1 Ekim 2013 Salı

İHANET PAKETİ 2


Paketin adı, demokratikleşme... İçeriği bölücülük ve irtica... Amaç, AKP diktatörlüğünün temellerini sağlamlaştırmak... Bu paketle Cumhuriyet’e nasıl ihanet edildiğinin iyi anlaşılması gerek.
Pakette en ilgi çekici konulardan biri de seçimlerde Türkçe dışındaki dillerle propagandanın serbest olması. Bir ülkede partiler siyasal etkinliklerini o devletin resmi diliyle yapar. Farklı dillerde siyasal çalışmalar, devletin resmi dilini fiilen geçersiz kılar. Böylece Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez 3. maddesi hedefe oturtuluyor. Kısacası, Türk devletinin temel direkleri yıkılmak üzere.
Paketteki bir diğer önemli konu da özel okullarda Türkçe dışındaki anadillerde eğitimin serbest bırakılması. İlk bakışta masum bir durum gibi görünmekte bu. Birçok kişi, “ Ne var bunda? İngilizce eğitim yapan kurumlar var, Kürtçe eğitim yapılsa ne olur?” ya da “Azınlık okulları (Rum, Ermeni, Musevi) kendi dillerinde eğitim yapıyor da Kürtler neden bu hakka sahip olmasın?” diye sormaktalar.
Türkiye’deki azınlıklar Lozan’da belirlenmiş ve onların okullarıyla ilgili işlerlik de aynı anlaşmayla güvence altına alınmıştır. Tıpkı batı Trakya’daki Türk okulları gibi. Azınlıklarla Kürtleri karşılaştırmak bilgisizliktir. Eğer bilgisizlik değilse art niyetliliktir. Kürtler azınlık değil bir kere. Ancak bazı kişiler Kürtleri azınlık gibi gösterme çabası içindeler. Bu, Kürtlere haksızlıktır.
Birçok kişi, Kürtçe eğitimin özel okullarda olmasını önemsenmemekte ve Kürtçe kurslarla karıştırmaktalar. Kürtçe kurslar, dilin öğrenilmesine yöneliktir. Söz konusu olan özel okullarda ise derslerin çoğunluğu Kürtçe olarak işlenecek. Matematik, fizik, kimya, biyoloji, coğrafya... gibi derslerin Kürtçe olarak nasıl anlatılacağı merak konusudur. Kürtçenin sözcük dağarcığının buna yeterli olup olmayacağı ayrı bir konudur.
Özel oklularda yapılacak Kürtçe eğitimin kısa bir süre sonra ilgi görmeyeceği düşüncesindeyim. Ancak bu, bir ilk adımdır. “Eğitimde fırsat eşitliği” düşüncesi öne sürülerek resmi okullarda da bu eğitimin sürdürülmesi istenecek ve kamuoyundan da destek bulacaktır bu durumda. Önce bir yerden başlamak, ilk adımı atmak gerekiyordu. İşte, özel okullarda Türkçe dışındaki dillerle anadilde eğitimin yasalaşması ilk adımdır. İstek, masummuş gibi görünse de Türkiye’nin birliğini bozacak nitelikte.
Türkçenin resmi dil olmaktan çıkarılması, iki dilliğin önünü açar. İki dillilik de iki devlete giden en önemli yoldur. Bunun için RTE’nin konuşmasında sözünü ettiği, ancak içeriğini açıklamadığı yönetsel değişikler gündeme gelecek. Yönetsel değişiklikte amaç, federatif yapıdır. Federatif yapı bölünmedir. İnsanları düşmanlaştırmadır.
Bir ülkeyi bölmenin, insanların arasına düşmanlık tohumları ekmenin neresi demokrasidir? Bu açıklanan demokratik paket değil, Türk toplumuna ihanet paketidir. Bölücülüğü kışkırtarak, toplumu kamplaştırarak demokrasi olur mu?
                                                                                  Adil Hacıömeroğlu
                                                                                        1 Ekim 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder