16 Kasım 2014 Pazar

SİFON


Epeyce oldu sanırım. Bir yakınım yürek damarları için ameliyat olacaktı İstanbul’a komşu bir kentte. Sabahleyin erkenden sayrıevine gittim. Ameliyata girmeden önce az da olsa söyleştik. Gözlerinde korkunun zerresi yoktu. Yaşama tutkusu her şeyin önüne geçmişti birden.

Yakınımı deneyimli sağlık çalışanlarının güvenli ellerine teslim ettikten sonra beklemeye başladık. İnsanlık hali... Ayakyoluna gitme gereksinimim doğdu. Sayrıevinin giriş katındaki ayakyoluna yöneldim. Tam içeri girerken genç biri çıkıyordu. Klozete yöneldim. O da ne ? Sifon çekilmemiş. Geri döndüm, ellerini yıkama gereksinimi bile duymayan gence: “Sifonu çekmemişsiniz.” dedim.

Genç adam: “Siz çekemiyor musunuz?” diye yanıtladı beni. İşte, insanın kafasının tasını attıran bir yanıt...  Ama ben sinirlenmemeliyim. Hastam var, gerginlik iyi değil. Olumsuz erkeleri kovmalıyım bedenimden ve çevremden. Gayet yumuşak bir dille:

“Bak yakışıklı delikanlı! Tuvaleti siz kirlettiniz. Ben niye sifonu çekip temizleyeyim?” dedim. Genç adam şaşkınca bana baktı. Anlaşılmaz bir yüz ifadesiyle geri dönüp sifonu çekti.

Yukarıda anlattığım olayın benzerleri birçok kişinin başına gelmiştir. Toplumun ortaklaşa kullandığı genel tuvaletlerin birçoğuna girdiğinizde sifonların çekilmediğini görürsünüz çoğu zaman. Tuvalet kâğıtlarının yerlerde süründüğünü, kâğıt havluların sağa sola atıldığını, sıvı sabunun lavaboya ve yerlere akıtıldığını görürüz. Hayret eder, üzülür, tiksiniriz bu durumdan.

Tuvalet temizliği konusunda ne yazık ki özenli olmayan kişi sayısı, hiç de azımsanmayacak kadar çok. Genel tuvaletlerin temizliği konusundaki özensizlik, toplumun farklı sosyoekonomik kesimlerinde benzerlik göstermekte. En lüks eğlence yerlerinde de mahalle ayakyollarında da durum aynı. Cami tuvaletlerinin çoğuna gittiğinizde hayal kırıklığına uğrarsınız.

Giyimine, kuşamına baktığınızda çok temiz olabileceğine inandığımız, süsüne püsüne düşkün kadın ve erkeklerin ayakyolu temizliğinde diğer kişilerden farklı davranmadığını zaman zaman gözlemlemekteyiz.

Ayakyolu temizliğinde eğitim düzeyinin çok fazla fark yaratmadığını görmek çoğu kişiyi üzmekte.

Bugün kullandığımız modern sifonlu tuvaletler, insanoğlunun yüz yıllarca uğraşması sonucunda bulunmuştur. Sifonun keşfedilmediği dönemlerde birçok toplum, insan dışkısından kaynaklanan salgın hastalıklar yüzünden kırıma uğradılar.

Tarihin çok eski dönemlerinden beri insanoğlu, kanalizasyon sistemini kurmak için uğraştı. Sifonlu tuvaletler sayesinde kentler sağlıklı yaşam alanları oldu.

Çok eski yıllardan beri sifon düzenekleri üzerinde çalışmalar oldu dünyanın farklı yerlerinde. Ancak bugün kullandığımız sifonu dolayısıyla modern tuvaleti, on dokuzuncu yüz yılın son çeyreğinde George Jennings, Thomas Crapper ve Thomas Twyford üçlüsü bulmuştur. Bu kişilere, ülkeleri İngiltere’de tesisatçılığın üç silahşoru adı verilmiş haklı olarak. Bu sayede insanoğlu arzuladığı temizliğe kavuşmuş.

