5 Mayıs 2012 Cumartesi

ABD MÜSLÜMAN MI YOKSA?


ABD ve küresel ortaklarının İslam coğrafyasında tarikat, cemaatleri desteklemesi ilgi çekicidir. Özellikle dini grupların liderleriyle iyi ilişkiler içinde olması incelenmeye değerdir. Son yıllarda ülkemizde tarikat ve cemaatleri sivil toplum örgütü olarak kabul ettirilme çabaları da küresel güçlerce dayatılmakta.

II. Dünya Savaşından sonra emperyalist egemenliğini geliştiren ABD, enerji kaynaklarının büyük bölümünün yer aldığı İslam ülkeleriyle yakından ilgilendi. Soğuk Savaş döneminde geliştirdiği "Yeşil Kuşak" projesiyle dinsel grupların gelişmesine yardımcı oldu. Bunun asıl nedenlerinden birisi bu ülkelerde hızla gelişip yükselmekte olan sol hareketin önünü kesmek. İkinci amaçsa bu ülkeleri dinsel liderler aracılığıyla kolayca kontrolüne almak.

Suriye ve Mısır'da asıl muhalefeti oluşturan Müslüman Kardeşler örgütlerini ABD'nin çok sevmesi nedendir? Ta baştan beri Afganistan'da dinsel grupların palazlanmasını destekleyen de Amerika'dır. Başta Suudi Arabistan olmak üzere katı İslamcı kurallarla yönetilen körfez ülkelerinin ayakta durmasını destekleyen de Yanke'dir. Yine ülkemizde çok partili siyasal yaşama geçtikten bu yana din sömürüsüyle  halkımızı kandıran, ülkemizi geri bıraktıran politikacıların arkasında da ABD var.

Ilımlı İslam projesiyle Cumhuriyetin aydınlanma devrimini ortadan kaldırmak da Okyanus ötesinin düşüncesidir. Aydınlanma düşüncesinin kaynağı Batı olmasına karşın, ABD neden Doğu'ya ait olan bir inanç sisteminin kökleşmesi için çaba gösterir? Bu durum şu soruyu akla getirmekte hemen: ABD Müslüman mı oldu yoksa? Bunun yanıtını almak için biraz eskilere gitmek gerek.

ABD'nin İslam'la siyasi ve askeri alanda ilk tanışmaları Filipinler'de oldu. On dokuzuncu yüzyılın son çeyreğinde Filipinler'i işgali sırasında Amerikan kuvvetleri, katı bir Müslüman direnişiyle karşılaştılar. Daha önce Filipinler'i sömürgeleştirmek isteyen Katolik İspanyollarla Protestan ABD'liler arasında amaç bakımından bir fark yoktu. Direnişi kıramayacağını anlayan ABD, İstanbul'daki halife II. Abdülhamit'ten yardım istedi. Halife, Filipinler'deki Müslüman savaşçılara gönderdiği emirle direniş sona erdi. "Filipinler'de İslam'la karşılaşmış olma, Amerikalılara; İslam'ın hesaba katılması gereken önemli bir güç olduğu ve uygun bir şekilde yönlendirildiklerinde Müslüman önderlerin denizaşırı Amerikan çıkarlarını geliştirmekte kullanılabilecekleri konusunda elle tutulur bir kanı sağladı. (Ayrıntı için bakınız. Kemal Karpat, Ortadoğu'da Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk, sf. 32-33, İmge yay.)

         ABD'nin İslam sevgisi ta nerelerden geliyor anladık mı? Ülkemizdeki ABD destekli İslamcıların II. Abdülhamit sevgisinin nedeni de anlaşılmıştır sanırım.

İşte, o gün bugündür İslam dünyasındaki cemaat, tarikat liderlerinin önemli bir bölümünün ABD ile karşılıklı aşkları sanırım anlaşılmakta. Komünizmle Mücadele derneklerinin kuruluşunda ve etkinliklerinde birçok İslamcının görev almasının nedeni ABD severliktir.

İslam dünyası, Atatürk'ün gösterdiği yolda ilerlerse kölelikten de gerilikten de din simsarlarından  da kurtulur; özgür ve insanca yaşama olanaklarına kavuşur.
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                  5 Mayıs 2012
                    twitter.com@AdilHaciomerogl
            Not: 7 Mayıs 2012 tarihli Kent Yaşam Gazetesinde yayımlanmıştır.

4 yorum:

  1. Birinci pencerden bakış;F tipi yapılanmaya hizmet edenlerin ağzından;Heryere kolej açıyoruz.İslam dinini heryere yayıyoruz..yakında ABD de tamamen müslüman olacak göreceksiniz... İkinci pencerden bakış;ABD deki üst düzeyin ağzından;Ya biz dünyanın heryerine misyonerlerimizi gönderdik dünyanın parasını harcadık şu F tipi kadar olamadık..Bırakın ne istiyorlarsa verin.Kendini dünyanın hakimi sansın.Nasılsa 200 koruma ile elimin altında..

    YanıtlaSil
  2. Abd nin ılımlı islam politikası,komunizmle karşı koymak adına üretilmiştir.12 Eylül askeri darbesi,devrim kanunlarına balyoz darbesi indirmekle kalmamış;din hortlatılmıştır.Çoçukluğumda tv de saatlerce Kuran dinletisi ve ilahi dinlediğimizi anımsarım..kursa gittiğimizde keza halen aynı türkçesi okutulmamakta..Ana dilde okutulsa din bu raddeye gelmez.Devletin ve diyanetin dayattığı sisteme boyun eğmekteyiz.Basit ,ilkokul mezunu bir vaiz,en önemli yükselişi Özal zamanıdır..Rusya ,Çin,İran,Suriye ve bazı Türki Cumhuriyetlerinde okulları yasaklanmış sebebi ise eğitmenlerin CIA ajanı olması..Gülen hareketi,ABD desteği ile iyice palazlanmıştır ve siyaseti yönlendirir hale gelmiştir.Parti liderlerinin seçim zamanı tarikat kapılarını aşındırması bu yüzdendir.Türkiye deki inanç sömürüsü,cemaatler eliyle hızla yayılmakta,rahiplerin insanları stadyuma doldurarak yaptıkları dua ayinlerinin aynısı yapılmakta,Pensilvanya da çadır içinde yaşayan gariban Fetto ya dua etmekler..bu duruma gelmemizde ABD politikalarına tam biad içinde sadık kalan siyasilerimizin payı büyüktür..BOP kapsamında ılımlı islam politikaları ,kapitalist islam anlayışını doğurmuştur.Bir yanda lüsk yaşayan elitkesim,diğer yanda yaratılan Sadaka toplumu.Atatürk ün yeni Türkiye Cumhuriyetinde hedef din ile devlet işlerini ayırmaktı;maalesef geldiğimiz noktada diyanet fetva verir hale gelmiştir.Eğitim sisteminin değiştirilmesi,ılımlı islam politikalarının etkenliğini kazandırmak için yapılan bir düzenlemedir ve her yerde okullar imam hatip'e dönüştürüldü.Abd nin islamlaşacağı nı düşünmek yanılgıdır..üçündü dünya ülkelerine kapitalist islam ve protestanlık yayma politikası ,Abd nin din unsurunu kendine göre ayarladığının göstergesidir.Din afyondur ve insanlar üstünde etkisi kalıcıdır.Abd'den güç alan Gülen salavat'tan hz.Peygamberin ismini dahi çıkartmıştır.Koyun olan milletimiz halen din bağnazlığına körü körüne inanmaktadır.tşkler Adil Bey,bilgimize bilgi kattığınız için..saygılarımla Aslı Sivrikaya

    YanıtlaSil
  3. Muslumanlik,inanc meselesidir,Rabbinden gelen emirlerin,yaratildigin gibi dost dogru ol tezinden gelen..Kendin icin ne istersen baskalari icinde aynisini isteyen ahlakin guzeligindeki iman ile...
    Ziddiyla temayul eyleyen toplumlarin dediklerinden cok yaptiklariyla ilgilenmek gerekir...Irak mezalimini unutamam bu yuzden...Medeniyet goturuyoruz diye masum halka ates acanlari Rabbime havale ederek...

    YanıtlaSil
  4. Günümüzün en önde gelen küresel emperyalizmin temsilcilerinden ABD ; Ortadoğu ülkelerinde katı TOKRATİK yönetimi desteklemektedir ; çünkü buralardaki ŞERİATÇI yöneticilere destek verdiğinde , karşılığında ABD çıkarlarının korunmasını , gözetilmesini güvence altına almaktadır. Filipinler ' de İslam ordularının direnişini kıramayan ABD , orayı sömürgeleştirebilmek için Osmanlı padişahı ve Halife II. Abdülhamit ' in desteğini almış ve amacına ulaşabilmiştir. İslamcı kesimler bu yüzden hem ABD'ye , hem de II. Abdülhamit'e sempati duyarlar.
    Sonuçta ; İslam ülkelerinin kurtuluşu , Atatürkçü bir düzene geçmektedir : Ulusal bağımsızlıkçı , laik , insan haklarına dayalı demokrasi.. Konuyu ayrıntılarıyla anlatan Sn. A. Haciömeroğlu'na teşekkürler !
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil