7 Mayıs 2014 Çarşamba

ÇOCUK CİNAYETLERİ

                                               
Son zamanlarda çocuk cinayetleri çoğaldı. Neredeyse haftada birkaç tane çocuk öldürülmekte. Bu cinayetlerin nedeni, katillerin çocuklara tecavüz etmeleri.
Peki, koskoca adamlar, neden çocuklara tecavüz edip sonrasında öldürüyorlar? Toplum hızla muhafazakârlaşırken çocuklara yönelik suçlar neden artmakta? Demek ki toplumun muhafazakârlaşması, insanları ahlaklı yapmıyor.
Öncelikle çocuklara karşı suç işleyenlerin ruh sağlıklarının yerinde olmadığını belirtelim. Ancak bu kişilerin ruh sağlıklarının bu denli bozulması ve sapkınlık düzeyine ulaşmasının sosyal nedenleri de iyi araştırılmalı.
Çocuk tecavüz ve cinayetleriyle ilgili AKP hükümetinin ağlak bakanının açıklaması ilginç. “Kravatı buralara inmiş, etekleri buralara kadar çıkmış, birbirleriyle sadece argo konuşan, yirmi beş kelimeyle hayatlarını sürdüren ama her şeyin içerisinde cinsellik içeren bu tür programlar, Türkiye’deki cinsel hayatı sınırsız ve sorumsuz hale getiriyor. Yani uyarılma yaşı eskiden kızlarımızda 13-14, erkeklerde 15-16 iken 7-8’lere kadar gerilemiş.” demekte Arınç.
Argo konuşmak... Evet, bu konuda toplumun önündeki örnek başbakan. Argo konuşmayı, siyaset dili durumuna getiren RTE. Konuşmada saygıyı yok sayarak karşıtlarına, kimi zaman yandaşlarına ağza alınmayacak sözler söyleyen de başbakan.
Arınç, TBMM’de muhalefet milletvekillerine ana avrat dümdüz giden kendi partisinin milletvekillerini unutmuş olamaz. Ayrıca sosyal medyada küfürden başka söyleyecek sözü olmayan AKP’lilerin sayısı da az değil. Eğer argo konuşmak, küfretmek Arınç’a göre çocuk tecavüz ve cinayetlerinin nedeni ise AKP masum değildir.
Sayın Arınç, tecavüzcü katillerin yetişkin kişiler olduklarını unutmuşa benziyor. Koskocaman insanların ufacık çocuklara cinsel istek duymalarını diziler sağlıyor öyle mi? Güldürmeyin adamı... Televizyonların her şeyine karışıp AKP’ye uygun duruma getiren iktidar dizilere karışmıyor öyle mi? AKP döneminde halk dizilerin tutsağı oldu. Televizyonlarda eğitici program neredeyse yok. Belgeseller, müzik programları sabaha karşı, kimsenin izleyemeyeceği zaman dilimlerinde yayımlanır oldu. Sen, televizyonlarla toplumun yönünü şaşırt, insanları uyuştur, ondan sonra da şikâyetçi ol. AKP’lilerin şark kurnazlığı bu.
Arınç, hala etek boyuyla uğraşıyor. Yahu, tecavüze uğrayanların bazıları erkek çocuklar... Onlarda mı etek giyiyorlar? Hem küçücük kız çocuğunun giyimi, kocaman adamları neden tahrik etsin?
Sen, etek boyunu bırak ağlak bakan. İşin esasına gel. Bu tecavüzcüler, uzaydan gelmedi. Sabah akşam kadın üzerinden politika üreten AKP iktidarının yönettiği bir ülkenin yurttaşları bu kişiler. Ey Arınç, sizin döneminize gelinceye dek kadın ve kadın giyimi siyasetin ucuz malzemesi oldu mu bu kadar? Kadın giyimi üzerinden siyaset yaparak onu yalnızca cinsel nesneymiş gibi algılatan kim?

