Ben
beni bildim bileli kütüphanelere ilgi duydum. Çocukluğumdan beri en çok merak
ettiğim yerlerdir buralar. Raflarda dizili kitapları gördükçe içime doyumsuz,
sonsuz, tanımsız bir sevinç ve heyecan dolar. Kütüphanelere karşı ilgiyi
kitapçı dükkânlarına da duyarım. Kütüphaneler olsun kitapçı dükkânları olsun
içeri girdiğimde raflardaki kitapları yorulmadan, bıkmadan saatlerce
inceleyebilirim. Bu, bana sonsuz bir bilginin kapısını açar. Kitapları
tanıdıkça okuma isteğim dizginlenemez bir durum alır.
Kitaplar,
yaşamım boyunca en güzel dostlarım oldu. Onların içtenliği, dostluklarına
bağlılığı, sonsuz bir bilgi pınarı olmaları beni mutlandırır. Her kitabın bir
dünya olduğunu düşünürsek insanın binlerce dünyayı tanıması kadar varsıllık var
mı şu kısacık yaşamda.
Geçen
hafta Çekmeköy’de dolaşırken bir kütüphaneye rastladım. Bir şey sormak için
girdim içeri. Bir görevli genç hanıma derdimi anlattım. İncelik dolu bir
davranışla bana yardımcı oldu. Ben de bu iyiliğin karşılığını son kitabım Çocuklarımız
Geleceğimiz Değil mi”yi kütüphaneye armağan ederek ödedim.
Çoktan
akşam olmuştu. İçerisi dopdoluydu. Genellikle çocuklar ve gençler sessizce ders
çalışıyorlardı içerde. Onların önlerindeki kitaplara odaklanmış ilgili
sessizliği beni büyüledi. Bir süre oturdum boş bir yere ve çantamdaki kitabı
okumaya başladım onlarla aynı havayı solumak için. Bu sırada üniversite
sınavına hazırlanan iki kız öğrenciye test teknikleri öğrettim. Çok mutlu
oldular. Ben de mutlandım onların mutluluğuna. Öğrencilerin çoğunun
çalışmalarına çaktırmadan göz attım. Ne yazık ki nasıl çalışacaklarını
bilmiyorlar. Bu konuda onlara yardımcı olacak birinin olması zorunlu bir
gereksinim.
Burası
Çekmeköy Belediyesi’nin Mart 2023’te açtığı 100. Yıl Kütüphanesi… Temizlik ve
düzen ilk göze çarpan özellik… Gece olunca kalkıp gittim. Bir gün sonra yeniden
geldim kütüphaneye. Kütüphane sorumlusu Esma Akça Önder Hanım’la tanıştım. Esma
Hanım, kütüphanecilik bölümünü bitirmiş. Bu işin eğitimini alması nedeniyle
yarattığı fark kolayca ayrımsanıyor. Her şeyden önce işini benimseyip seven
biri.
Diğer
çalışanlarla selamlaşıp söyleştik sessizce. Yeni bir kütüphane olmasına karşın
halk tarafından benimsenip içselleştirilmiş. Onlarca öğrencinin ikinci evi
olmuş burası. Gelenler, istediklerinde sebilden su gereksinimlerini
karşılayabiliyor. Canları çekerse çay içebiliyorlar. Bu hizmet Çekmeköy
Belediyesince veriliyor. Çay, kitap, ilgi, temizlik, düzen burayı ikinci evleri
yapıyor. Bu nedenle saatlerce burada zaman geçirebiliyorlar. Ayrıca kütüphane
her yerde olduğu gibi bir sosyalleşme alanı.
Ne
yazık ki belediyeler kitaplıklara çok fazla ödenek ayıramıyor. Bu nedenle küçük
bir yasa değişikliğiyle kütüphaneler daha çok varsıllaştırılabilir.