Toplumun ortak kullandığı ayakyollarının temizliği konusunda, özensiz olanların evlerinde böyle davrandıklarını sanmıyorum. O zaman neden farklı davranmaktalar? Bir kişi, kendi özel alanına gösterdiği özeni kamu alanında neden göstermez? Ortak kullanım alanlarının temiz tutulması kişinin kendine ve topluma saygısının gereği değil midir?

Yurttaşlarımızın birçoğunun ayakyolu temizliğindeki duyarsızlığın nedeni nedir? Bence bunun nedeni toplumsal sorumluluk duygusunun zayıflığıdır. Biraz düşüncesizlik tabi ki... Kirlettiğiniz bir yer başkalarını etkilediği gibi sizi de etkiler. Çünkü siz de o kirlettiğiniz yerde yaşamaktasınız. Yerine getirmediğiniz bir sorumluluk nedeniyle de kişilere kötü örnek olmaktasınız.

Kendi dışkısının, küçük suyunun üzerine sifonu çekemeyen biri; toplumun ruhunu, bedenini, bugününü ve yarınını kirleten; cebimizdeki paramızı çalan, özgürlüğümüzü gasp eden yöneticilerden ülkemizi nasıl temizleyecek?
                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               16 Kasım 2014 

4 yorum:

  1. Doğru söylüyorsunuz ama temel neden hem cehalet ve eğitimsizlik hem de insan kalitesi ile ilgilidir. Bu topraklarda yaşayan insanların diğer toplumlardan farklı olmalarının nedenleri araştırılıp çözümlenmedikçe , nasıl daha iyi oluruz sorusu havada kalacak! Dünyadan gelen bütün iyileşme, gelişme ve refaha erişme haberlerine rağmen hala skolastik düşünce ile yığın devşirme ve yönetme eğiliminde olan adamlar ancak Kubaya cami önerisi ile dolaşıyorlar. Kendi kendini böylesine gerileten başka bir millet varmıdır bilemiyorum ama geçen gün su tasarrufu için "bırakın koksun" diye öneri yapan profesörümüz bile var! Sifonu çekmeyenlerin ne düşündüğünü bir anlamak lazım ! Hani siz söylediniz de aklıma geldi ! :-))

    YanıtlaSil
  2. Nüfus patlaması sonucu, kısa süre içerisinde, eğitimsiz, görgüsüz, saygısız, düşüncesiz milyonlar, caddeleri, sokakları, kurumları kısaca memleketin her köşesini doldurdu.
    Türkiye'nin en büyük uçurumu ekonomik uçurum değil, işte bu toplumsal kültürel uçurumdur. Bu uçurum kapatılmadan diğer uçurumların kapatılması olanaksızdır. Mevlana nın dediği gibi 'ne kadar iyi bilirsen bil, anlattıkların karşındakinin anladığı kadardır

    YanıtlaSil
  3. Sifonu çekmek,yazıyı okumaktan daha az zaman alıyor...

    YanıtlaSil
  4. Maalesef temizlik konusunda toplumun önemli bir kısmı eğitimsiz ve cahil. Nüfus artışı ve kirlilik şu anda had safhaya varmış bir düzeyde. Bir o kadar da eğitime ve insan sağlığına dikkat etmeyen herşeyden bir haber insanlar da artmış durumda. Kendi edindiğim izlenimlerim bunlar. Çok üzülüyorum. İnsanlar geneli birbirine saygısız, sevgisiz bir toplum olma yolundayız. İnsanlar birbirlerine saygılı olsalar zaten sifonu da çekmeyi arkasında temiz bir tuvalet bırakmayı, kendi temiz bulduklarını temiz de istifadeye sunmayı öğrenecekler. Toplumda ve ailede, karı-kocanın arasında bile önce saygının sonra da sevginin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Saygısız insanlar sevgiden de uzak insanlardır. Yazınızda çok önemli bir konudan bahsetmişsiniz. Ben de rahatsız olduğum toplumumuz için de çok önemli olduğu için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil