2 Temmuz 2017 Pazar

TÜRKİYE’NİN HOCASI YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

                        
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 22 Haziran 2016 günü aramızdan ayrıldı. Hoca’nın kaybı, Türk halkı için üzücü ve acı olmuştur. Çünkü hurafelerle, şirk dincileriyle, Allah ile Aldatanlarla savaşıp halkı aydınlatan bir düşünürdü Prof. Öztürk.
Benim için önemli bir aydın ve insandı yaşar Nuri Öztürk. Hiç tanışmadığımız bir dönemde onu aşkın yazımın noktası ve virgülüne dokunmadan kendi köşesinde yayımladı. İki ayrı televizyon kanalında yazılarımla ilgili övgü dolu sözler söyledi. Tabi bu durum, beni büyük bir yazma sorumluluğunun altına soktu. Rahmetli Öztürk’ün bu övgülerine layık olmak için daha iyi yazma sorumluluğu…
Ben, Sayın Öztürk’ü önce ekranlardan, daha sonra gazetelerde yayımlanan köşe yazılarından ve kitaplarından tanıdım. Benim okuma hızım, onun yazma hızına yetişemedi. Kitaplarının birçoğunu okuyamadım. Ancak okuduklarım, düşünsel yaşamıma renk kattı. Kafamdaki birçok sorunun yanıtını buldum onda. Aydınlandım, dinci kesimle tartışmalarımda kolaylık sağladı bana. Her şeyden önemlisi Kur’an’ı doğru anladım.
Yazılarımızla başlayan tanışıklığımız geç de olsa kişisel tanışıklığa dönüştü. Birkaç kez uzun söyleşilerimiz oldu. Söyleşilerimiz sonrasında mutlulukla ayrılırdık. Onula konuştuktan sonra hafiflerdim. Sırtımdaki bir yükten kurtulurdum sanki.
22 Haziran 2017 günü, Yaşar Nuri Hoca’mızın birinci ölüm yıldönümüydü. Oğlu M. Tahir Öztürk Hoca, bu tarihten birkaç ay önce telefonla arayıp babasının ölüm yıldönümünde bir kitap hazırlayacağını söyledi. Benim de yazmamı istedi. Bu öneri, beni çok mutlu etti ve heyecanlandırdı. Ben de kafamdaki Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ü anlatmaya çalıştım yazımda. Arkadaşım, dostum, yerdeşim, fikirdaşım, Hoca’m Yaşar Nuri Öztürk’ü sözcüklerin elverdiği ölçüde anlattım.
Sayın M. Tahir Öztürk, “Türkiye’nin Hocası Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk” kitabını kargoyla gönderdi. Sağolsun… 23 Haziran’da kitap elimdeydi. Aynı gün dinlenceye gitmek için yola çıktım. Okuyacağım kitapların arasına onu da koydum. Dinlencenin ilk gününde kitaba başladım, soluk soluğa bitirdim kitabı. Kitap altmış bir kişinin katkılarıyla çıkmış. Yazar sayısı, Sayın Öztürk’ün köklerinin bulunduğu, eğitiminde önemli rol oynayan Trabzon’un plaka numarasıyla aynı... Her yazı, birbirinden güzel… Yaşanmışlık, yazılarda öne çıkmakta. Kimler mi var kitapta? Türkiye’nin birçok tanınmış yazarı, aydını, yüreği Atatürk’le aydınlanan birçok güzel insan…
İçinde bulunduğumuz karışık dönemde Yaşar Nuri Hoca’ya çok gereksinmemiz var. İslam dünyasının gittikçe parçalandığı, emperyalistlerin elinde oyuncak olduğu, Allah ile Aldatanların toplumu kemirdiği bir dönemde Kur’an İslam’ını öğrenmek aydınlatıcı bir yol açacaktır herkese. Bu nedenle Öztürk Hoca’nın kitaplarını okumalı, okutmalıyız.
“Türkiye’nin Hocası Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk Anısına” kitabı, herkesin elinin altında bulunmalı. Hoca’yı tanımak, tanıtmak isteyenler için önemli bir kılavuz kitap.
Birkaç söz de Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tahir Öztürk’e… Vefalı bir evlat… Babasının yolundan giden bir aydın… Çalışkan bir adam… Yaşar Nuri Hoca’mız için gözümüz arkada kalmaz. Anısını, düşüncelerini hem evlatları hem de sevenleri yaşatacaktır. Sevgili Hoca’mızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum yaz sıcağında yüreğimizi serinleten anısına çıkan kitabın sıcaklığıyla…
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       2 Temmuz 2017



1 yorum:

  1. Allah rahmet eylesin.Değerli bir insandı.Tv'de çıktığı programlarını ailece takip ederdik.Kendisinden çok şey öğrendik.

    YanıtlaSil