25 Temmuz 2017 Salı

MATEMATİK GEREKSİZMİŞ, ÖYLE Mİ?

                                   
AKP’li vekil ve TBMM Milli Eğitim Komisyonu üyesi Ahmet Hamdi Çamlı, “Cihat bilmeyen çocuğa, matematik öğretmenin faydası yok!” demiş. Bu sözü yeni müfredat programını savunmak için söylemiş RTE’nin eski şoförü. Bu arada Çamlı’nın TBMM ‘de 20 Ocak 2017 günü yapılan yeni anayasa görüşmelerini Genel Kurul’dan “Yeliz Adley takma adıyla yayınlamasıyla tanınmış olduğunu söyleyelim.
Bir erkeğin, takma kadın adı kullanmasının üzerinde durmayacağız. Çünkü bu, bizim konumuz değil. Gerektiğinde bu konuyla ilgili olarak uzman ruh hekimleri görüşlerini açıklamalı. Çünkü yurttaşlarımız, bu takma ad konusunu merak edebilir. Eee, bir konuda merak varsa, merakı bilgilenerek giderme de söz konusu olmalı.
Çamlı “Namaz dinin direğiyse cihat çadırıdır.” buyurmuş ayrıca. Ey Çamlı, Kuran’ın Müslümanlara ilk emri nedir? Oku!
Ey Allah’la aldatanlar! Neden, İslam’dan söz ederken “okumayı” usunuzdan geçirmezsiniz? Niye, Allah’ın ilk emrinin göz ardı ettirmek için özel çaba içindesiniz?
“Cihat, İslam’ın en önemli unsurudur. Namazdan da önce gelir. Osmanlı padişahlarına baktığımızda neredeyse tamamı cihadı bırakmamak için hacca bile gitmemiştir.” diyerek kendince tarihsel, dinsel bir saptama yapmış. Bu Allah’la aldatanlar, garip kişiler… Gerçeklerden haberleri yok! Kafalarında kurmaca üretip önce buna kendileri inanıyor, sonra da gerçekmiş gibi bunu halka anlatıp inandırmak istemekteler.
Osmanlı’nın otuz altı padişahı oldu. Birinci Dünya Savaşı döneminin Padişahı Mehmet Reşat’ın dışında “cihat” sözcüğünü ağzına alan var mı? Yaptıkları savaşlara, çıktıkları seferlere “cihat” adını veren bir padişahı tarih yazdı mı? Mehmet Reşat, Almanların isteğiyle İngilizlere karşı “cihat” ilan ediyor, ama bir işe yaramıyor. İngiliz sömürgelerin de yaşayan Müslümanlar ve Osmanlı topraklarında yaşayan İslam kardeşlerimiz(!) silahlarını İngilizlere değil de bize doğrulttular. Osmanlı padişahlarını hiçbirinin hacca gitmemesine bahane üretmek de AKP’li vekile düşmüş anlaşılan.
Ne yazık ki Allah’la aldatanlar sabah akşam söz ettikleri dini, İslam tarihini bile bilmediklerini belirterek matematik konusuna geçelim.
Matematik, çoğu kişinin anladığı gibi yalnızca bir işlemler dizisi değildir. Sandalyede oturuşun, bağdaş kurmanın, sokakta yürümenin, yemek yemenin, su içmenin, sevişmenin, araba kullanmanın, savaşmanın, devlet yönetmenin, yatakta uyumanın, insanlarla ilişki kurmanın; bina,  yol, liman, havaalanı, fabrika, demiryolu, okul, hastane, ibadethane, kulübe yapmanın; doğal afetlere karşı önlem almanın, fen ve teknoloji alanlarında buluşlar bulunmanın, günlük yaşamda kullandığımız her şeyi üretmenin, ağaç dikmenin, bahçe sulamanın, hava sanayini geliştirmenin, düşünmenin, futbol oynamanın… bir matematiği vardır.
Yaşamın her alanında matematiğe gereksinim vardır. Hatta cihat yaparken bile matematik gerekir Yeliz Hanım, pardon Sayın Çamlı. Matematik bilmesen top da yapamazsın tüfek de. Öyle ki başkalarının yaptığı topu, tüfeği de kullanamazsın.
Ey bilim yoksulu Çamlı! O çok hayranı olduğunuz Osmanlı’nın mühendishanesine getirilen Avrupalı bir hoca, öğrencilere “Üçgenin iç açıları toplamı kaç derecedir?” diye sorar. Öğrencilerin yanıtı şudur: “Üçgenine göre değişir.” İşte, bu yanıtın verildiği dönemde Osmanlı, neredeyse girdiği savaşların tümünü kaybetmekteydi. Neden mi? Bilim ve teknoloji dan…yoksunluğundan…
Matematiği yok sayarak Türkiye’deki tüm bilim dallarını çökertmek mi istiyorsun ey bilgisiz vekil? Böylece Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalayıp yıkmak mıdır amacın?
Ey yeşili kurumuş Çamlı! Senin konuşman için bile matematik bilmen gerekli. Bunu da bil, istedim.
Ey eski şoför, yeni vekil! Yıllarca şoförlüğünü yaptığın RTE’ye özel arabanın kapısını açıp kapatırken az da olsa bildiğin matematiğe gereksinim duyduğunu bilir misin? Yoksa RTE, her iniş ve binişte kafasını çarpardı kapılara…
AKP’nin Türkiye’yi getirmek istediği nokta, bilimsiz bir ülke olmaktır. Bilimden nasibini almamış bir toplumun ilerlemesi, birliğini koruması olanaklı mıdır?
Ey AKP’li sözcüler, dilinizin geometrisini hesaplayarak konuşun! Konuşun ki, kendinizi gülünç duruma düşürmeyin!
                                                                                  Adil Hacıömeroğlu

                                                                                  25 Temmuz 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder