı kaplamakta. Bu çatışmada kilit ülke Türkiye. Hükümetin rengi belli, ancak halk Müslüman ülkelerle haksız bir savaşın içine çekilmeye olumlu bakmamakta. İşte, bu noktada provakatif hareketler gündeme gelmekte. Uludere olayını bu anlattıklarımız çerçevesinde düşünmeli.

Uludere olayında en çok tartışılan istihbarat… Kimin bu istihbaratı verdiği kamuoyuyla paylaşılmadı. Anlaşılıyor ki istihbarat, büyük müttefikimizden. Zaten insansız hava araçları da onların denetiminde değil mi? Amaç, Güneydoğu’da halkla devleti karşı karşıya getirmek. Böylece de istikrarlaştırılan bir Türkiye’ye istenilen her şeyi kabul ettirmek. Bölücü örgüt, öteden beri hem bölgede hem de büyük kentlerde ayaklanma provaları yapmakta. Uludere ve benzeri olaylar, ayaklanma düşüncesinin yaşama geçirilmesi için uygun fırsatlar. Bu ayaklanmalarla bölgeyi BM müdahalesine hazırlamak. Zaten BDP sözcüleri de bunu dile getirmekteler. BM müdahalesiyle de bağımsız Kürdistan’a giden yolu açmak. Son yıllarda dış etkilerle parçalanan ülkelere bakıldığında aynı senaryonun uygulandığını hep gördük. BDP milletvekillerinden birinin “artık özerkliğin de kendilerine yetmeyeceğini” söylemesi tam da bu noktada çok ilginç.

ABD ve İsrail oturmuşlar Ortadoğu’da ikinci İsrail’i kurmak için var güçleriyle çalışıyorlar. Ülkemiz içinde türlü oyunlar çeviriyorlar. Böyle bir durumda birlik olması gereken Türk halkı, her türlü bölünmenin, kutuplaşmanın girdabına sokuluyor. Ayrıca moral değerleriyle oynanarak özgüveni yok edilmekte. Ordu komutanları Silivri ve Hasdal zindanlarına gönderilmekte, tıpkı Malta sürgünleri gibi. Ömürlerini teröre karşı savaşarak geçirmiş askerlerimiz, terör örgütü üyesi olmak suçuyla tutuklanmakta. Eski bir genelkurmay başkanı Silivri’ye terör örgütü yöneticisi olarak gönderiliyorsa terör örgütünün adı nedir? Teröristlerin aklanmaya çalışıldığı bir ortamda, TSK’nın eski ve yeni komutanlarının terörist ilan edilmesi önemlidir. Amaç, TSK’nın halktan koparılması ve savaşma gücünün yok edilmesi.

Yine gündem ustalıkla değiştirildi. AKP, tam da Uludere olayında köşeye sıkışmışken İlker Başbuğ’un tutuklanması gündemi değiştiriverdi.

Ortadoğu’da savaş rüzgârlarının hızlandığı bir dönemde ordusu zayıflamış bir Türkiye büyük yaralar alır. İran-ABD çatışması önümüzdeki aylarda kaçınılmaz hale gelecek. Bu gerilim yaza kalmaz. Tüm komşularımızı saracak bir yangının bizi etkilememesi mümkün mü?

Uludere olayında köylülerin ölümüne neden olan istihbaratın kaynağı açıklanmadıkça ve o gücün ülkemizle ilgili niyetleri ortaya serilmediği sürece ulusumuzun önü açık olamaz. Bölücü örgüte her türlü desteği vererek onu cesaretlendiren küresel güce tavır alamazsak birliğimizi koruyamayız.

1919’da sömürgeciliğe karşı ayağa kalkarak dünyanın ezilen uluslarına örnek olmuş ve güneş batmayan İngiliz İmparatorluğunun çökmesini başlatmış ulusumuzun önüne tarih yeni bir fırsat çıkarmıştır. Bu, ABD’nin saldırganlığına karşı çıkmaktır. Ortadoğu’da yenilen bir ABD’nin yıkılma süreci de başlayacaktır. Eğer Türkiye, kendi geleceğini de ilgilendiren bu emperyalist oyunda ABD-İsrail ikilisinin değil de kendi halkının, komşu uluslarının yanında yer alırsa; ABD emperyalizminin çöküşü gibi bir tarihsel fırsatın da öncüsü olur.

Adil Hacıömeroğlu
6 Ocak 2012
Twitter.com@AdilHaciomerogl
Not: 9 Ocak 2012 tarihli Ulus Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Yazılarımın tümünü http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

10 yorum:

  1. Uludere olayı...abd tarafından planlamış ve uygulanmıştır...amaç...!!!kürtlere haklı bir sebeb vermek ve ayaklanmalarını sağlayarak...bir iç savaşa neden olmaktır...abd pusuda beklemektedir...demokrasi ve bahar yaşatmak için!!!!oysa etrafımızdaki komşularımızda yaşananlar için...uyanma vaktidir...yarın çok geç olacaktır...!!!

    YanıtlaSil
  2. kaleminize sağlık Adil Bey, keşke kararlı ve nelerin olduğunu bilen bir halk ve o halkı sürükleyecek bir lider olsa,,, ben ülkemin içinden böyle birinin olacağını bizimde yüreğimizle birleşeceğine ve mücadele edeceğimize inanıyorum... Kendime inan dığım gibi , elbet birgün...

    YanıtlaSil
  3. Hocam yazdıklarınız gene çok doğru tesbitler içeriyor. Bunlardan başka bu gün izlediğim haberlerden sonra burnuma henüz ne olduğunu bilemediğim bir takım kokular gelmeye başladı. Kaçaklığın suç olmaktan çıkarıldığını ben mi atladım acaba? Haber çok ilginçti. Bir o kadar da komik. Bundan sonra kaçakçılığa çıkan katırları sayacakmışız, dönüşlerinde aynı sayıdaki katırın yurda girip girmediğini kontrol edecekmişiz. Yani kaçakçılığı artık yasal hale getiriyoruz bu hükümet aracılığı ile. İşte tam da burada benim cinfikirliliğm tutuveriyor. Giriş çıkışta eksilecek bir iki katırın peşine düşmekten olmasa gerek diye düşünüyor benim aklım. Burada oldukça büyük bir pasta olmalı diyor benim aklım. Ama bunun ne olduğunun kokusu yakında çıkar diye düşünüyorum. SAYGILARIMLA... ADNAN YİĞİTER

    YanıtlaSil
  4. Konusu Trajedi içeren oyunun sanırım son perdesi artık açıkça ortaya çıkmıştır. Türk Ordusu Natoya dahil olmasına rağmen nato ve emperyalizmin projelerine ayak uydurmak istemediğini söylemeye ve göstermeye başlamıştır.Bu durumda eli ve cüzdanı kanlı emperyalist blok 50-52 yıldır kullanageldiği Türk ordusunun karalanarak itibarı yok edilerek tasfiyesi ve aşamasına geçilmiştir.
    Solcu,devrimci,demokrat ve tüm milli güçler gözünü açmalı,bu tasfiyede kilit nokta olan Ordunun tasfiyesi başsız ve güçsüz bırakma projesine karşı tarafsızlığı ve ordu yanlısı görünmek demokratlık ve sivillikle bağdaşmaz yanılsamasını bir tarafa bırakmalıdır.
    Yıllardır istenildiğinde darbe yaptırılan ordu 8 yıldır onlarca general ve en az 5 genelkurmay başkanı başa gelip gelip darbe planlayıp yapamamış ise darbe yapılma diye bir gayenin olmadığı;Kimse kendisini kandırmasın ve laf cambazlığı yapmasın ki görülmektedir.Nato desteği abd isteği ve yönlendirmesi gibi dışa bağımlı şartları yok ise zaten bu ORDU ile darbe yapılamayacağı süreci izleyen herkes tarafından kolaylıkla görülebilecektir.Asker ve siviller dış ve iç politikadaki Cumhuriyet ve Yasalara karşı örgütlenen güçlere karşı geçerli Anayasa ve yasaya göre iktidara tepkilerini göstermişler,göstermeye çalışmışlar ise Cumhuriyete,Kuruluş felsefesine,Ülke birliğine ağır hakaret ve eleştirilerinin olduğu ortamda iktidarın dahi Anayasaya göre suçlu olduğu yerde bu tutumun neresi o kadar anormal oluyor anlaşılır gibi değildir.
    Kaldı ki herkesi içeriye atan attıran güç,2000'li yıllarda adı çokça terör ve infazlarla anılan kurulduğu iddia edilen ÇETELERE hiç karışmamakta ve yuvalarına çomak dahi sokmamaya gayret etmektedir.
    Türkiye bu cendereden dilerim az kaza ve kayıpla çıkar,aksi durumda bu gelişmelerden çok mutlu olanlara bile zindan gibi bir gelecek yaşatacağını ve hepimizin zarar göreceğini bilmek zorundayız.
    Halkın birbirine düşürülesi için oynanan oyunlar genel anlamda bu güne kadar tutmamış ise de,çekinilen Türk Ordusunun tasfiyesi ile ortalığı boş bulan kışkırtıcı bölücüler,yıkıcılar ve orta doğunun abd destekli dinci terör örgütlerinin taşaronluk yapacağı yeni projeler içinde sürüye dönüştürülecek kitleler Türkiye'de olmaz denilen olayları da başlatacak noktaya geldiğimizi bilmekte yarar ve endişe vardır diyorum. Av.Uğur Efil

    YanıtlaSil
  5. Celal KURUHASANOGLU/FR Uludere'de 35 koylunun oldurulmesi uzerine menfi yada muspet yorumlar yapilmasi da dogal. Yorumlar kime yarayacak onu bilemem. Cunku cikarcilarin her biri bir tarafindan cekistiriyor.Olenleri, olenlerin ailelerini dusunen yok. Oralarda ne yerler ne icerler.Tarim yasak.Cobanlik yasak.Kacakcilik yasak!!Haklarinda masa basinda yorum yapmak kolay!!!
    Bu olayin tum sorumlulugu iktidarindir.Bakin askerin demiyorum.Diyarbakir'dan kalkan savas ucaklarinin kalkis emrini veren siyasal iktidardir. Bu ulke hepimizin.Uzerinde cesitli oyunlarin oynandigi bir gercekse ,bu oyuna gelmemekte,oyunu bozmakta memleketi sevenlerin gorevidir.
    Yorumlarimin cogunda BOP es baskanligindan bahsediyorum bu bosuna degil. ABD nin ortadogu icin bir plani var.Bunu uygulamak icin bu iktidari kullaniyor.Iktidar da bu yol haritasindaki rolunu uyguluyor.
    ABD ortadogu'da Iran'a yonelik planlarini Rusya ve Cin'n muhalefeti yuzunden TURKIYE eliyle gerceklestirmek istiyor. ARAP BAHARI diye kendi istediklerini elde etmise benziyor ABD ve AB .Misir,Libya,Tunus simdi de Suriye ve Iran. Uludere olayinin ABD'nin Irak'tan cekilmesinden dogan durumda Barzani'ye yardimci olabilmek icin yapilmis oldugunu dusunuyorum. PKK teror orgutu piyon durumundadir.
    Eger bir ulkenin GenelKurmay Baskani teror orgutu kurmakla suclanip tutuklaniyorsa, bu ne menem seydir, anlamakta gucluk cekiyorum. Buyuk bir ordunun en tepe noktasina erismis bir kisinin terorist olarak gosterilmesin ne iktidara nede kimseye yarari var. Hem de tum kararlarinda bu iktidarin imzasi var. Bu olay bir yonude uluder yi gundemden dusurme gundemi degistirmek için yapilan bir plandir, basarilida olunmustur.
    Sayin Adil bey, ABD ve Israil ikilisinin oyununu bu iktidar bozamaz.Ancak TURK HALKI bozar, demakratik haklarini kullanarak. Bunun icin cok calisilmali cok... Artik sozun bittigi yerdeyiz...

    YanıtlaSil
  6. TEKİL OLAYLARIN YORUMLANMASINDA ORTAYA ÇIKACAK OLAN ORTAK DÜŞÜNCENİN YAŞAMA GEÇİRİLMESİ İÇİN
    BİZE EN YAKIN DÜŞÜNCEYİ TEMSİL EDEN SİYASİ PLATFORMLARDA MÜCADELEYE DAVET EDİYORUM.

    YanıtlaSil
  7. Yazarımız her zamanki gibi yüreğimizdeki duygu, düşünceleri çok güzel bir şekilde dile getirmiş. Teşekkürler. Benim yalnızca ekleyeceğim bir konu gazetelerde yer alan bir babanın feryadıdır. Bu babanın, ölen 35 kişiden biri olan evladının üzerine teröristlerin bayrağının örtülmesidir. Bu baba bu durumdan rahatsız neden ülke bayrağı değil de terörist bayrağı? Ama öyle bir ikilemde ki fazla da ses çıkartamıyor. Yalnızca üzüntüsünü fazla sivrilmeden dile getirmek amacı. Demekki Uludereliler iki arada bir derede kalmış durumda. İşte bu daha da acı. Bir tarafta devlet, diğer tarafta terörist örgüt.
    Benimde bu acıyı duyan tüm Uluderelilere tek sözüm var "Hepimiz kardeşiz". Saygılarımla MUZO.

    YanıtlaSil
  8. Bu olayla ilgili iki tane komplo teorisi var:
    1- Kaçakçılık yapan köylülerin arasına üst düzey PKK'lıların karılşıp Türkiye'ye girmeleri.. Bu sebeple Kaçakçı konvyunun vurulması ve üst düzey PKKlının tasviyesi önemli olduğu için kaçakçı köylülerin zayiatının baştan kabul edilmesi..
    2- ABD'ye ait İHT'nin (ki bunlar silahda taşıyorlar)bilinçli olarak köylüleri vurması ve bu yörede Kürt kökenli yurttaşlar arasında devlete karşı bir infial çıkmasının sağlanması..
    Her ne olursa olsun burada acı olan 35 yurttaşın hayatını kaybetmeleri.. Bu yurttaşların ölümüne üzüleceği yerde aslında onlar kaçakçı bahanesini süremkde kaba ırkçılığın kamuflajı gibi gözüküyor..
    Köy, 130 hane. 60 hane korucu (Maaşlı) 4 hane gazi (maaşlı) 1 hane şehit (Maaşlı) ve 3 hane memur (maaşlı) Bu maaşlı haneler (Elbette maaşsız diğer hanelerde) başbakanı dinledikleri için minumum 3 çocuklu ve natürilik maaşları açlık sınırının altında.. Ve maaşsız diğer hanelerle birlikte açlar.. Mera yasak, yasak olduğu için hayvanın anlamı yok.. Tarla yok, fabrika yok, geçim yok.. Mayınlı arazilerin temizlenip topraksız köylüye organik tarım yapılması gibi üfürmeler ve seçim öncesi vaat ve yardımları haricinde bu insanların tek ekonomisi kaçakçılık.. Dedesi de yapıyordu, babası da yapıyordu, TC bu konuda (yurttaşlarını terörden koruyup iş-güç-hhayvan-tarim ekonomisine kavuşturmadığı için) HİÇ BİR ŞEY yapmadığı için gidecek orada 50 kuruş burada Hükümetin bize dayaması ve ses çıkartmadığımız 3,5 lira fiyatı olan mazotu; burada 7 lira orada 1 lira olan sigarayı geitrecek.. Gençler ufuksuz. Ya dağa çıkacak, ya da büyük şehir varoşları kalabalıkalrına katılacaklar.. Zaten bir kısmı yol parası için yapıyormuş... Durum bu.. Köylüye kızmak bizim kara vicdanımızı rahatlatır mı bilmem? ama onlar kaçakçıııı diye vızlıdanırken dükkandan kazak alırken "fiş istemiyorum, lütfen indirim yapın" demekle ne oluyoruz. Tezgahtan sigara, korsandan kitap alıyoruz. Hiç yapmayanımız KDV zarflarını şişirmiştir.. Sanal alemde efsane olan ırkçı (kürtler kaçak elektrik kullanıyor) üfürmelere de itibar etmiyorum.. Kaçak oaranları belli. en büyük kaçak büyük şehirlerde.. Geçen İstanbulda bir caddeye girdiler 150 abonenin 100'ü kaçak.
    Sonuçta demek istediğim empati yapmayanlar beyinlerinin kıvrımları arasındaki ırkçı ve faşist cinlerinin beyinlerini ele geçirmelerini önleyemezlerse (Bu 70 milyon için geçerli) bu ülkede kardeşliği tekrar inşa etmek güç..
    Kaygılarımla. Serdar Çamurlu.

    YanıtlaSil
  9. İşaret fişeği atılarak işaretlenen nokta hedefler birer birer imha edilmeye başlanmıştır.Her ne kadar mesai arkadaşımdı densede bu imha operasyonlarının önemli ayağıdır.Yada ince ayarlardan sadece biri.

    YanıtlaSil
  10. İKTİDARA GÖRE YÜZLEŞME,MUHALİFLERE GÖRE YÜZSÜZLEŞME.İKTİDAR KOCA BİR GÜÇ AYGITI.DEVLET REJİMSEL ANLAMINDA DEĞİŞMİŞTİR.ORDU 1960 SONRASI ERKİN İÇİNDE YER ALARAK SOSYO EKONOMİK PARTNERLİKLE YETKİN KILINDI.MAAŞTA,OYAKTA,KİT YÖNETİM KURULLARINDA,DANIŞMANLIKLARDA.....MUTLULUKLARIN SARHOŞLUĞUNDA SADECE ABD-İSRAEL EMRİVAKİLERİYLE DARBE TEZGAHLAYANLAR ŞİMDİ KONTR GERİLLA VE DARBECİLİK SUÇLAMALARIYLA MATRUŞKALARIN KANDIR"MACASINDA KAÇINCI PSİKOLOJİK TRAVMAYI YAŞATMAKTADIRLAR.ANTİEMPERYALİST YADA TAM BAĞIMSIZCILIK DEMODE DENİLEN YENİ REJİMDEN NE BEKLİYORSUNUZ Kİ?MANDACI VE MUHİPLER DÜN DE VARDI BUGÜNDE VAR YARINDA OLACAK.İTALYA FARKLI 32 ETNİSİTEDEN VE 6-10 KRALLIKTAN OLUŞMUŞ,FRANSA DA,İSPANYADA,İNGİLTERE DE.ORTADOĞUDA SICAK KAZANLAR EMPERYALİSTLERCE HEP KAYNATILMAKTADIR.750 MİLYAR VARİL PETROL,DİĞER YERLERDE 5-10 MİLYON VARİL.ŞU PETROLDEN BİR KURTULSAK DA MURADAIMIZA ERSEK.İŞİN ASLI FASLI BU.BOP LA LOPLANACAK ORTADOĞU.LOPLANIYOR VE BİZDE HOPLUYORUZ HABİRE.KÜRT,TÜRK,ARAP,ACEM HEPSİ BAHANE.YÖRÜK

    YanıtlaSil