4 Ekim 2013 Cuma

İHANET PAKETİ 5


RTE, demokratikleşme paketinde partilerde eş genel başkanlık getirileceğini söyledi. Bu, yıllardır PKK doğrultusunda siyaset yapan partilerin uyguladığı bir şey. Tabi, resmi olsun diye bölücü örgütün bu konuda isteği vardı.
Zaten paketten, AKP ve PKK istekleri çıktı. Demokrasi yok, irtica var, bölücülük var.
Eş genel başkanlık göstermelik bir şey. Bir noktada antidemokratik bir yapıyı, lider sultası yok görüntüsüyle örtme biçimi bu. Eğer senin kafan, örgütlenme biçimin, yaşam tarzın demokratik değilse yüz tane göstermelik ve yetkisiz genel başkanın olsa ne olur?
PKK’nın bu yöndeki ısrarının nedeni bölücü başını yasal olarak eş genel başkan seçerek yeni bir süreci başlatmak. Böylece de onu dışarı çıkarmak.
Pakette ilginç olan konulardan biri de partilere üyelik engellerinin kaldırılması. Bundan devlet memurlarının siyasal partilere kaydolacağı anlaşılmakta. Okula, kışlaya, camiye giren siyaset; devlet dairelerini parselleyecek. Memurlar, mensup oldukları partilere göre terfi alacak, üst görevlere atanacaklar. Memuriyet görevini yaparken yurttaşla siyasal ilişkileri ön plana geçecek.
AKP toplumu böldükçe bölüyor. Etnik kökene, dinsel inanca, kendisine oy veren/vermeyene göre bölünen halk yetmiyormuş gibi şimdi de memurlar bölünecek. İktidar ve muhalefet partilerine üye olup olmayan memurlar olacak devlet dairelerinde.
İktidara yakın olmak isteyecek birçok memur. Bu da memurları devletin değil, iktidarın adamı yapacak. Halka hizmetin yerini, partiye hizmet alacak. Böylece diktatörlük devlet içinde kök salacak.
Pakette çok açık değil; asker, polis ve yargı mensupları da partilere üye olacak mı acaba? Böyle bir şey olursa seyreyleyin cümbüşü...
Ömür boyu ceza alan hükümlülerin durumu ne olacak? Siyasal partilere bu demokratik(?) haktan yararlanarak üye edildiler diyelim. Onların siyasal çalışmalara katılmaları nasıl sağlanacak. Bu konu, bölücü başının yasalara dayanarak siyaset yapmasının önünü açacak.
AKP, demokrasicilik oyunu oynamakta. Halkın gözünü boyamaktan başka bir şey yapmamakta. “Demokrasi” sözcüğünü, teokratik diktatörlüğünü sağlamlaştırmak için kullanıyor. Tek amacı, Cumhuriyet’i tamamen Türkiye topraklarından kazımak. Bu amaca giderken en büyük destekçisi ABD-İsrail, ortağı da PKK. Bu yolda gerekirse şeytanla da işbirliği yapabilir. Yeter ki Laik Cumhuriyeti yıksın...
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       4 Ekim 2013


1 yorum:

  1. '' AKP toplumu böldükçe bölüyor. Etnik kökene, dinsel inanca, kendisine oy veren/vermeyene göre bölünen halk yetmiyormuş gibi şimdi de memurlar bölünecek. İktidar ve muhalefet partilerine üye olup olmayan memurlar olacak devlet dairelerinde. '' Bu satırlarla kamuda bölünmeyi de sezgi olarak ileten Sayın Adil Haciömeroğlu ; eşbaşkanlık statüsü ile , RTE 'nin diktatörlük görünümünü gizleme niyetini de günyüzüne çıkarmış oluyor. Teşekkürler!

    YanıtlaSil