14 Aralık 2012 Cuma

TARİHİN TEKERLEĞİ GERİYE DOĞRU DÖNER Mİ?



          13 Aralık günü ülkemiz tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Türkiye’nin dört bir yanından kopup gelen yurtseverler Silivri tutsaklarının yanındaydı.

Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve bağımsızlık isteyen yurtseverlerin sesleri Silivri tutukevinin duvarlarından yankılanıp tarlalara yayılarak gökyüzüne yükseldi. Jandarma barikatı, kararlı ve inançlı kitleleri durduramadı. Yurtseverlerin nasibinde yine biber gazı, cop ve tazyikli su vardı. Dondurucu soğukta tazyikli su sıkılan cumhuriyetçilerin kararlılığı daha da arttı. Dün orada toplananlar isteseydi, barikatları ve tüm engelleri aşıp içeriye girerlerdi.

Her kesimden insan vardı Silivri’de. Mesleğinin zirvesinde sanatçılar, gazeteciler, avukatlar, öğretmenler, üniversite öğretim üyeleri, doktorlar, emekli askerler, mühendisler… Kimler yoktu ki? Atatürk Devrimi’yle aydınlanma sürecinde aş, iş, ekmek, ülkü sahibi olan on binler; coşkun bir nehir gibi akmıştı Silivri’nin adalet suyuna hasret topraklarına.

Duruşma salonu da dışarıdan farksızdı. İçerideki izleyiciler, sanıkları alkışlayınca coşku arttı. Avukatların susturulduğu, dışarı atıldığı bir mahkemede hukuk arayanlar art niyetli değil de nedir? Hani savunma hakkı kutsaldı? Duruşma salonuna robokopların girmesi adaletin nasıl dağıtılacağının bir göstergesi değil mi?

Yandaş medyanın bülbülleri, Silivri’deki aydınlanma ateşinden korkmuşa benziyorlar. Kanal kanal gezen tetikçi yorumcular daha sinirli ve saldırgandılar. Demokratik bir hakkın kullanılması olan gösteri yapmayı, “baskın” olarak niteleyen bu zevatın; kimler adına yurtseverleri ve Cumhuriyet kurumlarını kuşattıklarını anlamak güç değil. Emperyalizmin ve onun desteklediği faşist bir iktidarın kullandığı bu zavallılar deliğe süpürüleceklerini anlamış olmalılar ki kaygıları yüzlerinden okunmakta.

Yandaş medyanın bülbüllerinden biri, dün “Mütalaanın verileceği duruşmaya Doğu Perinçek niye gelmedi?” diyerek günün en güzel yumurtlamasını yaptı. Bu köşe yazıcısının, Doğu Perinçek’in duruşmalardan men edildiğinden bile haberi yok. Hatta Perinçek’in savunması nedeniyle on altı yıl ceza alarak dünya yargı tarihine geçtiğini de kendisine anımsatmalı. Bilgi sahibi olmadan ekranlara çık, uydur uydur, söyle.

CHP’li bazı milletvekillerinin Silivri’de olmaları çok güzel. Ancak demokrasi aşığı(!) “yetmez, ama evetçileri” de gözlerimiz aramadı değil. CHP’de ciddi bir ayrışma süreci yaşanıyor. Önümüzdeki günlerde bu ayrışma daha belirgin olacak. Dünyanın en büyük hukuksuzluklarından birinin yaşandığı Silivri’de olmamak, bu CHP’li vekillerin AKP treninde yolculuk yaptıklarının göstergesi.

Silivri’de MHP’lileri de göremedik. Engin Alan’ın sanık, Şemdin Sakık’ın tanık olduğu bir duruşmaya katılmayan, buradaki hukuksuzlukta taraf olamayan MHP’li yöneticiler kimin yanında yer alıyorlar bu tavırlarıyla? Kurdun, kuzuyu yemeye çalıştığı bir yerde tarafsız kalmak, kurdun yaptığını onaylamaktır. Silivri’ye gidemeyen MHP’li yöneticiler, Şemdin Sakık’ın tanıklığını onayladıklarının farkındalar mı? “Ergenekon” adı da bir şey anlatmıyor mu bu yöneticilere? Ergenekon davasıyla Türk milleti bölünüyor, Türk devleti çökertiliyor; bundan ötesi var mı?

Silivri’de askerler, gazeteciler, siyasetçiler, öğretim üyeleri... Yargılanmıyor. Ergenekon Davasında İlker Başbuğ, Fatih Hilmioğlu, Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Hurşit Tolon, Yalçın Küçük, Hikmet Çiçek, Erkan Önsel… Sorgulanmıyor. Orada Atatürk, Cumhuriyet, devletin ve ulusun birliği, yüz yıllık çağdaşlaşma süreci, Türk Devrimi yargılanıp sorgulanıyor. Bunun içindir ki yurtseverler ayakta.

