7 Nisan 2015 Salı

OYUN İÇİNDE OYUN


31 Mart 2015... Van dışında Türkiye’nin her yerinde elektrikler kesildi, yaşam durdu.

31 Mart 2015...  Elektrikleri kesilerek kararan Türkiye, Çağlayan adliyesinde Berkin Elvan davasını soruşturmakla görevli savcı teröristlerce öldürüldü. Türkiye kapkaranlık oldu. Baskını yapan teröristler DHKP-C’liydi.

Bir gün sonra... 1 Nisan 2015... İstanbul Emniyet Müdürlüğüne DHKP-C’li Elif Sultan Kalsen tarafından silahlı saldırı yapıldı. Aylardır gündemdeydi Kalsen... Burada polisin ve MİT’in ne iş yaptığını da sormak gerek.

1 Nisan 2015... AKP Kartal İlçe Örgütü’nün penceresine Hazreti Ali’nin kılıcının (Zülfikar) resminin bulunduğu Türk Bayrağı asıldı.

4 Nisan 2015... Rize’den Trabzon’a gitmekte olan Fenerbahçe Futbol takımının içinde bulunduğu otobüs Sürmene İlçesi sınırları içinde kurşunlandı. Saldırıda kullanılan av tüfeği, art arda mermi atma özelliğine sahip.

4 Nisan’ı, 5 Nisan’a bağlayan gece CHP’nin İstanbul Maltepe’de bulunan seçim bürosuna art arda mermi atma özelliği olan av tüfeğiyle saldırı düzenlendi.

Bir haftada altı tane önemli olay... Altısı da Türkiye’yi sarsacak nitelikte... Altı olay da halkta güvensizlik, umutsuzluk yaratacak özellikte... Silahlı saldırıların hepsi, halkı bölmeye, çatıştırmaya; toplumu kutuplaştırmaya yönelik...

Fenerbahçe kafilesine saldırı, iyi araştırılmalı. O kurşunlar yalnızca Fenerbahçe’ye değil, Trabzonspor’a da atılmıştır. Burada amaç, her iki takım arasındaki rekabeti bahane ederek çatışma çıkarmak. Yeni kışkırtmalara zemin hazırlamak.

El yapımı av tüfeğinin kullanılmasının nedeni, olayı Trabzonsporlu bir taraftarın yaptığı düşüncesini yaymak.  Böylece iki takım arasına düşmanlık tohumları ekmek. Bir kan davası başlatmak.

Gece vakti hareket eden bir otobüsü vurmak herkesin yapacağı bir iş değil. Bu konuda çok iyi eğitim görmüş birinin yapacağı bir şey bu. Bir kişi değil, kişiler olmalı bu saldırının içinde. Rize’den yola çıkan otobüste Fenerbahçe amblemi, bayrağı yok. Kiralık bir otobüs. Otobüs firması Rize merkezli... Neredeyse her gün birkaç kez aynı yoldan şehirlerarası sefer için geçer. Otobüsün Rize’den hareket etmesiyle yol boyunca izlenmesi söz konusu. Bu izleme de sıradan kişilerin yapacağı iş olmasa gerek. Pusu yerindeki zamanlama çok isabetli.

Sürmene’de saldırıyı gerçekleştiren kişiler iyi sorgulanmalı. Saldırganların ilişkileri iyi araştırılmalı. Özellikle telefon kayıtları ortaya çıkarılmalı. Son aylarda nerelere gidip kimlerle görüştükleri öğrenilmeli.

Yukarıdaki olayların hepsi birbiriyle ilişkili. Olaylar “Kişiseldir!” deyip örtbas edilmemeli. Bir karanlık merkez, Türkiye’nin içine kirli elini sokmuş karıştırmakta ısrarla. Kardeş kavgası kışkırtılmakta.

Yukarıdaki olaylara koşut olarak PKK, etkili olduğu yerlerde halka silah dağıtmakta. Bu ne demektir? İç savaşa hazırlanmak demektir.

Unutulmasın ki, kurt dumanlı havayı sever. O gizli el; Türkiye’yi karıştıracak, çatışmalar çıkartacak, PKK da bu karmaşada ayaklanma denemesi yapacak... Bütün amaç budur. Olanlardan anlaşılacağı üzere oyun içinde oyun var.

Kışkırtmalara kapılmadan sağduyulu davranmanın zamanıdır. Böyle dönemlerde ulusun daha çok birlik olması gerek ki, o gizli kirli el amacına ulaşamasın.
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                               7 Nisan 2015



1 yorum:

  1. Şu olayların onda biri, medeni bir ülkede olmuş olsa hükümet hemen istifa eder, ertesi haftaya kalmadan genel seçim yapılırdı. Ah Türkiyem ah ne günlere kaldın ama kendi düşen ağlamaz, onbeş yıldır yaptığın seçimlerin bedelini ödeyecek sin, bari bu haziranda rotayı değiştir de şu zillet ten kurtul artık

    YanıtlaSil