15 Ağustos 2013 Perşembe

İFLAS EDEN DIŞ POLİTİKA


Kendini Osmanlı padişahı sanan Erdoğan’la düşler dünyasında yaşayan Davutoğlu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya sefere çıktılar akıllarınca. Bu seferle Osmanlıyı yeniden kurmak isteğindeydiler.
Erdoğan ve Davutoğlu, Osmanlının fetih politikalarını kendi öz gücüyle yaptığının farkında değiller. Bu nedenle de ABD ve AB desteğiyle Osmanlıyı yeniden diriltmeye çalışmaktalar. Atalarımız; “El eşeğine binen, tez iner.” diye boşuna dememiş. RTE ve Davutoğlu, Osmanlı düşünden duvarlara çarpmaktalar sürekli olarak. Ne yazık ki bu çarpmalar, onları uykudan uyandırmıyor. Tersine gittikçe gerçek yaşamdan uzaklaşarak düş dünyalarını gerçek sanıyorlar.
AKP hükümeti, ilk kez Batılı güçlerin askeri olarak Kaddafi’yi devirmek için kolları sıvayarak cepheye koştu. Kaddafi devrildi. Batılı ülkeler, Libya’yı resmen yağmaladı. Petrol ve uranyum yatakları emperyalist ülkelerin kontrolüne geçti. AB ve ABD bombalarıyla yıkılan Libya’nın yeniden imarı işini de yıkanlar üslendi. Türkiye bu paylaşımı yalnızca izledi.
Kaddafi döneminde binlerce işçimiz Libya’da çalışıp, onlarca işadamımız orada iş yapmaktaydı. Yıllarca süren bu ekonomik ilişki sayesinde Türkiye’ye milyar dolarlar akmaktaydı. Türkiye’nin Libya ile ticareti, Türk ekonomisi için yaşamsaldı. Türkiye Libya’da kaybetti, hem siyasal hem de ekonomik olarak.
Libya’yı tarumar eden iki baş aktör Sarkozy ve Berlisconi, kendi ülkelerinde koltuklarını yitirdiler. Erdoğan ve Davutoğlu ise yeni düşlerin peşindeler…
AKP’nin ikinci büyük seferi Suriye’ye oldu. ABD’nin Esat’a karşı başlattığı yıkıcı projenin en önüne AKP geçti. Kendisini Osmanlı akıncıları sanan Erdoğan ve Davutoğlu, Şam’daki Emevi Camisinde cuma namazı kılmak için süre bile veriyordu dünya kamuoyuna. AKP’li cengâverler, Emevi Camisinde namaz kılamadılar; ama Esat, bu gidişle Türkiyeli yurtseverlerin konuğu olarak Sultanahmet’te namaz kılacağa benzemekte.
ABD ve AKP, Suriye’yi bölünmenin eşiğine getirip ülkeyi yıkıntı durumuna getirdiler. Binlerce insanın ölümüne, on binlercesinin yaralanmasına, yüz binlerce kişinin göçüne neden oldular. Tarihsel öneme sahip kentler harap oldu. Suriye yakılıp yıkıldı ABD ve AKP destekli teröristlerce.
Suriye ile Türkiye’nin ticareti sürekli gelişmekteydi. Gaziantep, Hatay ve Halep Halepikili ticaretin merkezleriydi. Halep yakıldı, yıkıldı. Barbarların eliyle büyük bir uygarlık yok edildi.
Türkiye’nin ekonomik, siyasal, toplumsal barış açısından en istikrarlı kentleri mahvoldu. Hatay, Şanlıurfa, Kilis ve Gaziantep kirli bir savaşın kurbanı oldu AKP sayesinde. Yurttaşlarımız öldü, yaralandı. Suriye ile ticari ilişkilerimiz sıfırlanmakla kalmadı, üstüne para da harcamaktayız. Mülteci adı altında binlerce teröristin beslenmesi, barınması Türkiye’ye yük oldu. Bir de teröristlerin silahlandırılması için harcanan paralar var tabi. Türkiye, Suriye’den ticari kazancını yitirdiği gibi yitirdiği gibi boşu boşuna para da harcamakta.
AKP’nin düşçülerinin üçüncü seferleri Mısır’a yapıldı. Ortadoğu’nun siyasal açıdan en önemli ülkesinin iç işlerinde taraf olma gibi büyük bir hatanın içine girdiler. İdeolojik saplantı ve çıkarlarını, ülke çıkarlarının önüne geçirdiler. Mısır’da Münafık Kardeşler Örgütünü kışkırtarak iç çatışmayı körüklediler. Mısır bu yıkıcı davranışa anında yanıt verdi ve Türkiye ile ticaret durma noktasına geldi. İki ülke arasında siyasal ilişkiler tarihte görülmedik bir biçimde gerginleşerek kesilme durumuyla karşı karşıya kaldı.
Erdoğan ve Davutoğlu’nun emperyalist destekli hayal politikası, Türkiye’yi her bakımdan zarara uğrattı. Ekonomik, siyasal açıdan kaybetmiş bir Türkiye var. Arap halkları nezdinde itibarını yitirmiş bir AKP Türkiye’si. Bazı yandaş ve özgürlüğünü teslim etmiş medya sözcüleri çıkıp AKP’nin dış politikasının başarısından söz etmekteler. Sürekli kaybeden bir dış politikada başarıdan söz edilebilir mi?
Erdoğan ve Davutoğlu Türkiye’nin çıkarlarına ve itibarına çok zarar verdiler, çok. Koca bir ülkeyi, emperyalizmin çıkarlarına ve ideolojik saplantılara feda ettiler.
                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               15 Ağustos 2013

3 yorum:

  1. AKP nin Stratejik derinlikli dış politikası (!) dünyada yalnız bıraktı bizi...Koskoca devletin muhatapları, PYD li müslim, ÖSO lular ve Hamas...

    YanıtlaSil
  2. Kendilerini emperyalist destekçilerine ve çıkarcı yandaşlarına beğendirmek uğruna , ülke çıkarlarımıza ters düşecek dış politikalar izleyen AKP yöneticileri , ülkemizi maddi kayıplar yanında saygınlık kayıplarına da uğratmıştır. Bu alanda büyük bozgunlar yaşamıştır AKP. Ne var ki , bunun bedelini ülkemize ve halkımıza ödetmeleri işin trajik yönüdür. Dış sorunlar da , içtekiler gibi giderek büyümektedir. Bu görüşler doğrultusunda anlamlı bir yazısı ile karşımızda Adil Haciömeroğlu. Teşekkürler!

    YanıtlaSil
  3. yanlış hesap bağdattan döner dediler şam dan dönene bile bakıp göremediler .Ş.O.U

    YanıtlaSil