Kütüphaneler çoğalırsa ülkemiz ileri gider. Kitap okuma alışkanlığı
kazandırdığımız her çocuk ya da genç, uygarlık savaşının büyük komutanları,
özverili öncüler olacak. Uygarlık savaşımını kazanmanın biricik yolu,
kütüphanelerden geçmekte. Kütüphaneler, bir toplumun gideceği uygarlık yolunun
sökülmez taşlarını döşer.
100.
Yıl Kütüphanesi’nde 41.979 basılı, 29.205 de elektronik kitap okurlara sunulmakta.
Kütüphane, bağışçıları bekliyor rafların kitaplarla dopdolu olması ve
varsıllaşması için. Çiçeği burnunda kütüphanenin 13.697 üyesi bulunmakta. Üye
sayısının artmasını umuyorum yakın zamanda.
Kütüphane
yönetimi sınavlara hazırlanan öğrencilere yönelik “askıda test kitabı”
kampanyası başlattı. Öğrencileri desteklemek, onlara yardımcı olmak için güzel
bir düşünceyi uygulamaya sokmuşlar. Bu yaratıcı uygulamayı düşünenlerin usuna
sağlık… Bu kampanyaya 4.697 kitap bağışlanmış. Bunların 3.523’ü, 1.050
öğrenciye verilmiş. Test kitapları oldukça pahalı… Bu nedenle dar gelirli aile
çocuklarına verilen bu destek altın değerinde. Ayrıca Ağrı ve Şırnak illerimize
kitap bağışları yapılmış. Çocuk yuvalarına gönderilen kitaplar ise övgüye değer
bir çalışma.
Esma
Hanım ve diğer çalışanlar yaratıcı düşüncelere, projelere çok açık. Dışarıdan
gelecek önerileri beklemekteler. Her perşembe günü kütüphanede 3-6 yaş
çocuklarına 1 saat boyunca öyküler, masallar okunmakta. Bu çalışma; çocuklara
okumayı, dinlemeyi, düşlemler kurmayı, kitaplarla dost olmayı aşılayan bir
girişim. “Ağaç yaşken eğilir” atasözünü uygulamaya döken bir çalışma bu.
Kütüphanede
çalışanların neredeyse hepsi kadın. Buraya ev sıcaklığını verenin, anne
şefkatiyle işlerine dört elle sarılan bu çalışanlar olduğunu düşünmekteyim.
Atatürk,
yıllar öncesinden “Bilgili olan güçlü olur” özdeyişiyle bizlere bilginin
kişisel ve toplumsal gerekliliğini anlattı. Uygarlık savaşında başarıya
ulaşmanın yolu bilgiyle donanıp güçlenen yurttaşlardan geçer. Uygarlık
savaşının en büyük gücü, kütüphaneler. Çekmeköy’de ikinci kütüphanenin
açılmasını dört gözle bekliyoruz. Kütüphaneler çoğaldıkça yalnız İzmir’in
dağlarında değil, yurdumuzun en çorak topraklarında milyonlarca rengârenk
çiçekler açacak. O çiçekler, ülkemizin uygarlık yolunun itici gücü, esin
kaynağı olacak.
En
büyük dileğim, büyük kentlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı ya da belediyelerce Atatürk
ve Cumhuriyet kütüphanelerinin açılması. Buralarda Atatürk ve Cumhuriyet’le
ilgili yayımlanmış bütün yapıtların toplanması. Bu, ülkemize büyük bir hizmet
olacak. Hem de Atatürk’ün daha iyi öğrenilip anlaşılması için önemli bir fırsat
sunacak halkımıza.
Büyük
Önder Atatürk: “Önemli olan ufku görmek değil, ufkun arkasını görmektir” sözünü
boşuna mı söylemiş? Ufkun arkasını görecek genç kuşak, kütüphanelerde yetişip
boy atacak ve insanlığa hizmet edecek. Böylece ülkemizin geleceği güvenilir
ellerde garanti altına alınacak.
Adil
Hacıömeroğlu
20
Mayıs 2026