16 Ocak 2012 Pazartesi

YANLIŞ ADRESTEKİ CHP

Dört milletvekilinden oluşan CHP Kurulu, Aralık 2011’de ABD’yi ziyaret etti. Bu, 2011’de yapılan ikinci ziyaret. Herkes gibi ben de bu ziyaretlerin, ilginin nedenini merak etmekteyim. Neden ABD? Evet, bu sorunun yanıtı çok önemli.

CHP’liler ABD’de siyasi kişilerle, vakıflarla, düşünce kuruluşlarıyla görüşmeler yapmış. Gezi sırasında ve sonrasında yapılan açıklamalar ilgi çekici. “Bizde anti-Amerikancılık, ’anti’ bir şey yok, Türkiye’nin menfaatleri var, onu ön plana koyuyoruz.” Bu sözleri, CHP’li bir genel başkan yardımcısı ziyaret sırasında söylüyor. Dünyanın bütün ezilen ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’nin de solcuları anti Amerikancıdır, antiemperyalisttir. Solculuk da bunu gerektirir. Hele Türkiye gibi sol geleneği eski, sağlam bir ülkede “Amerikan dostluğunun(!)” hangi felaketlere yol açtığı, yol açmakta olduğu iyi bilinir. Bir de sömürgeciliğe karşı dünyanın ilk bağımsızlık mücadelesini, kurtuluş savaşını verip tüm ezilen uluslara örnek olup yol göstermişseniz ve de bu işin öncülüğünü CHP yapmışsa sorumluluğunuz daha da artar. Dünya üstünde “Amerikan dostluğuyla” iki yakası bir araya gelmiş bir ülke var mı?

Ülkemizde çok partili yaşama geçildikten sonra iktidara gelmek isteyen sağ partilerin, seçimler öncesi ABD ziyaretleri nerdeyse gelenekseldir. Sam Amca’dan icazet almadan iktidar koltuğunda oturmamayı alışkanlık haline getirdi “muhafazakâr” partilerimiz. Okyanus ötesine rağmen iktidar olanların nelerle karşılaştıklarına da tanığız. Dilim varmıyor, ama “Acaba?” diyorum, Atatürk’ün CHP’sinin bazı yöneticileri de mi Sam Amca’nın icazet kuyruğuna girecekler? Böyle bir şey olursa sizin CHP’liliğiniz, solculuğunuz, Atatürkçülüğünüz kalır mı? Ülkemizi emperyalizmin kucağına atarak gerilemesine, gericileşmesine neden olan sağ partilerden ne farkınız kalır?

CHP sözcüsü konuşmasını şöyle sürdürüyor: “ABD, AB, Türkiye'nin Suriye'deki hedefleri aynı. AKP hükümetinin genel hedeflerine de katılıyoruz: Suriye'ye demokratik bir yönetimin gelmesi, özgürlüklere, insan haklarına saygılı bir rejimin gelmesi, bu kadarını paylaşıyoruz.” Bugün Arap dünyasını kasıp kavuran alt üst oluşların mimarları kimler? Gerçekten buralarda bir insan hakları ve demokrasi mücadelesi mi var, yoksa enerji kaynaklarının denetimi savaşı mı? Bir defa “Arap Baharı” denilen yutturmacadan kendimizi kurtaralım. Bahar mahar yok ortada, bal gibi karakış! (Daha önce yazdığım “Arap Zemherisi” yazısında bunu anlatmıştım.) Türkiye, Batılı emperyalistlerin enerji kavgasında mazlumun yanında olmalı; zalimin, sömürücünün değil. CHP de bu doğrultuda politikalarını oluşturmalı. Eğer, ülkemizin bölgesinde etkili dünyada saygın bir konumda olmasını istiyorsak bağımsızlıkçı politikalar oluşturmaya gereksinmemiz var. ABD ve AB politikalarını izlemek, kuyrukçuluk ve teslimiyettir. AKP’yle aynı düşüncedeyseniz size ne gerek var?

CHP’li milletvekilleri Amerika’ya gitti de adres yanlış; sanırım Kuzey’e değil, Güney’e gideceklerdi. Bir zamanlar ABD’nin arka bahçesi olan ve borç içinde ekonomileri mahvolan Güney Amerika ülkelerinin şahlanışını incelemeli CHP. Bir zamanlar iflasın eşiğinde olan Brezilya’nın Lula da Silva’yla nasıl harikalar yarattığını görmeli. Günümüzde anti Amerikancılığın bayraktarlarından olan Chavez’in Venezuela’sında Mustafa Kemal’den esintilerle gururlanmalı. Küba’nın yarattığı sağlık cennetinden dersler çıkarmalı. Küçücük Nikaragua’nın ABD’ye rağmen nasıl ayakta durduğuna bakılmalı. Şili, Arjantin ve sol partilerce yönetilen diğer Latin Amerika ülkelerindeki hızlı gelişmeler, neden merak konusu değil? Bu ülkelerin hepsi ABD boyunduruğundan kurtularak gelişmeyi, kalkınmayı, demokrasiyi yakaladılar. Uluslararası sömürü çarkının sarmalından anti Amerikancılıkla kurtuldular ve borçlanmamayı, ülke kaynaklarına sahip çıkmayı öğrendiler.

Anti Amerikancılık demek, ABD halkına düşmanlık değildir; buradaki emperyalist zihniyete, isteğe, saldırganlığa, kan dökücülüğe, sömürüye karşıtlıktır. Bu da her yurtseverin, insanlığa karşı sorumluluk duyan her kişinin göstermesi gereken bir tavırdır.

Türkiye’nin birliği, dirliği ve geleceği için Ortadoğu’daki ABD politikalarının boşa çıkarılması gerek. Bölgesel ittifaklarla bu konuda inisiyatif almalı ülkemiz. Balkan ve Sadabat paktlarının genişletilmiş ve etkili biçimleri yaşama geçirilmeli. Tevfik Rüştü Aras gibi bir diplomatın deneyimleri, Atatürk’ün başı dik politikaları esin vermeli bizlere. Bu işin öncülüğünü de CHP yapmalı.

Ortadoğu’nun da ülkemizin de demokrasisinin önündeki en büyük engel, ABD’ye bağımlılıktır. Çünkü bölgemizdeki antidemokratik uygulamaların ve feodal gericiliğin destekçisi ABD emperyalizmidir.

CHP yönetimi kafa karışıklığından, sağa benzeme/benzetilme rüzgârlarından kurtulmalı. Köklerine bağlı bir CHP’nin önünde Türkiye’yi de Ortadoğu’yu da değiştirme fırsatı durmakta. Ortaçağ karanlığından kurtulması gereken komşularımızın emperyalist zorbalığa, oyunlara değil; Türk Devriminin sıcaklığına, Mustafa Kemal’in ışığına gereksinimi var.

Adil Hacıömeroğlu
12 Ocak 2012
Twitter.com@AdilHaciomerogl

Not: 16 Ocak 2012 tarihli Ulus Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Yazılarımın tümünü http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

15 yorum:

  1. Hocam ilk defa CHP den medet umar durumdaki bu yazınızdan ötürü kınıyorum sizi. İçinden bir kaçını çekip alın ne kalır CHP den geriye allah aşkına. Çok uzağa gitmeyelim. Daha yeni meclisten geçen şu vekil emekliliğini düzenleyen tasarıdaki tavrını bir göz önüne getirin lütfen. Neymiş; evet dememiş onlar. Peki oturuma katılıp da hayır demişler mi. Yok. Neden? Çünkü oturuma katılmazlarsa hem evet deme psikolojisinden uzak kalacaklar, hem de zaten AKP nin oylarıyla yasa geçmiş olacak bunlarda o kaymaktan istifade edecekler. Siz hala bu zihniyetteki bir partiye sol parti diyebiliyorsanız söyleyecek sözüm yok. Bizim ülke olarak kaderimiz kötü. Ben şahsım adına şimdiye kadar kullandığım hiç bir oyumu gönül rahatlığı içinde bir partiye veremedim. Ne yaptım. Hep kötünün iyisini seçme zorunda bırakıldım. Bu biraz daha namusludur diğerinden, biraz daha az çalar seçimiyle oy kullandım. Bu şartlar altında seçime giden bir ülkenin içinde bulunacağı durum da herhalde şimdikinden daha farklı olmaz. Saygılarımla. ADNAN YİĞİTER

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CHP'den istemediginiz kisileri cekip cikarirsaniz geriye Yurtsever, Bagimzislik, Cumhuriyet ve Demokrasi sevdalisi, Ataturk ilkelerine bagli milyonlar kalir.

      Sil
    2. kardeşim hak ve eşitlik partisi var kötün
      ün iyisi degil adam gibi adamlar burada

      Sil
  2. Anti Amerikancılık demek, ABD halkına düşmanlık değildir; buradaki emperyalist zihniyete, isteğe, saldırganlığa, kan dökücülüğe, sömürüye karşıtlıktır. Bu da her yurtseverin, insanlığa karşı sorumluluk duyan her kişinin göstermesi gereken bir tavırdır.

    Türkiye’nin birliği, dirliği ve geleceği için Ortadoğu’daki ABD politikalarının boşa çıkarılması gerek. Bölgesel ittifaklarla bu konuda inisiyatif almalı ülkemiz. Balkan ve Sadabat paktlarının genişletilmiş ve etkili biçimleri yaşama geçirilmeli. Tevfik Rüştü Aras gibi bir diplomatın deneyimleri, Atatürk’ün başı dik politikaları esin vermeli bizlere. Bu işin öncülüğünü de CHP yapmalı.''NE GÜZEL YAZMIŞSINIZ KUTLARIM.İÇİNDE HALKIN ÇALIŞAN ESHAPLARININ YER ALMADIĞI KAPİTALİST AFETTEN NEMALANAN PARA BABALARI VE FIRSATÇILARIN YÖNETİMSEL YAPISINDA MUHALİF GÖRÜNEN İKTİDARINDAN BESLENEN AZ OLSUN BİZİM OLSUN ZİHNİYETİNİN DEVAMI ADI DEMOKRATİK OLABİLECEK TÜM DEĞERLERDEN YOKSUN FELSEFESİNİ YİTİRMİŞ KİMSESİZLERİN ZUL ADDEDİLDİĞİ,KENDİLERİ VE AVANESİNE ZULALIKLARI GÖSTEREN,PAYLAŞIMSIZ VE EŞİTSİZLİK GİRDABINDAN KURTULAMADIĞI VE DE AİT OLUNAN O DEĞERLER DÜNYASINA BİREYLER ALINMADIĞI TAKDİRDE YALNIZLAŞAN GÜRUHU MİLİTANCA BAĞLAMLA İTİCİ MUHALEFETİNİ HEP SÜRDÜRECEKTİR.NEREYE KADAR.SAĞA SOLA BENZEME MESELESİ DEĞİL TÜRK SOLU YADA KEMALİST DEĞERLERİ DEĞERSİZLEŞTİRME YARIŞIDIR BU.GÜYA AT BİNENİN KILIÇ KUŞANANIN DİYEREK OLİGARŞİKJ MODELDEN KURTULAMAMANIN DAR KALIPÇILIĞINDA ŞAŞKIN ÖRDEK MODASIYLA GIÇIN GIÇIN YÜZME SEVDASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR.ŞEREFLE VE ETİK DEĞERLERE SAYGIYLA ASİYENİN KURTULUŞUNUN ADINI KOYMALIDIRLAR.YÖRÜK MEMED

    YanıtlaSil
  3. Anlaşılan o ki, ABD icazet vermeyince, o, hiç sevmedikleri iktidar koltuğuna oturamayacaklar..

    YanıtlaSil
  4. Hanife öğretmen der ki;CHP'nin en büyük şansı hala onu terketmeyen,yöneticilerinden daha çok kuruluş ilkelerine bağlı bir seçmen tabanının olması her şeye rağmen.Ama şanslarını zorlama lüksleri de yok,toparlansalar iyi olacak.Aksi halde bu gidişte sorumlulukları büyük olacak!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte o Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlı, 90 yıllık Bu ilkeler uğruna CHP'li bir ailenin evladıyım. Emekli olur olmaz üye oldum belki birşeyler yapabilirim diye. Parti içi demokrasi ve halkla birliktelik, halk için siyaset yoktu ama bu kadar da kötü değildi. Kimse ilkelere açıkça karşı çıkıp saldıramazdı ama partiyi idare edenler hiçbir zaman örgüte sormadı, danışmadı. Dolayısıyla hep yanlış politikalar yaptı. Ya şimdi? tüm yönetime gelenler daha da anti demokratik bir şekilde geldi. İlk işleri Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlı olan kim varsa, en sade üyeye kadar akıl almaz pis yöntemlerle ve disiplin cezalarıyla partiden uzaklaştırdılar. Toparlansınlar diyorsunuz ya inanın çok uğraşıyoruz ama bu insanların ne örgüt ne de taban hiç umurlarında değil. Hatta akp den daha çok örgüt ve tabanla çatışma halindeler. Sadece tabanı suçlayarak sorumluluğu üzerinizden atamazsınız. Türkiye geneli büyük bir örgütlenme olmadıktan sonra bizim çabalarımız hiçbir sonuç vermeyecek

      Sil
  5. kanserli hücre gibi büyüyorlar,çoğalıyorlar..kimler mi?chp içindeki anti Kemalistler...artık onlardan beklentimiz olamaz...bu gün gemlikte chp2li belediyeye akp 'li bir meclis üyesi başkan yardımcısı seçilmiş...kimlerin sayesinde?chp'li bir ya da iki üyenin oy vermesi sayesinde...yazınızı okurken eksik bir şey bulamadım...tebrikler...bunu da ben ilave ettim ki durum daha iyi anlaşılsın...

    YanıtlaSil
  6. Türkiyede ulusalcıların güttüğü anti-ABci, anti-ABDci çağdışı tam bağımsızlık politikası bizi kısa zamanda Kuzey Kore ve Küba gibi insanları aç, ama onurluyuz(!) diye övünen bir ulus olmakla karşı karşıya getirecek bir politikadır. Acaba Atatürk yaşıyor olsaydı, yaşadığı zamanlar için doğru ve gerekli bir politika olan istiklâl-i tâmme ilkesini bugün de sürdürür müydü? Buna evet! diye cevap vermek, aklı ve bilimi rehber olarak göstermiş, konjonktürü her zaman iyi değerlendirmiş bir lideri hiç anlamamış olmak demektir.

    YanıtlaSil
  7. Bağımsızlığı ilkel ve gereksiz,onurlu dış politikayı takıntı,özgürlüğü abd'nin kolunun altında yaşamak ,ekonomik kalkınmayı tüm kaynakları batılı emperyalist tekellere devretmek olarak gördükçe bugünlere gelmemizden daha doğal bir sonuç olamaz.Umudumuz olan ve geniş kitleleri kucaklayan CHP'nin bence de abd ve emperyalist egemenliğe karşı çıkan ULUS Devlet modellerini sağlamlaştıran Devletlere bakması,bu Devletlerin baktığının ise ATATÜRK'ün ana politikaları olduğunu bilerek,aramaya gerek olmayan kendi Lideri olan ATATÜRKÇÜ çizgide yığınağını yapmasında ve buraya odaklanıp tereddütsüz yönelmesinde ÜLKEMİZ,EZİLEN DÜNYA ve tüm DÜNYA İNSANLIĞINA UFUK AÇMA açasından yarar bulunmaktadır. Av.Uğur EFİL

    YanıtlaSil
  8. Erafıma bakıyorum herkes antiemperyalist anti amerkiancı anti akp li...seçim sonuçlarına bakıyorum..anti sadece ben kalmışım..Şu anda olanlar bile emperyalistlerin tıkır tıkır işlemekte olan oyunlarının bir parçası...bizlerede ve banada donkişotluk yapmak kalıyor...12 eylül öncesi anlıyamadığımız yada anlamak istemediğimiz Atatürkçülüğü şimdilerde içimizden gelerek bir umutla sarılarak öğrenmek istiyoruz.Sanırım en etkili öğrenme yoluda bu olsa gerek.12 Eylülden hemen sonra çalıştığımız okulda her öğrenciye nutuk aldırmış ve özetini istemişlerdi.Bir kişi özetlemiş diğerleri fotokopi çekmişti....şimdilerde o arkadaşlarıma ulaştığımda neyle meşgul oluyorsun diye sorduğumda nutuk okuduklarını belirtiyorlardı...ALLAH TÜRK MİLLETİNİN YARDIMCISI Olsun.

    YanıtlaSil
  9. Sn Hocam,
    Bilindiği üzere CHP’nin siyasi ideolojisi iki temel değer üzerine oturur. 1-Atatürkçülük(Altı Ok ) ve 2-Sosyal Demokrasi.
    Atatürkçülük: dağılan bir imparatorluktan anti-emperyalist bir mücadele ile ülkemizi kurtarmak, ulus devleti oluşturmak ve bu yolda aydınlanma devrimlerini yapmak demektir. Kısaca Atatürkçülük: anti-emperyalist ve aydınlanmacıdır. Anti- emperyalist olma, ulusal kurtuluş savaşımızın gereğidir. Aydınlanma ise, feodal kalıntıları tasfiye ederek modern bir ulus devlet yaratmanın.
    Sosyal Demokrasi: CHP Tüzüğü’ne 1976 da eklenmiştir. Sosyal Demokrasi'nin üç temel öğesi vardır: özgürlük, eşitlik ve dayanışma. 1970’lerde “ortanın solu “ sloganı ile emekçilerden yana tavır alan CHP, modern demokratik ülkelerdeki emekçilerin ideoloji olan Sosyal Demokrasi’yi de tüzüğüne eklemiştir.
    Sosyal demokrasi, gelişmiş ülkelerde ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla sosyal demokrasinin anti-emperyalist olma gibi bir zorunluluğu pek yoktur ya da, oralardaki emekçiler böyle bir gereği hissetmemişlerdir denebilir. Ama yine de sosyal demokrasinin temel değerleri olan: özgürlük, eşitlik ve dayanışma kavramlarının,sömürüye karşı olmayı ve barışı da içerdiği açıktır.
    Atatürkçülük açısından ise, ülkemizin dış politikası Atatürk yaşarken tam bir anti-emperyalist tavır ve uygulama içinde olunmuştur. CHP’lilerin bundan hiçbir şüphesi yoktur.
    Zamanımızda Latin Amerika Ülkelerindeki sol partilerde de, anti-emperyalizm ağır basar. Neden? Çünkü yanı başlarında emperyalist Amerika vardır da ondan!
    CHP Tüzüğü’ndeki bu iki kavram (yani Atatürkçülük ve Sosyal Demokrasi) biri diğerini tamamlar: aralarında zıtlık yoktur. Ama zaman zaman biri daha ağır basabilir. Örneğin, çevremizde bir emperyalist savaş varsa: Atatürkçülük, yurt içindeki ekonomik sömürü/krizin yoğun olduğu dönemlerde sosyal demokrasi ön plana çıkabilir.
    Maalesef son zamanlarda, CHP’de bu iki kavrama ilişkin bazı kafa karıştırıcı düşüncelerin ortaya çıktığı görülüyor. Özellikle CHP’ye yeni gelen kimi sosyal demokrat kökenli arkadaşlar Parti’yi tamamen sosyal demokratlaştırma, kimi CHP’liler ise sosyal demokrasiyi dışlama gibi bir tavır sergiliyorlar. Henüz fazla keskin olmasa da, en azından böyle bir eğilim görülüyor. Buna kesinlikle üzüldüğümü ve doğru bulmadığımı belirtmek isterim.
    Bir CHP’li olarak, Tüzükteki sırasına göre : “Ben Atatürkçü ve Sosyal Demokrat’ım” diyorum. Bu söylem: doğru bir söylemdir.
    Gelelim CHP Heyeti’nin Amerika’yı ziyaretleri sırasında söylediklerine.CHP Heyeti, ziyaretleri sırasında bazı diplomatik laflar edebilir. Bu laflar, bence CHP Üyelerini pek bağlamaz. CHP anti-emperyalisttir: bu da çok açık ve nettir. Dolayısıyla CHP’liler de anti-emperyalisttirler. Atatürkçülüğü ve Parti tarihini biraz bilen, bunun böyle olduğundan asla şüphe etmez.
    Saygılarımla,
    Mehmet YILDIRIM, CHP Bakırköy Üyesi. 20/01/2012

    YanıtlaSil
  10. Ulusal bağımsızlığımızı ve Cumhuriyetimizi ülkemize kazandıran ,demokrasiye geçiş yapan ; bu özellikleriyle dünyadaki '' MAZLUM TOPLUMLARA '' kurtuluş umudu ve cesareti veren CHP ; bu dönemde parti temsilcilerini ABD ' ye göndermekle , ABD 'de görüşmeler yapmakla , kendi özellikleriyle çelişen bir duruma düşmüştür. Çünkü ABD , bağımsızlık ve demokrasi karşıtı sömürgeci bir devlettir. CHP 'nin gerçek özellikleriyle çelişen bu tutumu da sol kesimde kuşku uyandırmaktadır. Sayın Adil Hacıömeroğlu'nun yazısı , bu görüşü kanıtlar özelliktedir. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  11. Sayın blog yöneticisi paylaşımlarınızı çok başarılı ve profesyonel buluyoruz. Ambulans uçak firması olarak paylaşımlarınızın devamını bekleriz.

    YanıtlaSil