2 Nisan 2014 Çarşamba

CHP’NİN ADAY BELİRLEME SÜRECİ

                                   
Yerel seçimler öncesinde CHP’de en ilgi çekici olay, aday belirleme sürecidir. Aday adayları yedi sekiz ay öncesinde ortaya çıktı. Çok sayıda kişinin aday adayı olması, CHP’nin şansıydı aslında. Ne yazık ki bu şans olabileceği kadar olumsuz kullanıldı.
Belediye başkan aday adaylarının neredeyse hepsi bürolar kiraladılar, çalışmalara başladılar yaz ortasında. Herkes olanakları ölçüsünde emek verdi çalışmalara. Bütçelerine göre harcamalar yaptılar. Aday adaylarının bu çabaları, bulundukları yerlerde bir seçim heyecanı yaşatmaya başladı. Birçok kişi bu yolla seçim çalışmalarına omuz vermeye başladı. CHP’de son yirmi yılda rastlanmayan bir seçim hareketliği oluştu. “Nerde hareket, orda bereket.” Atasözünü anımsadığımızda bu durumun partinin örgütsel yapısında büyük bir canlılık yarattığı kesin.
Seçim öncesi en olumsuz durum, aday adaylarının önemli bir bölümünün Genel Merkez’in yollarını aşındırmalarıydı. Ankara’ya giden her aday adayı, bir genel başkanının arkasında olduğunu söylemekteydi. Bu durum aday olacaklar üzerinde bir vesayetin oluşabileceği kanısını vermekteydi halka.
CHP yönetimi, birçok yerde eğilim yoklaması kararı verdi. Ne yazık ki bazı yerlerde, eğilim yoklamasında birinci olanlar aday gösterilmedi. Hele İstanbul’un Eyüp İlçesi’nde olanlar evlere şenlikti. Önce bir aday açıklanıyor. O kişi, çalışmalarına başlıyor. Adaylığı tüm ilçeye ilan ediliyor. Daha sonra aday değiştiriliyor. Eğilim yoklamasında birinci olan kişi aday yapılıyor. Bu durumda hem zaman yitiriliyor, hem de kamuoyunu önünde bir tutarsızlığa imza atılıyor. Tüm Türkiye bu olayla CHP yönetiminin acemiliğine tanık oluyor. Eyüp’te seçim az bir farkla yitiriliyor. Bunun sorumlusu kim? Genel merkez yönetimi tabi ki. Önce ve sonra açıklanan iki adayın da onuruyla oynanıyor. Bu rezaletin olan yöneticiler, hesap vermelidir. Bu da görevlerinden ayrılmaktır.
Beşiktaş, Kartal, Maltepe ve Bakırköy’de bir günde iki aday ortaya atıldı. Kadıköy’de bir gecede duyurulan aday sayısını saymak olanaksız. Ankara’nın kalbi sayılan Çankaya adayını, Kemal Bey Tunceli mitinginde “Hem Dersimli hem de yakışıklı” diye tanıttı. Tabi, bunu işitenler de “Kılıçdaroğlu, koca Çankaya’ya yerdeşini aday yaptı.” diye söylendiler. Milletin ağzı torba değil ki büzesin...
Adayların belirlenmesinde kamuoyu yoklamalarının da göz önünde bulundurulacağı açıklandı Genel Merkezce. Farklı araştırma şirketleriyle birden çok kamuoyu yoklamasının yapıldığı hep konuşuldu. Ancak özellikle CHP’nin kalesi olan ilçelerde buna da uyulmadı. Çünkü birkaçı hariç, buralara atanan ithal adayların kamuoyu yoklamalarında çıkmaları olanaksız. Demek ki kamuoyu yoklamaları gereksiz yapılmış. Bu konuda partinin parası boşuna harcanmış. Dikkate almayacağın kamuoyu yoklamalarını neden yaptın o zaman? Neden insanların emeğini, CHP’nin parasını boşa harcadın? Yazık değil mi?
Bazı ilçelerde onu aşkın aday çıktı ortaya. Çoğunun isteği demokratik yarıştı. Ne yazık ki bu bir hayal olarak kaldı. İlçe dışından getirilen adaylar, hem aday adayı olanlara hem parti örgütüne hem de seçmene hakarettir. Bu durumun Adnan Menderes’in “Odunu koysam kazanır.” düşüncesinden ne farkı var?
Dışarıdan yalnızca belediye başkan adayları getirilmedi ilçelere. Belediye meclis üyeleri de ithal edildi. Kendi ilçelerinde, kendi partilerinden (Çünkü bu kişilerin çoğu CHP’li değil.) listelere girme olasılığı olmayan kişiler, kazanma olanağı olan yerlerden aday oldular. Bu tür kişilerin çoğunun yaşadıkları yerlerdeki şöhretleri pek de iyi değil. 
Şimdi bazı dostlar diyecekler ki: “Bak, ama CHP’nin kalesi olan ilçelerden rekor düzeyde oy aldık.” Doğrudur. Bu ilçe seçmenler için adayın kimliği ikinci planda tutulmakta. AKP kazanmasın, diye oy veriyorlar CHP’ye. Ancak CHP yönetiminin bu durumu, adayların belirlenmesinde kötüye kullanması kabul edilemez.
İthal adaylar, kamuoyunun gözünde aday belirlemede özensizlik olarak algılandı. İthal adayları ihraç eden ilçelerdeki konuşmaları genel merkez yöneticilerinin işitmesini isterdim. Halkın, bu kişilerle ilgili yarattığı mizahlar var. AKP’nin güçlü olduğu yerlerde, CHP’nin seçenek oluşturamamasında bu durumun payı büyük. Önce sen partine inanacaksın. Yereldeki aday adaylarına güveneceksin. Örgütlerinin emeğine saygı göstereceksin. Yerinden yönetimse bu, ithal adaya ne gerek var?
CHP yöneticilerinin belediye meclis listelerine aday yerleştirme yarışı ise başka bir gülünçlük. Herkes eşini dostunu yerleştirmek için çaba gösterdi. İnanın bu yöneticiler, listelere adam yerleştirmekte gösterdikleri çabanın yarısını seçimleri kazanmak için gösterselerdi, sonuçlar çok farklı olurdu. Bu durma halk dilinde “Selden kütük kapmak” denir.
Genel Merkez yöneticileri belediye meclisi listelerine aday yerleştirirde Sarıgül geri kalır mı? O da oğlundan şoförüne, avukatından yardımcısına kadar kim varsa farklı ilçelerin ön sıralarına yerleşti bilcümle yakınlarını. Bir de eski eş var Beyoğlu adaylığında. Ne yapsın? Kervan böyle yürüyor...
Ey Genel Merkez, aday belirlemede rekorlar kitabına girecek acemilikleri yap. Adaylıkları “Sen, ben, bizim oğlana” ver. Sonra da seçimlerde yenilince türlü gerekçeler bul kendine. Öncelikle iğneyi batırın kendinize, biz çuvaldıza razıyız.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       2 Nisan 2014




3 yorum:

  1. Yerel seçimde ADAY çok önemlidir. Bunu CHP ya anlayamamış ; ya da parti yetkilileri kendi çıkarları , kişisel yeğlemeleri doğrultusunda , ayırdına varmadan ,başarılı olamayacak adaylar göstermişlerdir. Bir de bu adaylar arasında '' ondan vazgeçtim , öteki olsun. '' kararsızlığını göstermişlerdir. Önseçim yöntemi gereği gibi uygulanmamıştır. İyi niyetle çalışan aday adaylarının emeği de boşa çıkarılmıştır. İşte bu noktalarda önemli bir uyarı ve eleştiri yazısıyla karşımızda Sayın A. Haciömeroğlu. teşekkürler. ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  2. En doğru aday belirleme ÖNSEÇİMLE olanıdır, ama CHP de genel başan ve yakın çevresi belirliyor...Bu da hatalı seçime neden oluyor...
    Nasuh Mahrukiye rica ediyorlar Kadıköyden aday ol diye, Mahruki yapamam falan dese de ısrarla kabul ettiriyorlar....Daha sonra da kusura bakma seni aday byapmıyoruz diyorlar....
    Adanada da parti halkın pek sevmediği bir ilçe belediye başkanını, büyükşehire aday yaptı...Tüm CHP liler şok oldu...
    Bu yüzden de alabileceği bir seçimi kaybetti CHP...

    YanıtlaSil
  3. Süreci ve olanları çok yerinde tespitlerle anlatmışsınız. Bu zihniyet değişmedikçe iktidara gelmek sadece hayaldir.
    İktidar olabilmek için ilk önce kadrolarını sonra da halkımızı ikna etmeniz lazımdır. Biz ikisinde de sınfta kaldık.

    YanıtlaSil