CHP
toz duman içinde… 2024 yılında yapılan yerel seçimlerde gösterdiği üstün başarı
Pirus Utkusuna dönüştü kısa sürede. Yolsuzluk suçlamalarıyla belediyeler darmadağın
oldu. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun yapay zekâ(!) ile belirlediği adayların
çoğu patır patır döküldü AKP’nin bahçesine. Dökülmeyenlerin bir bölümü de yolsuzluk
yaptıkları gerekçesiyle tutukevlerinde.
CHP,
neden darmadağın? Başta söyleyeyim ki partinin bu durma düşmesinin nedeni
kişilerden çok, ideolojisizlik. Liberalizme evirilmiş sosyal demokrasinin toplumsal
davranışı, düşünceyi hiçe sayıp bencilliği öne çıkarması önemli bir etken.
Türkiye’nin
kurucu partisi 1940’lı yıllardan başlayarak kurucu ideolojisinden, Atatürk’ten
uzaklaştı adım adım. Atatürk’ten uzaklaşmaya başlayan parti, onun devrimciliği
yerine batıcı ilericiliği getirdi. Devrimcilik ortadan kalkınca batıcı reformist
anlayışa teslim oldu. Batılı devletlere hayranlık başladı bu süreçte. Oradan
gelen, daha çok da emperyalist merkezlerce dikte edilen politikalar, kolayca
benimsenip savunusu yapıldı. Böylece Aktıok anlamını yitirdi zamanla. Özellikle
12 Eylül Amerikancı darbesinden sonra batıdan esen neoliberal yellere kapıldı
parti yöneticileri. Alt kimlikler üzerinden siyaset yapmak ilericilik olarak
algılandı. Ne yazık ki bu dönemde serbest piyasacı sisteme teslim olundu. Bunun
karşısında Atatürk’ün halkçı-devletçi uygulamaları savunulamadı.
Atatürk,
sırtını doğuya yaslayarak batı emperyalizmini yenmişti. Atatürk’ü batıcı olarak
görmeye başladı CHP kadrolarıyla üyeleri. Oysa Atatürk batıcı değil, batı
emperyalizmiyle son soluğunu verdiği 10 Kasım 1938 gününe dek savaşan kurucu
önderdi. O, dünyanın ezilen halklarının dostu, ezenlerin düşmanıydı. Kapitalizm
ve emperyalizmle savaşmayı kendine amaç edinmiş bir liderdi.
Atatürk,
ülkemizi yönettiği sürece batılı emperyalistlerle ittifak kurmadı, onlarla ideolojik
bütünleşme içine girmedi. Onun ideolojisi, altı okta anlamını bulan Kemalizm’di.
Kemalizm’in de dayandığı asıl temel, tam bağımsızlıktı. Batı ile ittifaklar
kurmayan Mustafa Kemal, Balkan ve Sadabat paktlarını kurarak emperyalizmin
ezdiği ülkelere dostluk elini uzatmıştı. Bu tavrıyla dünyadaki tüm ezilenlerin
esin kaynağı oldu.
CHP’nin
ideolojisindeki asıl kırılma sosyal demokrasiyi kabul etmesiyle oldu. Oysa
sosyal demokrasi Batı Avrupa’nın sömürgeci-emperyalist ülkelerinde ortaya çıkmış
oralarda benimsenmişti. Bu düşüncenin emperyalist merkezlerin dışında başarıya
ulaştığı görülmemişti. Üstelik kapitalizmi savunuyordu bu düşünce. Oysa Atatürk
kapitalizme karşıydı. Zamanla Avrupa sosyal demokrasisi neoliberalizme evirildi.
Zaten Avrupa sosyal demokrasisi başından beri dünyanın ezilen halklarının
bağımsızlık savaşlarının karşısındaydı. Hiçbir zaman emperyalist çıkarlarını
korumaktan vazgeçmedi bu düşüncedeki partiler. Zaten emperyalizmin sağ ayağı
liberalizm, sol ayağı da sosyal demokrasi…
CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) Onur Kurulunun
kararıyla üyelikte çıkarıldı. Ne güzel, hayırlı bir karar… CHP Genel Başkanının
ne işi var SDD’de? Antiemperyalist Kemalizm, yetmedi mi Kemal Bey’e de
emperyalizmin sol ayağı olan sosyal demokrasiyi savunma gereksinimi duymuş?
Kılıçdaroğlu’nun SDD üyeliğinden çıkarılması CHP için köklerine dönmenin tarihi
fırsatıdır.
Ardından
Sosyalist Enternasyonal, CHP’nin üyeliğini askıya almış. Yeni Parti ise üyeliğe
kabul edilmiş. Evet, emperyalizmin sol ayağı, Atatürk’ün emperyalizmle savaşmak
için kurduğu partiyi dışlamakta. Çünkü onun kuruluş harcında tam bağımsızlık
var. Bu da CHP için köklerine dönmesi için yaratılan ikinci fırsat. Bundan
güzel ve hayırlı bir fırsat çıkar mı insanın karşısına?
Sosyal
demokratlar, CHP’ye köklerine dönmesi için tarihsel iki fırsat sundu. Başta
Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm parti bu fırsatı, aslına dönmek için doğru
değerlendirmeli. CHP’nin önüne yeniden Kemalizm’e dönme fırsatı çıktı. Asıl arınma
ideolojik alanda olmalı. Bu olursa CHP, yolsuzluk belasından da kurtulur. Bir
partinin ideolojisi, amacı, ülküsü, hedefi olmalı. CHP’yi yolgeçen hanı
olmaktan kurtarıp ideolojik bir birliğe dönüştürmenin fırsatı çıktı ortaya. Bu fırsat
iyi değerlendirilmeli.
Not:
Yukarıda anlatılanları desteklemek adına aşağıdaki yazıları da okumakta yarar
var.
1. Atatürk
Sosyal Demokrat mıydı 1? https://adiladalet.blogspot.com/2015/04/ataturk-sosyal-demokrat-miydi-1.html
2. Atatürk
Sosyal Demokrat mıydı 2? https://adiladalet.blogspot.com/2015/04/ataturk-sosyal-demokrat-miydi-2.html
3. Bize
İnsanlık Öğretenlere Bak https://adiladalet.blogspot.com/2009/10/bize-insanlik-ogretenlere-bak.html
4. Sosyal
Demokrasi Budur Kılıçdaroğlu https://adiladalet.blogspot.com/2013/05/sosyal-demokrasi-budur-kilicdaroglu.html
Adil Hacıömeroğlu
3 Ekim 2026