8 Nisan 2014 Salı

KILIÇDAROĞLU’NA YUMRUK


Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Nisan günü TBMM’de, CHP grup toplantısına girerken saldırıya uğradı. Yerel seçimlerin hemen ardından yapılan bu saldırı ilgi çekicidir. Saldırganı azmettirenlerin ortaya çıkarılması hem demokrasinin hem de siyasetin geleceği açısından önemlidir. Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı nefretle kınıyor, Sayın Genel Başkan’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.    
Neden seçimlerin hemen ertesinde, ilk grup toplantısında bu saldırı yapıldı? Bu, düşündürücüdür. Saldırının zamanlamasına bakıldığında yerel seçimlerle ilişkisi görülmekte. Ayrıca ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle de ilişki kurulabilir saldırının amacıyla ilgili.
O zaman saldırının hangi güçlerce yapılabileceği konusunda kafa yoralım.
Saldırgan’ın TBMM’de hiç zorluk çekmeden altında TBMM ’ye giden bir kişi, bir yeri bulmakta zorluk çeker. Oradaki görevliler çoğu zaman konuklara kılavuzluk ederler. Üstelik, girişte nereye gideceğinizi, kimle görüşmek istediğinizi görevliler sorup kaydederler. Öncelikle saldırgan, kimle görüşmek için TBMM’ye gelmiştir? Bu belirlenmelidir. Yine TBMM’ye girdikten sonra kim (Eğer görüşmüşse...) ya da kimlerle görüşmüştür? Bu da ortaya çıkarılmalıdır. Ayrıca saldırganın son bir aylık telefon görüşmeleri belirlenmeli ki ilişki ağı belirlensin.
Saldırganın yirmi altı suçtan sabıkalı ve sağ görüşlü olması önemlidir. Bu kadar ayrı suçtan sabıkası olan bir kişinin TBMM’ye girişi kolay olmamalı. Bu da girişlerde gerekli ve dikkatli bir araştırmanın yapılmadığının göstergesi.
Böylesi bir saldırı, bir kişinin kendince karar vermesiyle olmaz. Olasıdır ki bu konudaki telkin ve yönlendirmeler önemlidir. Özellikle RTE’nin tahrik edici, ayrıştırıcı, muhalif olanları hedef gösterici tavrının altı çizilmelidir. RTE, toplumdaki nefret söyleminin kaynağıdır. Kendisine karşı çıkan herkesi, düşman ilan eden bir anlayış tehlikelidir. Başbakan tüm konuşmalarında muhaliflerine karşı kışkırtıcı bir söylemde bulunmakta. Bu yolla da topluma düşmanlık tohumları ekmekte. Saldırgan tek başına hareket etse dahi RTE’nin nefret söylemlerinin, kışkırtıcı tavrının etkisi yadsınamaz.
Başbakanın gözüne girmek, ona bağlılığını kanıtlamak isteğindeki AKP’li bir siyasetçi bu işin arkasında olabilir. İsim istiyorsanız AKP’nin kraldan çok kralcı kesilen, saldırganlığı, küfretmeyi siyaset yapmak sanan birkaç vekiline bakabilir. Muhalefete saldırırsa, RTYE tarafından madalyayla ödüllendireceğini sanır bu vekiller. Bu konuda öncülük, yerel seçimlerde başarısız olan illerin vekillerindedir. Ya da son günlerde genel başkanıyla ufakta olsa sorun yaşayanlara bakılmalıdır.
Koltuğunun sallantıda olduğunu gören ve orunu yitirmekten ödü kopan ünlü bir belediye başkanı da mercek altına alınmalı. Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP yönetimine “Yargıya gitmeyin!” iletisi olabilir bu yumruk. Bu konuda bir uyarı yumruğu... Eğer yargıya sonuna kadar gider ve bu yüzden koltuğumdan olursam gerisi daha şiddetli gelir uyarısı...
Saldırganın son haftalardaki görüşmeleri, ilişkileri belirlendiğinde durum açıklığa kavuşacaktır. Bekleyelim, görelim.
Kılıçdaroğlu’na vurulan yumruk demokrasiye ve TBMM’ye vurulmuştur. TBMM’de adi suçlular, siyasetçileri yumrukluyorsa bundan tüm siyasetçiler ders almalı ve üzülmelidir. Olayın tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması hem TBMM’nin hem de hükümetin namus görevidir.
                                                           Adil Hacıömeroğlu

                                                           8 Nisan 2014

2 yorum:

  1. Bir basbakan muhalefet partisi liderine "vatan haini" diyorsa vede bunu bdefalarca tekrarliyorsa boyle saldirilarin beklenmesi gerekliydi.Basska bir nedende aramaya luzum var midir?C.kuruhasanoglu

    YanıtlaSil
  2. Kendisi dışında herkesi düşman gören bir zihniyetin iktidarına yaranmak ve nemalanmak isteyenler bu yollara tevessül edebilir.

    YanıtlaSil