12 Aralık 2015 Cumartesi

İKTİDAR VE MUHALEFETİN PUTİN DÜŞMANLIĞI


8 Aralık 2015 Salı günü RTE, muhtarları toplamış konuşuyor. Parti grup toplantılarına alışmış Erdoğan, bu gereksinimini muhtarlarla gidermekte. Neredeyse gündemdeki tüm konulara değindi. Son yıllarda konuşmaların olmaz”sa olmazı Suriye. Her zaman olduğu gibi Suriye konusuna geniş yer ayırmakta. Tabi, konu Suriye olunca Putin’e dokundurmadan geçemiyor RTE.
“Suriye ve Rusya vatandaşı olan kişiler petrolü (IŞİD petrolünü) alıyor, hem rejime satıyor hem de dünyaya satıyorlar. Bu örgütle ciddi bir mücadele ortaya koyamayanların, aynı bahaneyle Suriye’de askeri varlık gösterme konusunda çok hızlı ve cevval olduklarını görüyoruz. Bunlar, ev sahibini bastıran yavuz hırsız.” demekte RTE.    
Son günlerin moda konusu IŞİD petrolü... Açıkçası petrol kaçakçılığı... Putin, delillerle RTE’nin üstüne gelmekte. RTE de petrol kaçakçılığını biz değil, Rus vatandaşları yapıyor demeye getiriyor. Ama düşük profilde... Amacı, petrol kaçakçılığı konusundaki sıkışmışlığını en azından iç siyaset alanında biraz hafifletmek.
Aynı gün AKP grup toplantısında Davutoğlu: “Putin’i de buradan empatiye davet ediyorum. Bu olay, Rusya’nın doğrudan sınırı olmayan bir yerde, Türkiye-Suriye sınırında, Türkiye’nin yakın akraba ve dostları olan Türkmenlere, Araplara, Kürtlere dönük olarak yürütülen bir hava bombardımanı esnasında sınırımız ihlal edilerek yaşandı. Şöyle bir şeyi düşünsün Rus liderler, eğer biz Ukrayna Devleti’nin çağrısına uyarak aynen Rusya’nın iddia ettiği gibi Suriye Devleti’nin çağrısına uyması gibi, gidip Doğu Ukrayna’da Rusya’yla akrabalık bağları olan yerleri Rusya hava sahasını da ihlal ederek bombalasaydık acaba Putin ne düşünürdü, ne yapardı?”diye Rusya’ya yüklenmekte. Aradan bunca zaman geçmesine karşın, AKP hükümeti uçak düşürme konusundaki haklılığını(!) kanıtlamanın peşinde. Ancak verdiği örnek çocukça... Bu kadar sığ bir değerlendirme yapan birine koskocaman Türkiye’yi emanet etmek faciadır. Davutoğlu, yönettiği ülkenin tarihsel, stratejik değerinin farkında değil.
Gelelim muhalefete...
Kılıçdaroğlu, aynı gün parti grup toplantısında: “Rus uçaklarının zaman zaman sınırımızı ihlal ettiğini de biliyoruz. Ruslara angajman kurallarına uyulması gerektiği konusunda uyarı yapıldı, kurallara uyulmadı ve Rus uçağı düşürüldü.” demekte. Kemal Bey, Rus uçağının düşürülmesini kendince haklı bulmakta ve hukuksal bir temele oturtmaya çalışmakta. Bunu uyumlu muhalefet yapma adına mı, yoksa Atlantik’e şirin görünmek için mi yapmakta?
Kılıçdaroğlu: “Bizim görüşümüz net. Hiçbir ülkenin sınırının ihlal edilmesi kabul edilemez. Biz görüşümüzü dile getirdik.” diyerek sözlerini sürdürmekte. Sanki Türkiye’nin sınırlarını, hava sahasını ilk kez ihlal eden Rus uçağı. AKP hükümetine desteği sürdürüyor Kemal Bey Rus uçağının düşürülmesi konusunda. Bu açık destek belli olmasın diye konuşmanın devamında çelişkili sözcükler, araya sıkıştırılmış AKP eleştirisi görüntüsü veren tümceler de var.
Peki, Bahçeli ne konuştu MHP grup toplantısında 8 Aralık’ta?
“Rus yetkililerden gerilimi artırmaya yönelik açıklamalar gelmektedir. Putin ve adamlarının dili sivri ve zehirlidir.” diyerek AKP’nin Rusya karşıtı kışkırtmalarına yüksek perdeden katılmakta Bahçeli.
“Rusya Savunma Bakanlığı, IŞİD militanlarının gelir kaynağını açıklamıştır. Erdoğan ve ailesinin petrol ticaretiyle ilişkili olduğu iddia edilmiştir. Türkiye topraklarında IŞİD ve Nusra saflarına katılım olduğu Rusya tarafından söylenmiştir. IŞİD petrolünün İskenderun’a geldiği Rusya’nın tezidir. ABD ise bu iddiaları reddetmiş, Türkiye’nin yanında durmuştur.” diye sözlerini sürdürmekte Devlet Bey.
Ey Bahçeli! ABD, Türkiye’nin mi, yoksa RTE’nin mi yanında yer almıştır? Petrol kaçakçılığı konusunda zaman zaman ABD’li yetkililerin yarım ağız suçlamalarını işitmedin mi? Bu konuyu ABD’nin AKP’ye karşı bir tehdit unsuru olarak kullandığının farkında değil misin? IŞİD petrolünün satılması, yalnızca Ruslarca değil, birçok devlet ve uluslar arası kurulu tarafından dile getirilmiştir. Sen, nerede yaşıyorsun, bunlardan haberin yok mu?
Bahçeli, RTE’nin her sıkıştığı zaman yaptığı gibi yine göğsünü siper etmekte Erdoğan’a. Onu korumak adına gerçekleri görmezden gelmekte. Kafa soğuk savaş kafası.  Amerika’nın oluşturduğu klasik Rus düşmanlığı... Devlet Bey’in biraz tarih, biraz da uluslararası ilişkiler bilgisine gereksinimi var.
Tarih, 8 Aralık 2015... Bir gün içinde ardı ardına yapılan dört konuşma... Dört lider... Dördü de Atlantik’in yanında saf tutmak adına Putin düşmanlığı yapmakta. Dördü de aslında aynı şeyleri savunmaktalar... Dördü de “Yok birbirimizden farkımız, biz Atlantikçiyiz!” diye bağırmaktalar. Tabi, duyup anlayana....
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                               11 Aralık 1015




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder