9 Temmuz 2015 Perşembe

BİR BİLİM ADAMININ ACIKLI DURUMU



Yusuf Halaçoğlu… Tarih Profesörü… Özellikle Osmanlı dönemindeki Türk yerleşmeleriyle ilgili araştırmaları ilgi çekti kamuoyunda…

Atatürk’ün kurduğu Türk Tarih Kurumu’nun başkanlığını yaptı bir süre. 12 Eylül yönetiminin bağımsızlığını yok ederek devlet dairesi yaptığı Kurum’dan Evren Paşa’nın ardılı olan AKP iktidarınca görevinden alındı.

Halaçoğlu, 2011 seçimlerinde MHP’den milletvekili seçildi. Yıllarca Osmanlı arşivlerinde dirsek çürüten bir bilim adamı önceleri bocaladı siyasette. Sonra uyum sağladı partisiyle. Siyasette var olmanın yolunun lidere biat etmekten geçtiğini çok geçmeden öğrendi. Bilim adamının özgür, başı dik duruşunun yerini, günlük siyasetin gelgitleri arasında geçmişini ve tarihi unutan biri geldi.

Halaçoğlu, Baykal’ın TBMM başkanlığı için MHP adına görüş bildiriyor CHP’li Gök’e. Gök de bu bilgileri yetiştiriyor anında Baykal’a. Gizli kalması gereken bir görüşmenin taraflarını bir televizyonun canlı yayınında açık ediyor Baykal. Bu açıklama, Halaçoğlu’nu zor durumda bırakıyor. Canlı yayına bağlanarak kendisine atfedilen konuşmayı inkâr ediyor. CHP sözcüsü, Halaçoğlu’nu yalancı çıkarıyor açıklamalarıyla.

Halaçoğlu, MHP’nin Baykal’a neden oy vermediğini açıklamak, bu arada da kendini temize çıkarmak için basın toplantısı yapıyor. “Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık kamuoyunda şunlar yansıyacaktı: ‘Siz, Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında AKP’nin tabiriyle dinsiz bir partinin, inançsız bir partinin adamını seçtiniz.’ diye bize yükleneceklerdi.” demekte Yusuf Halaçoğlu. Bu sözler, ayıp ötesi bir söylem. Siyasette din sömürüsünün ulaştığı düzeysizliğin, nasıl bir bataklıkta debelenmekte olduğunun bir göstergesi Halaçoğlu’nun bu sözleri.

Türkiye’de çok partili yaşama geçildikten sonra sağcı politikacılar her fırsatta ama az, ama çok CHP’yi din karşıtlığıyla suçlamışlardır. Suçlamalar, çoğu zaman ima yoluyla yapılmıştır. Ezanın ve Kuran’ın Türkçeleşmesi konusundan tutun, yaşam tarzının çağdaş ölçülere getirilmesine kadar olan birçok devrim sağcı politikacıların birçoğunca din karşıtlığı olarak yorumlanmış. AKP iktidarıyla din bezirgânlığı zirve yapmış durumda. Aslında CHP nezdinde dinsizlik iftirası atılan Atatürk ve Cumhuriyet kurucularıdır. Bu söylemlerle Türk halkı, giderek gericiliğin pençesine düşürülmüş; Atatürk’ten, Cumhuriyet değerlerinden, modern yaşamdan, düşünceden ve anlayıştan uzaklaştırılmış. Sağ düşünce sistemi, bu yolla oy devşirirken Türkiye kaybetmiş.

Halaçoğlu, TBMM başkanlığı seçimiyle ilgili yaptığı görüşmede söyledikleriyle liderinin iradesine ters düşmüştür. Yürürlükte olan siyaset anlayışı gereğince üstüne vazife olmayan işlere karışmıştır. Üstelik görüşmede söylediklerinin gerçek olduğu kamuoyunca anlaşılınca halkın ve liderin önünde zor durumda kalmıştır. Suçluluk duygusuyla sert bir iftirayla kendini aklama yolunu seçmiş. Dinsizlik iftirasını attığı kim? Cumhuriyet’in kurucusu ve laikliğin mimarı, Atatürk.

Yusuf Halaçoğlu, TTK’nın başında bulunmuş bir kişi olarak başta Atatürk’e karşı ayıp etmiştir. Laik Cumhuriyet’e karşı yakışıksız bir iftiranın tarafı olmuş. Sayın bilim adamı, bu söylemleriyle kendi tarih bilincinin de sakatlığını ortaya koymuştur. Ne için? Günlük politik çıkar için… Bilim namusuna uymayan bir yol için…

Halaçoğlu’nun sözleri, bir bilim adamının düştüğü acıklı durumu göstermekte. Bilim, iftira atmaz, gerçeğin peşinde koşar soluk soluğa…

                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               9 Temmuz 2015

2 yorum:

  1. Günlük menfaat uğruna yılların bilgi birikimi bozuk para gibi harcanıp gitmiş,

    YanıtlaSil
  2. Cemaatin tezgahlamasıyla (1) TTK' nın başından uzaklaştırılan bir bilim adamı, ne yazık ki atıldığı siyasette yeniden bir tuzağa düşürüldü ve yazık oldu!
    1. Cümbür Cemaat/ Ilhami Yangın/Bilgi Yayınevi 2012

    YanıtlaSil