Şimdi benim merak ettiğim bir şey var. Çocuk tecavüzcüsü katiller, bugüne kadar hangi partilere oy verdiler? Bu kişiler, nasıl bir eğitim aldılar? Bu tecavüzcü katiller, kendilerini hangi dünya görüşüne yakın bulmaktalar?  Bu sorular çoğaltılabilir. Hükümet üyeleri, gerçekleri kadınların etekleri arasına saklayacaklarına bu soruların yanıtlarını araştırsınlar. Buldukları sonuçları da kamuoyuyla paylaşsınlar. Paylaşsınlar ki cinsel sapkınlığın nasıl bir bilinç üzerinde yeşerdiğini öğrenelim.
                                                                                  Adil Hacıömeroğlu
                                                                                  7 Mayıs 2014


6 yorum:

  1. Mükemmel bir değerlendirme olmuş.

    YanıtlaSil
  2. AKP döneminde ekonomik , siyasal , toplumsal her alanda gördüğümüz bozulma ; ahlaki alanda da kendini çokça göstermektedir. Çocuklara tecavüz ve çocuk cinayetleri de bu kapsamdadır. Bülent Arınç ; bunu medyanın kışkırtmasına , argo konuşma modasına ve toplumdaki giyim şeklinin özendirmesine bağlasa da ; AKP döneminin her alandaki PARALEL çöküşün ve çürümenin sonucu olduğunu anlamak güç değildir. RTE 'nin ve kimi bakanların argo konuşmaları ve saygısız seslenişleri ; haramilik , hırsızlık ve yolsuzluğun artışı , ahlaki çürümeyi de birlikte getirmiştir. İşte bu olumsuz gidişin ayrıntılı anlatımıyla karşımızda Sayın A. Haciömeroğlu. Teşekkürler! ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bir yazı, teşekkür ederim. Yaşar Nuri Öztürk'ün konuyla ilgili söyleyecekleri vardır

    YanıtlaSil
  4. Çok doğru bir gözlem. Ben de sizin deyiminizle Ey Arınç diye ek yapayım : Ey Arınç TBMM de konuşma yapan muhalif milletvekillerine saldıran AKP milletvekilleri de mi etek giyiyordu? Konuşana, sözlü yanıt veremeyen, saldıran vekiller ne yazık ki sizin partinin vekilleri. Burada eteğin rolü nedir? VATANSEVER

    YanıtlaSil
  5. Anadolu da bir tabir vardır,baş nereye giderse ayak oraya yönelir,din adamından siyasetçidine kadar hep belden aşağı düşünen bir zihniyetin yönetiminde olan bir ülkede bunların olması çokta şaşılası değil. Sizin yazınız zaten bir durum tesbiti için çok güzel detaylanmış. Yazıdaki soruların cevapları da yazının satır araların da var. Kaleminize yüreğinize sağlık, toplumun kanayan önemli bir yarasına dikkat çeken yazınız için. Güzel olmuş...

    YanıtlaSil
  6. Sayın Arınç'a ülke için ne yaptınız? diye sorulsa ne diyecek merak ediyorum. En başta "bayanların başını kapattık kapatmaya da devam ediyoruz" diyecek herhalde. Devamında ise "etek boylarını uzattık" vs.. Peki bunun getirisi ne oldu diye sorulacak bir soruyaysa; "biz bu çalışmaları yapmasaydık, ülke de susuzluk ve kuraklık başlayacak, üretim duracak, işsizlik had safhaya ulaşacak, Cumhuriyet döneminde yapılıp günümüze kadar kullanılan işletmelerin hepsi satılacak, hukuk bitecek, yolsuzluk tavan yapacak, eğitim sistemi bitirilecekti...... Şimdi çok şükür etek boylarının uzaması ve baş kapatma konularıyla bunları engelledik" derse şaşırmamak gerekir.

    YanıtlaSil