8 Nisan 2018 Pazar

ERDOĞAN’IN KAZANMA STRATEJİSİ



2019’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye’nin geleceği açısından ne kadar çok önemli olduğu herkesçe bilinmekte. ABD emperyalizminin çökmekte olduğu, Asya güçlerinin hızla yükseldiği bir dünyada bu duruma uygun bir cumhurbaşkanına ve hükümete Türkiye’nin gereksinimi var.
On altı yıldır Türkiye’yi yöneten AKP’nin politikaları iflas etti. Özellikle AKP’nin lideri Erdoğan’ın yaptığı hatalar, Türkiye’yi hem zora sokmakta hem de ülkemizi çağdaş köklerinden uzaklaştırmakta. AKP siyasal, ekonomik açıdan iflas etmiş durumda. Her alanda yönetimsel bir keşmekeş egemen. AKP’nin yönetim anlayışında kişisel ihtiraslar, toplumsal çıkarların önüne geçmekte. Bu durum, kurumsal işleyişi tıkamakta.
Ekonomi zorda... AKP yönetimi, ekonomik çıkmazı aşmak için geçici önlemler almakta. Bu nedenle de devletin elinde ne var ne yok, her şeyi satmak istemekte. Özellikle üretimin dinamosu olan ve birçok kesime iş olanağı sağlayan şeker fabrikalarının satışa çıkarılması çok ilginçtir. Bu konuda yurt sathında yapılacak halk direnişleri, AKP’yi mart karını eriten lodos gibi siler süpürür. Erdoğan, yönetimsel yanlışlarını kendine oy veren yurttaşlara bile açıklayamamakta. Bu nedenle AKP tabanı kararsızlık içinde. AKP, halk desteğini yitirmekte gözle görünür bir biçimde.
Yukarıda anlattığımız olumsuzlukları başta Erdoğan olmak üzere AKP yöneticileri bilmiyor mu? Tabii ki biliyor. Bildikleri için de seçimi kazanmak için ellerinden gelen her yolu deniyorlar. Yitirdikleri halk desteğini yeniden kazanmak için kendilerince stratejiler uygulamaktalar.
Erdoğan’ın seçimi kazanmak için temel stratejisi çok açık. Ne yapıp edip CHP’yi, HDP/PKK ile ittifaka zorlamak. Bunun için aylar öncesinden cumhur ittifakını yaptı MHP ile. Bu ittifakın AKP’ye çok fazla kazanç getirmeyeceğini başta RTE olmak üzere AKP yöneticilerin hemen hepsi bilmekte. Burada amaç, CHP yöneticilerinin kafasına “İttifaka karşı ittifakla savaşım verilir.” Düşüncesini nakşetmek. Ne yazık ki CHP yöneticilerinin “ittifak” denince akıllarına gelen ilk parti, HDP. Bu gerçeği AKP’liler çok iyi bilmekte. Bu nedenle de türlü kamuoyu kuruluşları ( Çoğu AKP denetiminde) aracılığıyla CHP yöneticilerine HDP ile ittifakın seçimi kazanmak için tek yol olduğu algısı yaratılmakta. Zaten CHP yöneticileri, HDP’ye karşı hep sıcak bir duruş göstermekteler. “Adaleti” çoğu zaman HDP’lerin sözde mağduriyetleri üzerinden savunmaktalar. Bazı CHP yöneticileri, fırsat buldukça tutuklu HDP’li yöneticileri ziyaret etmekteler. Aradaki ilişki hep sıcak…
Erdoğan cephesi, YCHP ile HDP arasındaki sıcak ilişkiyi daha da ısıtmak istemekte. Çünkü HDP ile birlik olan bir partinin başarı şansının olmadığını çok iyi bilmekteler. Bu nedenle de bu ittifakın gerçekleşmesi için heyecanla beklemekteler. AKP iktidarının sürmesi için tek yol bu.
Tüm kamuoyu araştırmaları gösteriyor ki, halkın yaklaşık yüzde ellisi kararsız durumda. Duruma, politikalara göre oy kullanmaktalar. Bu kesim millidir, Atatürk’e bağlıdır, vatanın bütünlüğü vazgeçilmezidir. Ortada yüzde ellilik böyle bir kitle varken HDP çöplüğünde eşelenmek niye?
AKP’nin muhalefete dayattığı ikinci önemli şey aday seçimi. Erdoğan istiyor ki CHP, doğrudan ya da dolaylı biçimde (Saadet Partisi üzerinden) Abdullah Gül’ü aday göstersin. Bu durumda da RTE, koltuğunu kurtarır. Çünkü Gül, Atlantik sistemine göbeğinden bağlıdır. Bu nedenle de Atlantik sisteminin önerdiği adaydır. Türkiye’nin Atlantik’ten uzaklaştığı, ABD karşılığının doruğa ulaştığı, vatan bütünlüğünün öncelendiği, tam bağımsızlığın yüksek sesle dillendirildiği, Atatürk’te birleşme gereksinimin çok arttığı bir dönemde Atlantikçi bir adayla RTE’nin karşısına çıkmak AKP’yi rahatlatır. Muhalefeti de içinden çıkılmaz bir hayal kırıklığına uğratır. Bu da umutsuzluğu artırır.
Evet, aday belirlenmesinde CHP’nin tavrı çok önemli. Ya milli bir refleksle Türkiye’nin kuruluş değerlerini savunan bir adayın arkasında yürüyecek ya da yeni bir Ekmeleddin olayıyla Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı seçtirecek.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       8 Nisan 2018


1 yorum:

  1. ÇOK DOĞRU.akp hep bunu yapar MHP barajı aşamayacak der CHP oyları MHP ye kayar.bu seçimde MHP kendi seçmeninin buldu CHP ye gerek kalmadı.chp seçmeni bu dersi iyi öğrensin falan parti barajı asamazsa akp tek iktidar deyip CHP oylarını bölmek.bu kez HDP ye iyi partiye oy taşındı.chp dersini alsın kendi partisine oy versin

    YanıtlaSil