Herkes şunu iyi bilmeli ki tarihin tekerleği geriye dönmez. Son yıllarda tarihin tekerleği ıslak zeminde biraz geriye kaymış ve patinaj etmekte. AKP’nin tarihin tekerleğini geriye döndürme girişimi, olaylara ve siyasal gelişmelere uzak olan yurtsever çoğunluğu uyandırmıştır. Sağ iktidarlarca kesintiye uğramış, biraz da hırpalanmış Cumhuriyet Devrimini tamamlama fırsatı ulusumuzun önüne gelmekte. Mustafa Kemal Atatürk’ün ışığı, yeniden ve daha güçlü olarak topraklarımızı aydınlatacak. Dünyadaki tüm akarsular denizlere, göllere akar. Ters çevirebilir misiniz bu akışı? Her sabah sımsıcak doğan güneşi engelleyebilir misiniz? Binlerce yıldır kimi zaman hızlı, kimi zaman da ağır aksak ileriye giden uygarlık treninin tekerini geriye döndürebilir misiniz?
                                                           
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           14 Aralık 2012
Not: 17 Aralık 2012 tarihli Ulus Gazetesinde yayımlanmıştır.
Yazılarımın tümünü, http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

11 yorum:

  1. Erdinç ŞENER14 Aralık 2012 22:08

    Sayın Hocam harika bir yazınız daha..Özellikle CHPde ayrışma süreci tespitinize yürekten katılıyorum..MHP ve bir takım CHP milletvekili sıfatı taşıyanların Silivriden uzak kalması utanç verici..Kurumlara ve şahıslara bu kadar yoğun saldırının olduğu dönemde sessiz kalan bu kesime umarım gelecekte ağır bir ders verilir..Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  2. SİLİVRİYE GÜNEŞ DOĞACAK... ORADAYDIK.

    YanıtlaSil
  3. Kuşkusuz, tam da belirttiğiniz gibi, "Engin Alan'ın sanık, Şemdin Sakık'ın tanık" olduğu Silivri Oyunu, askerlerin nüfuzunu kırarak tarihin tekerine yön verme girişimidir. Söndürülemeyen ateş, hırsla örtünün altına sıkıştırılmıştır, ama nereye kadar orada kalacak? Üstelik örtü de artık çürümek üzere.

    YanıtlaSil
  4. Hocam dünyadaki tüm akarsular hep denizlere göllere akar buyurmuşsunuz doğrudur. Akarsularda öyle balıklar vardır ki, akış yönünün tersine yüzebilirler. Hele suyun debisinin düştüğü zamanlarda bu geriye yüzüş daha da kolay hale gelir. Ulu önder bunun böyle olacağını doksan yıl önceden bilmiş ve bize gençliğe hitabeyi bırakmış. Hitabe baştan sona suyun debisin her daim güçlü tutulmasını öğütlemiyor mu bizlere. İşte şimdi yaşadıklarımız o suyun debisinin önemini bir anlık aklımızdan çıkarmamızdan. Akarsular hep akmaya devam edeceği gibi, geriye yüzmeye çalışan balıklar da hep var olacak.



    Adnan Yiğiter

    YanıtlaSil
  5. Atatürk ilke ve devrimlerine dayalı cumhuriyetimizi , yurtseverleri uyduruk bir suçlama ile , tertiple yargılayan '' AKP ' NİN ÖZEL MAHKEMELERİ '' Silivri'de zulmünü sürdürürken , orada topluca tepki gösteren YURTSEVER topluluk umutlarımızı diriltmiş , geleceğe güvenle bakmamızı sağlamıştır. Ancak bu topluluğa katılmayan ve desteğini göstermeyen MHP ile CHP ' nin ayrışan kesimi , küresel emperyalizmin yanında olduğunu , yurt ve ulus için ihanet içinde olanların yanında yer almış olduklarını bilmeliler. İşte bu doğrultuda bizleri aydınlatan Adil Haciömeroğlu dostumuzun önemli yazısı bu. Teşekkürler Sayın Adil Haciömeroğlu ; yüreğinize , kaleminize sağlık!

    YanıtlaSil
  6. Ayın on dördünde Milliyet'in internet sitesine girdim.Davadan tek bir satır yoktu.Bu bir kuşatılmadır.Adına uygun kuşatılma.Tarih sonsuza akar giderken ne kuşatılmalar olmadık yerlerinden yarıldı.Yüzyılın davası denilen bu dava tam bir öç alma davası.Yüzyıl geriye gittiğinizde 1908'i bulurssunuz.1908'de olan davaların devamı.Tarih geriye akmazken onu yatağında akıtacak o toplumun bilincidir.Bu bir Anadolu kavgasıdır.Haçlı düşüncesi ve taraftarları topraklarımızı hala Bizans toprağı görürler.Biz ise toprakları namusumuz olarak korumaya kararlıyız.Bunun mücadelesi çetin geçecek elbet.Zindanlar dolup dolup taşacak.Magosalar,Maltalar yeniden kurulacak.Terki diyar mı etmeli?Buna halkımız karar vermeli.Bu durumda bahsi geçen partilerin milli işlevleri yok olmuştur.Bence bunlara umut bağlamak boşunadır.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. BÖYLE "CHPLİ BAZI MİLLETVEKİLLERİ" DİYE GEÇİŞTİRİLECEK BİŞEY DİİL BU.. CHP 13 ARALIKTA SİLİVRİ İÇİN ORGANİZE OLDU.. BİZLER DAHA BİRBİRİMİZİ YEMEYE DEVAM EDELİM KARŞI TARAFIN EKMEĞİNE ÜLKER BALLIM TEREYAĞ SÜRELİM BAKALIM NOLCAK BU AYRIŞMANIN SONU?.. "CHP’li bazı milletvekillerinin Silivri’de olmaları çok güzel. Ancak demokrasi aşığı(!) “yetmez, ama evetçileri” de gözlerimiz aramadı değil. CHP’de ciddi bir ayrışma süreci yaşanıyor. Önümüzdeki günlerde bu ayrışma daha belirgin olacak. Dünyanın en büyük hukuksuzluklarından birinin yaşandığı Silivri’de olmamak, bu CHP’li vekillerin AKP treninde yolculuk yaptıklarının göstergesi."

    Lakin evet turan güneşin oğlu hurşit güneşin " silivriye gitmek partimizin en büyük hatası" türü bir laf ettiği söylendi sonra takibetmeye çalıştım fakat ne kendisinden bi doğrulama ya da yalanlamaya rastladım (belki oldu da ben mlsf göremedim) ne de böyle bir laf ettiyse parti yönetiminin reaksiyonu noldu onu da mlsf bulamadım.. ama tabi edildiyse ben bu sözlere asla katılmıyorum..parti yönetimi de çeşitli vesilelerle silivrideki milletvekillerine desteğni açıkladı.. ayrıca salt milletvekillerini desteklemekle kalmadı ergenekon iddianamesinin ve silivrideki mahkemenin bir düzmece olduğunu da belirtti...hatta bu nedenle silivri ziyaretinden sonra açıklama yapan kılıçdaroğluya ilgili fezleke hazırlanması da gündeme geldi!..

    MHPLİLERLE İLGİLİ YAZDIKLARINIZAYSA TAM TAMINA KATILIYORUM HATTA AZ BİLE BULUYORUM...
    "Silivri’de MHP’lileri de göremedik. Engin Alan’ın sanık, Şemdin Sakık’ın tanık olduğu bir duruşmaya katılmayan, buradaki hukuksuzlukta taraf olamayan MHP’li yöneticiler kimin yanında yer alıyorlar bu tavırlarıyla? Kurdun, kuzuyu yemeye çalıştığı bir yerde tarafsız kalmak, kurdun yaptığını onaylamaktır. Silivri’ye gidemeyen MHP’li yöneticiler, Şemdin Sakık’ın tanıklığını onayladıklarının farkındalar mı? “Ergenekon” adı da bir şey anlatmıyor mu bu yöneticilere? Ergenekon davasıyla Türk milleti bölünüyor, Türk devleti çökertiliyor; bundan ötesi var mı?"

    YanıtlaSil
  8. cok yasayin e mi!.. türkiye de geldigimiz nokta bu... chp bile kendi icinde kaynasti ne yazik ki!...

    YanıtlaSil
  9. ATATÜRK 1938 DE ÖLDÜ FAKAT CHP YENİ YAPILANMALARIYLA HÜKÜMETLERİYLE HEP VARDI.1939 DAKİ TEVFİK RÜŞTÜ ARASIN AMERİKAN YÖNETİMİNE VE YABANCI SERMAYEYE ÇAĞRISINI,1941 BOĞAZLAR VE CİA ANLAŞMALARI,1947 AĞIRSANAYİİN KALDIRILMASI YÖNÜNDEKİ AMERİKALI 3 RAPORTÖRÜN BAĞLANTILI ANLAŞMALARI,YİNE MARSHALL YARDIMI TALEPLERİYLE 1 CM DEMİRYOLU DÖŞEMİYEN CHP İKTİDARLARI HATTA İMF VE DÜNYA BANKASINA GİRİŞ YANINDA İSTANBULA İNÖNÜNÜN O MEŞHUR MİSSURİ ZIRHLISI KOMUTANININ AYAĞINA KADAR GİDİP KARŞILAMALAR,1950 CHP SEÇİM BİLDİRGELERİNDE ÖZEL TEŞEBBÜSÜN % 50 DESTEKLENECEĞİNE DAİR TALEBİ VE DEVLETCİ KALKINMADAN VAZGEÇEN VAADİ........İŞTE BÜTÜN MESELE BU OLMAK YADA OLMAMAK??????????YÖRÜK MEMED

    YanıtlaSil
  10. Sayın hocam ve kıymetli yorumcu arkadaşlar sanki benim kafamda tasarladıklarının aynısını söylemişler.Herkesin yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  11. Elinize yüreğinize sağlık,tamamen hislerimize tercümanlık yapıyorsunuz..

    YanıtlaSil