10 Şubat 2015 Salı

NEFRET ETMEYİP DE SEVELİM Mİ?


 Hükümetin Ağlamaktan Sorumlu Bakanı: “Biz yüzde elli oy alıyoruz. Fakat geride kalan yüzde elli de bir nefret söylemine dönüşüyor.  Eskiden sokağa çıkardık, taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhaliflerde saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var.” Demekte. Aslında doğru bir söz bu, ancak eksik.

Neden mi?

Türkiye ekonomik, siyasal, kültürel, sanatsal çöküşe gitmekte hızla. Yoksulluk diz boyu. Yurttaş bir dilim ekmeğe muhtaç. Kimsenin yarını garanti değil.

Halk bölünmüş. Önce bölücü örgüt, etnik kökende bir bölünmenin temellerini attı. AKP on iki yıldır laik-anti laik kutuplaşması yarattı. Her iki tarafı düşmanlaştırmak için elinden geleni yaptı. Türkiye topraklarına kin tohumları ekti AKP.

Eğitim, sağlık, bayındırlık hizmetlerini çökertti AKP. Yüz yılda milletin alın teriyle oluşturulan fabrikalarını sattı. Halkı işsizliğe mahkûm etti. Özelleştirme adı altında halkın malı olan değerler satıldı haraç mezat.

Köylümüz, kendi toprağında tarım yapamaz oldu. Tarlalar boş kaldı. Ekin ekmek, meyve yetiştirmek uluslararası tekellerin iznine bağlandı. Bir ülkede yurttaşlar, kendi topraklarında istediği ürünü ekip dikemiyorsa kara kara düşünülmelidir, “Acaba bağımsız mıyız?” diye.

Ahlak değerlerini çökertti AKP. Hırsızlığı günlük, olağan bir iş durumuna soktu. Hatta kimi vekiller, adam kayırmayı ayetlerle haklı göstermeye kalktı. Allah’ın kutsal kitabını bile alet ettiniz rezilliklerinize ey Arınç! Niye sesin çıkmadı o zaman?

Toplumu bir arada tutan değer sistemleri ve kurumları bir bir yok edildi AKP’ce. Niye sesin çıkmadı ey Arınç?

            Kahramanlar yalan ve iftiralarla Silivri zindanlarına atılırken neredeydiniz ey Arınç? Teröristler, muteber adam(!) olarak endam ederken siz uzayda mıydınız?

            Kişiye özgü yasalar çıkarılırken, hukuk sistemi altüst olurken, ordu komploya uğrarken siz kış uykusunda mıydınız ey Ağlak Bakan?

Size suikast düzenleneceği yalanlarına niye destek verdiniz? Bu yolla TSK’nın kozmik odasının yağmalanmasına önayak olduğunuzun farkında mısınız ey Arınç? TSK’nın gizli bilgilerinin, ulusal sırlarının art niyetli kişilerce ele geçirilmesinin açık bir casusluk olduğunu bilmiyorsunuz sanırım.

Her gün AKP sözcüleri Cumhuriyet kurucularına en ağır sözleri söylerken kulaklarınızı neden tıkadınız? Bu hakaretlerin halkın gönlünü yaraladığını anlamadınız mı ey Arınç?

Olduk olmadık her şeye gözyaşı döktünüz ey Arınç! Ancak şehitlerimizden, çocuk yaşta toprağa düşen evlatlardan, polis şiddetiyle mahvolanlardan bir damla gözyaşını esirgediniz nedense...

Erdoğan Çankaya’da oturmaya bile korktu. Neden mi? Çünkü o, kendini Cumhuriyet’in cumhurbaşkanı olarak görmedi. Yansız olmak yerine Cumhuriyet güçlerine savaş açmayı yeğledi. Cumhuru değil, cumhurun bir bölümünü temsil etmekte. Cumhuru temsil etmeyen birine halkın sevgi duyması olası mı? Ey Arınç, dünyanın her hangi bir ülkesinde devletin birliğini temsil etmesi gereken cumhurbaşkanının halkını kutuplaştırdığını gördünüz mü? Kendi halkına savaş ilan eden bir devlet yöneticisi dünyanın neresinde görülmüş acaba?

Ey Arınç, Türk Milletinin AKP yöneticilerine nefretle bakmasından daha doğal olan ne vardır? Düşünün bakalım, kendinizi halkın yerine koyun. Şunu da unutmadan söyleyeyim. Bu günler iyi günleriniz. Bin bir yalanla aldattığınız size oy veren seçmenleriniz var ya, işte onlardan korkun. Onların nefret dolu bakışlarıyla karşılaşacağınız günler yakındır. Çünkü mahvettiğiniz Türkiye’nin en çok ezilen insanlarıdır onlar. Ya kandırıldıklarını bir anlasalar ne olur? Bu sorunun yanıtını düşünmek bile istemiyorum. Anladınız mı? Türk halkı bu kadar olanlardan sonra nefret etmeyip de sevsin mi sizi?
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                               10 Şubat 2015



2 yorum:

  1. Bülent Arınç ; halkın bir kesiminin partililerine ve kendisine kinle baktıklarını , daha önce her kesimden gördükleri saygının artık bittiğini sezmiş. Bu doğru tanı ; ama hem eksik , hem de geç kalınmış bir itiraf . Toplumu böldüler , terörü hoşgörüyle karşılayıp , terörle savaşanları hapse attılar. Ülkemizin kaynaklarını sattılar , yağmaladılar. Cumhuriyet değerlerimize saldırıları özendirdiler . Ulusal değerlerimizi ayaklar altına aldılar. İşsizlik , yoksulluk , borçlanma arttı . Bu gidişe muhalif olanları polis gücüyle sindirmek için her çirkin yola başvurdular. Gençlerimiz , çocuklarımız bu yolda öldürüldüler. Ölenleri suçlayıp , öldürenleri '' kahraman '' ilan ettiler. Tüm bu olanların ayrıntılı anlatımı ile karşımızda Sayın A. Hacıömeroğlu. Teşekkürler !
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  2. Kalp kalbe karşıdır derler.. Bu nefretin müsebbibi kendi nefretleridir. Yalnız arada bir fark var. Kendi nefretlerinin hedefi, akıl, aydınlık, bilim, insan hakları özellikle kadın hakları, emek, cumhuriyet ve Kurtuluş Savaşı ile Atatürk'ün devrimleridir.
    Böylesi bir odaktan nefret etmek en doğal beşeri tepkidir.Halkın böyle bir tepki vereceğini dahi hesap edemiyorlarsa veya farkedip şaşırıyorlarsa, insan, birey, toplum gerçeğinden bihaber, ekmek bulamayan pasta yesin seviyesinde bir idrake sahiptirler demektir.

    YanıtlaSil