Türkiye’nin
yurtseverleri, Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesinden ayrılmayanları sık sık
NATO’dan çıkmamız gerektiğini nedenleriyle kamuoyuna anlatmakta. Bu arada
NATO’nun ABD demek olduğunu belirteyim. Bu askeri savunma örgütü, Amerika’nın
çıkarlarını korumak için var. Bundan başka amacı da yok!
Ülkemiz,
NATO’ya girdi gireli başımız dertten hiç kurtulmadı. Ne iç ne de dış barışımız
kaldı. İçerde bölünmeleri kışkırtırken dışarda da komşularımızla ilişkilerimizi
bozup sürekli düşman yaratmakta. Düşmanlaştırma siyaseti, önceleri
İngiltere’nin sonrasında ise ABD’nin egemenliğini sürdürmek için uyguladığı
önemli bir strateji. Bunu yaşama geçirmek için de akıl almaz sorunlar çıkarır
ortaya bu iki devlet.
1947’de
Truman doktrinini kabul etmemizle ABD’ye göbekten bağlılığımız başladı. Ardından
birçok anlaşma imzalandı Vashington yönetimiyle. Her anlaşma, bizi daha çok
bağladı bu emperyalist güce. 6-7 Eylül olaylarını bu ülke kışkırttı. 1950’li
yıllarda Suriye ile dostluk temelinde yükselen komşuluk ilişkimizi düşmanlığa
dönüştüren de o. Sağ-sol çatışmalarıyla ülkemizi kan gölüne döndüren de ABD.
Alevi-Sünni çatışmasını kışkırtan da sözde müttefikimiz Amerika. ASALA, PKK
gibi örgütleri kurdurtarak ülkemizi böldürmek isteyen ABD değil mi? En son
laik-antilaik çatışmasını körükleyen sözde müttefikimiz ABD’den başkası mıydı?
NATO tatbikatında Atatürk ve Erdoğan’ı nişan alınacak hedefler olarak gösteren
kimlerdi?
2
Ekim 1992’de, Ege Denizi’nde NATO’nun Kararlılık Gösterisi-92 tatbikatında ABD
uçak gemisinden atılan iki adet füze ile Muavenet muhribi vurulmadı mı? Bu
saldırıda beş askerimiz şehit edilmedi mi? Ayrıca yirmi iki Mehmetçiğimiz
yaralanmadı mı?
Ergenekon,
Balyoz ve daha birçok adlar altında yalan ve iftiralarla yurtseverlerle Türk
ordusuna operasyon yapan ABD/NATO değil miydi? Asılsız suçlamalarla TSK’dan
Kemalist askerleri FETÖ eliyle tasfiye eden ABD’den başkası mıydı? ABD, 15
Temmuz darbe kışkırtmasıyla ülkemizi işgal girişiminde bulunmamış mıydı? Burada
adını sayamayacağım denli çok sayıda aydınımızı katleden ABD’ye bağlı Gladyo
değil miydi?
Yukarıda
saydıklarım, NATO saldırılarından en çok anımsananlar. Daha onlarca düşmanca
girişim var Gladyo tarafından. Türkiye’yi NATO’dan korumak için NATO’nun
ülkemize bir yararı oldu mu? NATO, ülkemizi hep düşman gördü. Kimi zaman da
Türkiye’yi Kore’de olduğu gibi kullanmaya çalıştı.
Ekonomimiz,
eğitimimiz, kültürümüz, sanatımız, bilim yaşamımız, geleneklerimiz, sanayimiz,
tarım ve hayvancılığımız, birçok ulusal değerimiz, Cumhuriyet kurumlarımız, dil
varlığımız, yeraltı kaynaklarımız, yerüstü varsıllıklarımız, en çok da binlerce
insanımız NATO uğruna feda edilmedi mi?
Türkiye,
Atlantik sürecine girdiği günden beri kan yitirmekte. Ülke değerlerimiz bir bir
elimizden çıkarken NATO, bizi NATO’dan niye korumadı?
Bazı
eski askerler, gazeteciler ve öğretim üyeleri televizyonlarda, gazetelerde,
sosyal medyada “Türkiye, NATO’dan kendisini korumak için NATO’da kalmalı.”
demekte. Bu sözü, söyleyenler kendilerince büyük bir buluş bulmuş, çok özgün ve
derin bir tümce söylemişler gibi kasım kasım kasılmakta. Açık konuşun, açık...
Bu söz sizin NATO sevginizden, bu emperyalist saldırgan örgüte
bağımlılığınızdan kaynaklanmakta. Çıkın açıkça ben “NATO’cuyum, Amerikancıyım” deyin
olsun bitsin. NATO’yu savunmak için sözü bu kadar eğip bükmeye ne gerek var?
Açık konuşamıyorsunuz, çünkü NATO’nun ülkemize düşman olduğunu çok iyi
biliyorsunuz.
Adil
Hacıömeroğlu
6
Nisan 2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder