11 Ekim 2017 Çarşamba

KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ!


FETÖ soruşturması kapsamında ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğunda çalışan iki kişi için gözaltı kararı veriyor mahkeme. Gözaltına alınan Metin Topuz, FETÖ savcısı Zekeriya Öz’le görüşmeler yapmış. Bu görüşmelerde Ergenekon ve balyoz davalarına gizli tanık bulmuşlar birlikte. Bunun Türkçesi: yalancı şahitlik… Bu görüşmelerden ABD yetkililerinin habersiz olduğu düşünülemez. Bu durumda, ABD’nin TSK’ya ve Cumhuriyet aydınlarına kurulan kumpasın kurgulayıcısı olduğu kanıtlanacak yargı tarafından. Ayrıca FETÖ üyeleriyle ilişkileri de belirlenmiş.
Mahkemenin gözaltı kararı verdiği ikinci kişi, ABD konsolosluğundan çıkmıyor. Yargıdan kaçıyor. Neden mi? Çünkü kendini suçlu olarak görüyor. Suçu olmasa mahkemeden kaçar mı? Gözaltı kararı verilen iki kişinin diplomatik kimliği yok ve ikisi de Türk vatandaşı. Bu nedenle yargı sürecinde diplomatlara uygulanacak hukuksal kurallar bakımından bir yanlışlık yok! O zaman ABD’nin aşırı tepkisi niye? Çünkü 15 Temmuz darbe kalkışmasının perde arkasındaki asıl aktör ortaya çıkacak bu soruşturmayla. Yani darbe yollarının ABD’ye uzandığı kanıtlanacak.
Gelelim ikinci konuya…
Türkiye, Atlantik sisteminin boyunduruğundan kurtulmak için yıllar öncesinden ulusal savaş sanayini kurdu. Zaman içinde bunu geliştirdi. Bu, bağımsızlığa giden önemli bir karar. Ardından Türkiye, Rusya’dan S 400 füzeleri aldı. Bu, NATO üyesi bir ülkenin yapmaması gereken(!) bir şeydi. Türkiye ile Atlantik ilişkileri giderek kopmaktaydı.
Üçüncü konuya gelince…
Türkiye, Suriye politikasında değişikliğe gitti. Atlantik cephesinden ayrılarak mazlum halkların oluşturduğu Batı Asya ülkelerinin yanında yer aldı. Astana’da Rusya, İran ve Suriye ile anlaştı Türkiye. Türk Ordusu, önce Fırat kalkanı harekâtıyla Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan ABD koridorunu kesti. Böylece İkinci İsrail’in kurulmasını önledi. Ardından Türk Ordusu, İdlib’e girdi. İdlib harekâtıyla Afrin’deki PYD kantonu kuşatılmış oldu. Ayrıca İdlib’deki El Nusra liderliğindeki terör örgütleri varlığının da sonu gelecek. ABD’nin bölgedeki müttefikleri olan PYD/PKK ve yobaz örgütler yenilecekler. Böylece ABD’nin Suriye’yi bölme planı suya düşecek.
Batı Asya’da yenilip gerileyen ABD, elindeki tüm kozları kullanmakta. Bunun içindir ki Türk vatandaşlarına vize uygulama kararı aldı. Belki bunun arkasından ekonomik yaptırımlar da gelecek.
Türkiye, ABD ile bir vatan savaşı yürütüyor. Kendi vatanını korumak için savaşmakta. Fırat Kalkanı harekâtı da İdlib’e girişi de kendi güvenliği içindir. Komşuları bölünüp parçalanan bir Türkiye, kendi toprak bütünlüğünü koruyamaz. Türk Ordusu’nun Suriye’ye girişi, ABD’nin isteği dışındadır. Çünkü bu askeri harekât, ABD’nin Ortadoğu’yu parçalamak için ortaya attığı BOP’u geçersiz kılmakta. Burada Türk askeri, ABD silahlarıyla donatılmış güçlerle savaşacak.  TIR’lar dolusu savaş malzemeleriyle silahlandırılmış bölücü ve yobaz örgütlerle savaşacak askerimiz. ABD yetkilileri, bölücü örgütü silahlandırdıklarını defalarca söylediler. Bu silahlandırma başta Türkiye olmak üzere tüm Batı Asya ülkelerine düşmanlıktır.
İşte, ABD’nin düşmanca tutumuna karşı Türkiye kendini savunmak için önlemler almakta. Yıllardır ABD yaptırımlarına, isteklerine boyun eğdi Türkiye. ABD jandarmalığı için yarışan iktidarlar oldu ülkemizde. Türkiye, ABD ile zor bir savaşın içinde. Şu anda bu savaşta bir adım öndeyiz.
ABD vize uygulamaya başlayınca ABD sever kimi çevreler harekete geçti. Yok, efendim dolar yükselir, ekonomi çökermiş. Döviz bulunmazmış. Hastalar ilaçsız kalırmış. Ya ABD’de okuyan öğrenciler… İşadamlarımız ne yapacakmış? Teknoloji dışalımı ne olacakmış. Benzer tümceler uzayıp gidiyor. Bu, ABD’ye teslimiyetin feryadıdır. Vatan savaşındayız… Böyle bir durumda kişisel çıkarlar değil, toplumsal gelecek öne çıkar. Toplumsal dayanışmayla zorlukların üstesinden geliriz.
Ey, “Kahrolsun ABD emperyalizmi!” sloganıyla yıllarca meydanları inleten bazı sol grupların düşüncesini benimseyen arkadaş! Size ne oldu? Yıllarca “Kahrolsun Amerika!” diye bağırdınız. Tam bağımsızlık için emek verdiniz. İşte, ABD kahroluyor; ama sen yoksun ortada. “Ama, fakat, ancak…”lı tümcelerle emperyalizme karşı duramıyorsun, neden? Yoksa o sloganı haykırman içten değil miydi?
İsmet Paşa ne demişti? “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de o dünyada yerini alır.” İşte, yeni bir dünya kuruluyor ve Türkiye de o dünyada yerini alıyor. Buna sevinmen gerekmez mi CHP’li dostum? İşte, bak İsmet paşa’nın dediği oluyor.
1919’da tarih, Türkiye’nin önüne güneş batmayan İngiliz İmparatorluğunu yıkma fırsatını çıkardı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra dünyadaki İngiliz egemenliği sona ermeye başladı. Şimdi tarih, yeni bir fırsatı önümüze çıkardı. ABD emperyalizmini yıkma fırsatını… Bu fırsatı geri tepeceğiz? Tabii ki hayır!
                                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                                       11 Ekim 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder