25 Aralık 2013 Çarşamba

BAYRAKTAR’IN SÖZLERİ

                                   
25 Aralık 2013 günü, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın özel bir televizyonda görevinden ayrıldığını açıklarken söyledikleri çok dikkat çekicidir. Bayraktar’dan önce görevinden ayrılan Çağlayan ve Güler açıklamalarında lidere boyun eğme, bağlılık vardı; Bayraktar’ın sözlerinde ise bir isyan.
“Soruşturma dosyasında var olan ve yasalara uygun olarak onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan’ın talimatıyla yapılmıştır. Bu nedenle bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifamı açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için Sayın Başbakan’ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyorum.” demekte Sayın Bayraktar. Bu sözler, içinde büyük anlamlar taşımakta.
Bayraktar demek istiyor ki yaptıkları işlerde yolsuzluk varsa bu, Erdoğan’ın bilgisi dâhilindedir. Onun talimatıyla yapıldığından, eğer rüşvet söz konusuysa aslan payı başbakanındır. “Ortada bir suç varsa, suç ortakları da vardır.” anlamına gelir bu sözler.
Bayraktar’ın, Tayyip Erdoğan’ı istifaya davet etmesi anlamlıdır. Yolsuzluk ve rüşvetin kaynağı, bir bakan tarafından işaret edilmiştir bu istifa davetiyle.
Bayraktar’ın sözlerini, bir çaresizliğin, köşeye sıkıştırılmışlığın isyanı olarak da görmek gerek. Dünyanın neresinde olursa olsun kişi, işlediği suçun niteliğini, derecesini, nasıl bir ceza ile karşılaşabileceğini bilir. Erdoğan Bayraktar da suçun niteliği konusunda bilgi sahibidir. Burada bir terk edilmişlik psikolojisi söz konusudur. “Beni ateşe atıyorlar, kendileri sıyrılıyor bu işten. Ben yanarsam, suç ortaklarımı da yakarım,” biçiminde bir düşüncenin dışavurumudur bu isyan. Bir nevi intihar saldırısı… Bu isyanla başbakanın arkasında durmasını, kendisini korumasını istemekte Bayraktar.
Sayın Bakan zamanında büyük bir arazi yağması yapılmıştır. Bu yağmanın başbakanın emriyle yapılmış olması suçu hafifletmez. Yasadışı işin emri kimden gelirse gelsin bunu uygulamamaktır dürüstlük.
Bayraktar’ın Erdoğan’ı istifaya davet etmesi, AKP döneminde yapılan yasadışı işlerin bir itirafıdır. İşler, biraz daha karışsın bakalım, ne itiraflar gelecek! Türkiye tarihinin en kirli hükümetidir AKP.
Evet, Bayraktar’ın dediği gibi milleti ve vatanı rahatlatmak için Tayyip Erdoğan istifa etmelidir. Hem de ivedilikle… Böylece Türk Milleti, başına gelmiş en büyük felaketten kurtulmuş olacak.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                                       25 Aralık 2013

5 yorum:

  1. En doğrusu eline altın tepside sunulmuş bu istifa nimetinden yararlanmayı beceremeyen vizyonsuz biri olduğunu görmesini bilenlere gösteren sayın başkan bundan sonrasını nasıl aşar çok merak etmekteyim .Bildiğim bir şey varsa bunca yaşamışlığıma karşın ." Artık Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ." Şeref Öztürk Usta

    YanıtlaSil
  2. Erdoğan Bayraktar ; istifasındaki açıklamalarından anlaşılıyor ki , yolsuzluk suçunu işlemiştir ; ama bunu başbakanın talimatıyla yapmıştır ( yasaya aykırı , suç olan emirleri yerine getirmek de suçtur). Yine anlaşılıyor ki , AKP hükûmeti , kendi üyelerinin bile baş kaldıracağı , üstü örtülemeyecek ölçülere varan yolsuzluklar yapmıştır. Erdoğan Bayraktar ,belki yargılanma korkusundan , belki de vicdanına dayanarak istifa etmiş ve bu açıklamayı yapmıştır. Sayın A. Haciömeroğlu , bu konuyu irdeleyen yazısı ile karşımızda..Teşekkürler!.. ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  3. Gitmemek ve kendilerini azda olsa temize çıkarmak için var güçleriyle direneceklerdir.

    YanıtlaSil
  4. Ülke bu hale birdenbire gelmedi. Daha önce içlerinden biri de çıkıp demedi ki;''Bu hükümetin gittiği yol ülkeyi uçuruma sürüklüyor, benden bu kadar, tasvip etmiyorum ve ayrılıyorum'' diye. Taa ki eski dostlar birbirlerine düşüp çıkarlar çatışınca bu olanlar oldu. Böylelikle bakanların bazıları deşifre oldu. Bayraktar’ın durumu gibi panikle ve öfke ile bu tür söylemler oluyor. Yolsuzluklar sadece ortaya çıkanlar mı? Korku ve baskı istifası değil onur istifası anlamlıdır. Zaten günler sonra, yönetmelik değiştirilip, polis ve yargıda kendileri için gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra istifa eden bakanlar istedikleri kadar suçlu olmadıklarını haykırsın, durum değişmez. Çünkü sözlere değil yapılanlara bakıyoruz. Başbakan neden bunlara göz yumdu? Sırada kendine yönelik soruşturmaların olduğunu bildiği için elbette. Daha az önce ikinci soruşturma emrini veren savcı tv'de, engellendiğini delillerin karartıldığını söylüyordu. Baş savcı ise onu yalanlıyor. Bu nasıl bir kaostur?Erken seçime gidilmedikçe bunların istifası hiç bir soruna çözüm değil. İstifalarının da söylemlerinin de anlamı yok.

    YanıtlaSil
  5. tamamda sayın bakan bayraktar ve icraatları ile ilgili bir suça rastlanmadı ki salıverildi.. sizce de bir farkı olması gerekmezmiydi.. neden zorlandı ve suçlularla birlikte oda yakılmış oldu bunu anlamlı kılacak hiçbirşey bulamıyorum ben... varsa yoksa söylemler, kurunun yanında yaşta yanıyor gördüğüm kadarıyla... erdoğan bayraktarı gıyabende olsa iyi derecede takip etmiş bir kişi olarak, kendisinin masumiyetine, daha doğrusu bu tür saçmalıklara tenezzül edecek karakterde bir kimse olmadığına güvenim sonsuzdur. bi kere mantık hatası şurada bence adam 79-89 arası 3900 konut imal edip satmış.. bu adam kimden, ne kadar ve neyin rüşveti için oflu kimliğini zedeleyecek... hemşehrilerim bahsi geçen adam, her zaman trabzonluların yanında olmuş bir adamdır, oflular derneğinin gençlik kollarının çağrılarına bile icabet göstermiştir, katılmıştır. benim tanıdığım erdoğan bayraktar tam bir halk adamıdır velhasıl.. öyle üç beş milyon dolarlık adam olsa zaten eski işine devam ederdi emin olun.. kaldı ki zaten asıl sorun suçsuz bulunmuş bir adamın karalanmaya çalışılması başta da dediğim gibi.. istirham ediyorum sapla samanı birbirine karıştırmayın, hayır en azından siz yapmayınız bunları...

    YanıtlaSil