8 Haziran 2012 Cuma

LAİKLİĞE SON DARBE



     Başbakan yardımcılarından Bozdağ, "Diyanet laik olmamalı." dedi. AKP'nin alışılmış bir taktiği. Önce bir parti sözcüsü ya da hükümet üyelerinden biri, kamuoyunun gündem yorgunu ve şaşkını olduğu bir anda konuyu ortaya atıyor. Toz duman içinde halkın nasıl tepki göstereceğine bakıyorlar. Muhalefet partileri, basın konuyu irdelemezse işi sonuca vardırıyorlar. Bu arada basının büyük çoğunluğunu oluşturan yandaşlar da konuya kendilerince haklı gerekçeler bulup beyin yıkamaktalar. Sonrasında zemin hazır olunca da gerekli değişiklik yapılarak bir cumhuriyet kalesi daha yıkılmış oluyor.

     "Bu madde içinde laiklik ilkesiyle bağdaşmayan bir husus var. Yeni düzenlemede laiklikle bağdaşmayan bu hususun da Diyanet İşleri Başkanlığı'nı düzenleyen maddeden çıkarılmasında fayda vardır. Nedir o? 'Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı laiklik ilkesi doğrultusunda' diye başlıyor... Yani görevini yaparken 'laiklik ilkesi doğrultusunda görev yapar' diye bir görev tanımı  yapılıyor. Yani laikliğin izin verdiği kadar din anlatımına, laikliğin izin verdiği kadar hizmete izin veren yapı var. Bu müdahaleci bir laiklik anlayışıdır, doğru bir şey değildir." Bu sözler, Bozdağ'ın açıklamasından bir bölüm. Burada kast edilen anayasanın Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili 136. maddesi. Anayasanın bu maddesi ne diyor, bir de ona bakalım.

     "Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirir. (Anayasa, madde 136)" Diyanet İşleri de diğer devlet kurumları gibi Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine, anayasada ifadesini bulan laiklik ilkesine uymak zorunda. Gerici kafalar, laikliği "dinsizlik" olarak algılayıp halka da böyle algılattıkları için bu anayasa maddesinden rahatsız olmaktalar. İslam dininde ruhban sınıfı olmadığından dinle ilgilenen devlet kurumlarının ayrıcalıklı olması beklenemez. 

     136. madde Diyanet'e, siyasetin dışında kalsın, diyor. Kısacası camiye siyaset girmesin, istemekte. Bunun ne sakıncası olabilir ki? Siyasete bulaşan bir Diyanet'in yolu mu açılmak isteniyor? Zaten son zamanlarda Diyanet İşleri Başkanının fetva verirmiş gibi şeyhülislam edasıyla her konuda konuşması ilgi çekicidir. "Kürtaj" ve   "sezaryen" konusunda tıp adamlarından önce konuşması, hükümet yanlısı bir tavır takınması manidardır. BU tavırlarla camiye siyaset sokulmakta, din siyasete alet edilmekte. Buradan hareketle başbakan yardımcısının anayasanın 24. maddesinde neden değişiklik istediği de anlaşılmakta.

"Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. (Bu arada, anayasadaki yazım ve noktalama yanlışlarının düzeltilesi ivedilikle gereklidir." Bu da 24. maddenin son paragrafı. Kim, neden rahatsız olur ki bu anayasa maddesinden?  Ancak din üzerinden siyasal ve kişisel çıkar elde etmek isteyenler rahatsız olur bundan. Dinin kutsallığını kötüye kullanmak, dine zarar vermez mi? Dini, günlük siyasetin içine sokmak, onun kutsallığına, saygınlığına zarar getirmez mi? Gerçek bir dindar böylesine zararlı bir yola sapar mı?

Bu iki maddenin değiştirilmesiyle laiklik, yasalarda da yaşayışta da kalmaz. Amaç, sözde özgürlük isteğiyle devletin sağlam temellerinden önemli birisini daha dinamitlemek. Laikliği ortadan kaldırmak demek, ulusal birliğimizi yok etmek demektir. Laiklik ilkesi ulusal bütünlüğümüzün en önemli ortak paydasıdır.

Merak ediyorum, AKP ile demokrasi(?) yarışına çıkan laiklikten yana olduğunu söyleyen siyasetçilerin önüne bu anayasa değişikliği gelince ne yapacaklar? Cumhuriyet'i cumhuriyet yapan laikliği mi savunacaklar; yoksa "din özgürlüğü" kandırmacasına inanıp AKP’ye destek mi verecekler ?

                                                                                                    Adil Hacıömeoğlu
                                                                                                      8 Haziran 2012

3 yorum:

  1. BEN ATATÜRKÜN LAİKLİĞİNDEN DİN ALANININ KENDİ ÖZYÖNETİMİNDEN İNANALAR TARAFINDAN YÖNETİLMESİNİ ANLIYORUM.KÖYDEKİ CAMİYE TUTULACAK İMAMDAN VAİZE KADAR HALK SORUMLUYDU ÇOCUKLUĞUMDA .ŞİMDİ DEVLET KADROLU İMAM VE VAİZLERLE STATÜKOCU DEVLET DİNİNİ LAİKLİK DİYE YUTTURUYORLAR.DEVLET DİNNE DE,SOSYAL YAPIYADA,MALİ YAPIYADA DAYATMA YAPARAK GÜYA STANDART KOYABİLİYOR.LAİKLİK NASIL BİR STANDART Kİ?

    YanıtlaSil
  2. YUKARIDA BELİRTİĞİNİZ GİBİ BİR KONUDA PARTİ POLİTİKALARINA UYGUN BİR DEĞİŞİKLİK YAPACAKLARI ZAMAN ÖNCE AKP NİN PARTİ SÖZCÜSÜ VEYA HÜKÜMET ÜYELERİNDEN BİRİ EYLEME GEÇİYOR VE NABIZ YOKLAMASI YAPIYOR, SONRA GÜNDEMİ DEĞİŞTİREN BU KONU ÜZERİNDE MÜTAREKE BASINI OLAYI GELİŞTİRİYOR HALKI YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞYOR SONUÇTA OLAY İSTEDİKLERİ YÖNDE GELEŞİSE BİR GECEDE KANUN HALİNE GETİRİYORLAR.BU TIP LİTERATÜRÜNDE AŞI UYGULAMASINA BENZİYOR.bAZI AŞI UYGULAMASINDAN ÖNCE AŞININ AZ BİR MİKTARI VÜCÜDA ENJEKTE EDİLİR.ÖRNEĞİN VEREM VEYA ALLERJİ TESBİT AŞILARI GİBİ..TESBİT AŞISI TUTARSA ESAS AŞI YAPILIR.TUTMAZSA AŞI YAPILMAZ.ŞİMDİ LAİKLİK İLKESİNİ ANAYASA TEMİNATI ALTINDA OLAN DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA EL ATTILAR.İSTEDİKLERİ LAİKLİK İLKESİNİ BU KURUM VAZİFESİNDEN SİLMEK VE KENDİ İSTEDİKLERİ ŞEKİLDE DİN AĞIRLIKLI DANIŞMA ŞÜRASI HALİNE GETİRMEKTİR.NİTEKİM BU UYGULAMANIN İLK AŞAMASI OLAN DEVLET KADROLARINA İMAM VE VAİZLERLE DOLDURDULAR.CUMHURİYETİMİZİN TEMEL İLKESİ OLAN LAİKLİĞİ ORTADAN KALDIRMA ÇABALARINA MUHALEFETTEN SEN ÇIKMAMASI DA AYRI BİR KONU.DİKKAT EDİLİRSE DİYANET BAŞKANININ KÜRTAJ KONUSUNDAKİ BEYANATI ANINDA chp CE KÜRT SORUNU VE TERÖR KONUSUNDAKİ TEKLİFİNE AKP BALIKLAMA ATLADI VE LAİKLİK KONUSUNA YİNE GÜNDEMİ DEĞİŞTİRDİ.LAİKLİK UYGULAMASI KENDİ İÇİNDE AKP NİN POLİTİKASINA UYGUN OLARAK SESSİZ VE SEDASIZ YÜRÜYÜP 136. MADDEYİ GÜNÜ GELİNCE KALDIRMAK TEŞEBBÜSÜNDE BU İKTİDAR BULUNACAKTIR.

    M.K.AKAY

    YanıtlaSil
  3. Yazınız çok güzel olmuş arkadaşım. Duygularımıza tercüman oluyorsunuz.

    YanıtlaSil