13 Ekim 2017 Cuma

SELVİ’NİN YANILGISI

                                               
Hürriyet Gazetesi köşe yazıcısı Abdülkadir Selvi, 12 Ekim 2017 günkü yazısında “ABD’de bir irade Türkiye’yi Batı ittifakından koparıp Avrasyacı olmaya itiyor.” demekte.
Selvi, ne dünyanın ne de Türkiye’nin gereksinimlerinin, zorunluluklarının farkında. Dünyadaki siyasal dengelerin ABD’nin aleyhine, ezilen ulusların lehine değişimini göremiyor. Kafasında yıllarca egemen emperyalistlerin oluşturup yerleştirdiği düşünce kalıplarından kurtulamıyor bir türlü. ABD ile göbek bağının kesilmesinden ödü kopmakta.
Öncelikle şunu söyleyelim: Türkiye’yi, Avrasya’ya iten ABD’deki bir irade değil. Türkiye’yi, Avrasya’ya yaklaştıran tarihsel bir zorunluluk. Yaşadığımız dünya koşullarının gerekliliği Avrasya’ya yaklaşmak.
ABD’nin Türkiye’ye karşı yıllardır sürdürdüğü düşmanca tutumu büyüdü, büyüdü ve son damla bardağı taşırdı. Türk halkında ABD karşıtlığı yüzde seksenlerin üstünde uzun süredir. Halkımızın büyük çoğunluğu ABD’yi dost değil, düşman görmekte. Türk Ulusu zaten Atlantik’ten kopmuş. Halkın gönlünde “ABD dostluğu” diye bir şey yok! Halkımızın gönlü Avrasya’da. Yaşadığımız olaylar, içinde bulunduğumuz koşullar bunu gerekli kılıyor.
Abdülkadir Selvi, halkın iradesine, eğilimlerine inanıp güvenmiyor. RTE ve AKP halkın ABD karşıtlığını, Avrasya eğilimini geç de olsa gördü. Bu nedenle politika değişikliğine gitti.
Türkiye-ABD arasında yaşananlar, sıradan bir diplomatik kriz değil. Yıllardır iki ülke ilan edilmemiş bir savaşın içindeler… ABD, Türkiye’de ulus devleti çökertmek için yıllardır türlü araçlarla saldırmakta. Ey Selvi, bu saldırlar karşısında Türkiye ne yapmalıydı? Dayağı yedikçe ABD’yi sarılıp koklamalı mıydı? Ya da küresel ceberuta yalvarıp dediklerini mi yapmalıydı? Türkiye, kendi varlığını sürdürmek için ABD’ye karşı çıkıp Avrasya’ya yaklaşmakta.
Türkiye’nin önünde iki seçenek var: Birincisi, tüm komşularıyla kavgalı ve bölünmüş olarak yaşamak… İkincisi ise. Komşularıyla barışık, Avrasya’da kalkınmaya yelken açmış bir Türkiye… Siz hangisini yeğliyorsunuz Abdülkadir Selvi?
Selvi’nin yazısında bir diğer yanılgı da şu: “Türkiye-ABD ilişkilerinin düzelmesini istemeyen bir el devreye girip süreci sabote ediyor. Türkiye, ABD ve AB’den izole ediliyor. Vize kararıyla birlikte İran, Libya, Somali, Suriye, Yemen, Çad, Kuzey Kore ve Venezuela ile aynı lige itiliyor.” diye sürdürmekte yazısını Selvi.
Selvi’nin yukarıda saydığı ülkelerin hepsi mazlumlar dünyasından. Emperyalizmin kuşatmak, parçalamak istediği ülkeler… Libya, Suriye, Somali, Yemen’i kana buladı emperyalizm. Şimdi kalkıyor Abdülkadir Selvi, emperyalizmin kana buladığı Libya, Suriye, Somali, Yemen’i; emperyalizme karşı direnen İran, Kuzey Kore, Venezuela’yı ve emperyalizmin din savaşı çıkarmak için bin takla attığı yoksul Afrika ülkesi Çad’ı uygarlık dışı göstermeye çalışıyor. Kan döken emperyalizm uygar, kanı dökülen ve kanını döktürmek istemeyen ülkeler ilkel öyle mi? Bunun adı güce, emperyalizme tapınmadır. Özgür iradeyi, güçlüye teslim edip tutsaklaşmaktır. Bu insanlık onuruna yakışır mı?
Ne yazık ki tüm siyasal çevrelerde Abdülkadir Selvi’nin yanılgısını yaşayan birçok yurttaşımız var. Bu kişilerin en kısa sürede Türkiye’nin içinde yaşadığı gerçekleri görüp kavramalarını dileriz. Çünkü başka Türkiye yok! Ülkemizi saldırılara, bölünme girişimlerine karşı korumak hepimizin görevi. Böyle bir görevden kaçılır mı?
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       13 Ekim 2017



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder