26 Temmuz 2013 Cuma

OTELLERİN GÜNAHINI CAMİ Mİ ÖRTECEK?


Atatürk’ün kurduğu, yaptığı ne varsa sattınız. Satamadıklarınızı yıktınız. Bir takım yandaşlarınızı varsıllaştırmak için var gücünüzle pazarladınız halka ait ne varsa. Doymak bilmeyen bir iştahla aç kurtlar gibi saldırdınız ulusun değerlerine, varlıklarına. Dün süngüyle kovduklarımızı, milletin başına efendi yaptınız.
Açlığınız o kadar çoktu ki hiçbir şey sizi durduramadı. Atatürk’ün yaptıklarını satmak yetmeyince Fatih’in kurduklarına sıra geldi. Fatih, İstanbul’u aldıktan iki yıl sonra, 1455’te Haliç kıyısında Tersane-i Amire’yi kurdu; bugünkü adıyla Haliç Tersanesi’ni. İleri görüşlü, genç dahi padişah beş yüz elli sekiz yıl önce tersane yapıyor. Biliyor ki denizlere egemen olmadan karaları elde tutmak güçtür. Büyük devlet olmanın yolu, denizciliğin gelişmesine bağlı, diye düşünmüş Fatih. Ne yazık ki bugün “Fatih’in torunuyum!” diyerek övünenler denizcileri hukuksuz, mesnetsiz hapislere atmakta. Böylece de Türklere denizleri kapamakta.
Haliç Tersanesi’nin bulunduğu yer “Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi” adıyla satışa çıkarıldı. İhaleyi başbakana âşık olduğunu söyleyen yandaş işadamı Fettah Tamince’nin de ortak olduğu grup kazandı. İhale bedeli, bir milyar üç yüz kırk altı milyon Amerikan doları. "Neden lira değil de dolar?" diye sorabilirisiniz. Bir ülkenin bağımsızlığının en önemli simgelerinden biri parasıdır. Kendi ülkenizde paranız bir değer değilse durup düşünmek gerek. Bu kadar yüksek bedeller ödeyen bu işadamı acaba ne kadar vergi ödemiştir? Bu sorunun yanıtı da merak konusudur.
Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi’nde neler var? Yat limanı, beş yıldızlı iki otel, apart oteller… Dükkânlar, restoranlar, kongre ve kültür merkezleri, sinema, eğlence tesisleri, otopark (kısacası AVM) ve bir de cami…
Beş yüz elli sekiz yıldır ayakta duran bir tarihsel değeri yandaşa peşkeş çekeceksin, orayı ticarethaneye dönüştüreceksin, yanına da göstermelik bir cami yapacaksın. Ondan sonra kalkıp dindar insanları cami yaptım, diye kandıracaksın… Yarın öbür gün Haliç’teki yağmaya karşı çıkıldığında AKP sözcüleri; “Bunlar cami yapılmasını istemiyorlar.” diyecekler. Haliç’i, tarihi, Fatih’in yapıtını, halkın hakkını savunanları dinsizlikle suçlayacak bu yağmacı zevat.
AKP iktidarı, doğayı yok ettiği gibi tarihi de yok etmekte. Amaç, ulusun tarihsel köklerini kesmek. Böylece de tarihsel belleği ortadan kaldırmak. Tarihi, kökü olmayan toplumlar kimliklerini yitirirler, diye düşünmekteler. Önce yakın tarihe saldırdılar, şimdi sıra eski tarihte.
AKP zihniyeti için para söz konusu olduğunda ne Osmanlı dinlerler ne de Cumhuriyet. Onların dünyaları da rüyaları da yeşil dolar üzerine kurulu. Onların Osmanlı hayranlığı da sahtedir.
Sen, ecdat yadigârı tersaneyi yok edip yerine AVM; otel, yat limanı yapacaksın, yeşil dolarları cebe indireceksin, bir tane cami yaparak bu yağmacılığını örteceksin öyle mi? Kulları belki kandırırsınız, Allah’ı nasıl kandıracaksınız?
AKP gittikçe halk kayasına tosluyor, Allah şaşırtıyor onları. Yaptıkları ellerine, ayaklarına dolaşmakta. Yağmacılık gözlerini o kadar döndürdü ki ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Aç kurtlar gibi saldırmaktalar her şeye. Hele gideceklerini de anladılar ya, iyice kural tanımaz oldular. Artık dindar yurttaşlar da AKP’nin kurnazlıklarına inanmamakta.
Kandırıldığını anlayıp BOP’un farkına varan, yağmacıların asıl yüzünü anlayan gerçek Müslümanların gazabından Tanrı, AKP’yi korusun.
                                               Adil HACIÖMEROĞLU
                                               25 TEMMUZ 2013





3 yorum:

  1. Kalemine yüreğine sağlık hocam...

    YanıtlaSil
  2. Namaz diye secdeye alınlarını vurdukları yer ABD-AB-İsrail'in ayaklarının dibidir.Orada ulusal kimlik, dil, din, tarih ve birleştirici olan her şey bir paçavra olarak kullanılmaktadır.

    YanıtlaSil
  3. Gerçek müslümanlar AKP ' nin İslam için de zararlı olduğunu anlayabilirler. Çünkü kendi çıkarları için dini de kullanıp kirleten kesim bu AKP. Çıkarları için İslam adına , İslam'a ters gelen şeyleri pervasızca yapabiliyorlar. Kaynaklarımızı peşkeş çekmeleri , ülkeyi yağmalatmaları , yok ettikleri doğa gibi tarihi kaynakları da yabancılara yok pahasına aktarmaları...Bütün bunlar dikkate alındığında , Müslüman kesim için de bir külfettir AKP uygulamaları. Bu doğrultuda yeni bir yazısı önümüzde Adil Haciömeroğlu'nun. Teşekkürler!. / Özgen Kara

    YanıtlaSil