27 Temmuz 2017 Perşembe

KILIÇDAROĞLU’NUN LİDERLİĞİ (!)

                                              
Ankara-İstanbul yürüyüşünü yaptıktan sonra medyadaki bazı köşe yazıcıları, Kılıçdaroğlu’nun artık lider olduğunu yazdılar. Kılıçdaroğlu’nu baştan beri eleştiren birtakım CHP’liler de bu görüşü yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Kemal Bey, gerçekten genel başkanlıktan liderliğe terfi etti mi?
Ankara-İstanbul yürüyüşünün ana konusu adaletti. Kimlere adalet? FETÖ, PKK/HDP tutuklularına. Arada Enis Berberoğlu gibi haksızlığa uğramış tek tük kişiler de var tabi. Vatanın bölünmez bütünlüğünün tehlikede olduğu koşullarda yapılan bu yürüyüşte, “vatan” sözcüğünün adı bile geçmedi.
Kılıçdaroğlu’nun lider olduğu söylenince, “Tamam!” dedik, Kemal Bey bu kez ortaya atılıp cumhurbaşkanlığına aday olacak. CHP tabanını Ekmeleddinlere muhtaç etmeyecek, diye düşündüm.
Lider olmak, öncü olmaktır. Çıkarsın ortaya rakibin olarak gördüğün Erdoğan’la kıran kırana bir seçim yarışı yaparsın. Yürüyüşünü, İstanbul’dan sürdürerek cumhurbaşkanlığına gidersin. Ama nerde…
Bazı öngörüsüz köşe yazıcılarınca lider yapılan Kemal Bey, çok geçmeden kimseyi şaşırtmadı ve 2019 için niyetini söyledi.
Kılıçdaroğlu haftalık Der Spiegel Dergisine yaptığı açıklamada 2019’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine aday olmayacağını söyledi. Ayrıca 2019 seçiminde cumhurbaşkanlığına “Ben partiler üstü bir aday istiyorum.” diyerek aday arayışı içinde olmadığını belirtti.
Kemal Bey için öncelikle şunu söyleyelim. Anayasanın değiştiğinin farkında değil. Artık Fahri Korutürk, Ahmet Necdet Sezer… gibi tarafsız cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz 2019’da. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye’yi beş yıl yönetecek kişi işbaşına gelecek. Cumhurbaşkanı olacak kişi, bakanlar kurulunu belirleyecek. Anayasa değişikliğiyle TBMM’nin hükümet üzerindeki denetimi zayıfladı. Hükümet üyeleri TBMM dışından olacak.
Kılıçdaroğlu, aday olmayarak iktidar olmak istemiyor. Dünyanın neresinde bir ana muhalefet partisi, iktidara talip olmaz. Bunun örneğini gören, işiten, bilen var mı? Kemal Bey, aday olmayacağım, derken Erdoğan’ın zaferini de ilan ediyor.
Partiler üstü adaya gelince… Bu söylem daha çok darbe dönemlerinde dile gelir. Siyaseti, siyasetçiyi halkın gözünden düşürmeye çalışan darbeciler, kendilerini ve işbaşına getirdikleri kişileri partiler üstü gösterir.
Kılıçdaroğlu’nun aday olamayacağını söylemesi, onun lider olmadığını göstermekte. Lider olan biri, hükümeti kurmak için kendisine lider arar mı? Partiler üstü aday söylemi, yeni bir Ekmeleddin geliyor demektir. Güya türlü kesimlerle ittifak yapıyormuş gibi görünerek CHP tabanını uyutma taktiğidir. Atalarımız; “Deli bile düştüğü çukura iki defa düşmez.” demişler. Cumhuriyet ilkelerine bağlı, yurtsever CHP tabanının yeni bir Ekmeleddin tuzağına düşeceğini sanmıyorum. Türkiye’nin aydınlık yüzünü oluşturan yurttaşlar, bu tuzağı boşa çıkarıp RTE’nin karşısına Cumhuriyet değerlerine bağlı bir adayla yarışa muhakkak katılacak. 2019 seçimi, hem RTE’yi iktidardan düşürecek hem de Kılıçdaroğlu’nu evine gönderecek.
Türkiye, çapsız siyasetçilerle geleceğini kurtaramaz. Bugün ihtiyacımız olan Altıok programıdır. Amaç, 2019’da cumhurbaşkanlığı koltuğuna Altıok’a bağlı bir yurtseveri oturtmaktır. Türkiye’yi bütün tehlikelerden kurtaracak çözüm budur.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                                       26 Temmuz 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder