Türkiye’de
son yıllarda yaşam pahalılığının bir türlü dizginlenememesi, enflasyonun güya
tüm önlemlere karşın düşürülmemesinin birçok nedeni var; ancak bunlarda ikisi çok
önemli. Bunlardan biri akaryakıt ederleri, diğeri ise yiyecek maddelerinin
oldukça pahalı olması… Bu yazıda akaryakıtın neden çok pahalı olduğunu dilimiz
döndüğünce anlatmaya çalışacağız. Gerçi konuyla ilgili daha önce de birkaç
yazımız okurlarla buluşmuştu. Ne yazık ki ülkemizi yönetenler, yol gösterici
eleştirileri görmezden gelmekte.
Öncelikle
belirteyim ki ülkemizdeki akaryakıt ederlerini hükümet, ülkemizin piyasa
koşullarını göz önüne alarak özgür istenciyle belirlemiyor ya da
belirleyemiyor. Birçok konuda olduğu gibi Türkiye özellikle batılı emperyalist ülkelerin
ekonomik kararlarına göre davranıyor. Bu davranış, kimi zaman bağlayıcı anlaşmalar,
kimi zaman da batıya uyma kaygısından kaynaklanmakta. Bu da ülkemize zarar
veriyor. Öncelikle siyasal, ekonomik kararlar alınırken ülkeler kendi halkının
çıkarlarını, yurdunun yararını gözetmeli. Her alanda olduğu gibi batı
emperyalizmine bağlılık ekonomimizi mahvediyor, halkımızı yoksullaştırıyor.
Türkiye,
birçok konuda Avrupa ülkelerine uyum sağlamakta. Avrupa’da petrol piyasası
İtalya’nın Cenova kentinde. Akaryakıtın ederi bu kentte belirlenmekte. Avrupa
ülkelerinin neredeyse hepsi burada belirlenen eder üzerinden kendi pompa
ederlerini oluşturuyor. Bu nedenle bizdeki mazot ve benzin ederlerinin birçok
Avrupa ülkesiyle aynı olması bundandır. Ne yazık ki ülkemizi yönetenler, kendi
halkının çıkarlarını Avrupa’ya, emperyalistlere uyum sağlama, serbest piyasa ekonomisinde
ayak direme adına feda etmekte. Nasıl mı?
24
Şubat 2022’de, Rusya-Ukrayna Savaşı başladı. Savaştan sonra Rusya’nın Türkiye’ye
yüzde 25 indirimli petrol sattığı kamuoyunca bilinmekte. Bu konudan ben de bir
yazımda söz ettim. Birçok kişi, konuyu yazılı ve sözlü basında anlattı. Hükümet
yetkilileri bu konuyu yalanlamadı. Yalanlamadıklarına göre indirimli petrol
konusu haberi gerçektir. Üstelik biz, petrolün neredeyse yüzde altmışını Rusya’dan
alıyoruz. Peki, bu indirim ülkemizde akaryakıt ederlerine niye yansımadı?
Birinci
neden ülkemizdeki akaryakıt ederlerinin Cenova piyasasına göre belirlenmesi...
İkincisi ise ülkemizdeki serbest piyasa sistemi… Yoksul halkımızın emeğiyle
kurulup geliştirilen TÜPRAŞ, ne yazık ki özelleştirilerek Koç Grubu’na satıldı. Bu
kuruluşun akaryakıt ederini Cenova’ya göre belirlediği de çok açık. Demek ki
Rusya’nın ülkemize yaptığı yüzde 25 petrol indirimi, serbest piyasa
koşullarının gereğince bu kuruluşun kasasına giriyor. Kısacası bu indirimden
halkımız değil Koç Grubu yararlanıyor. 85 milyonun çıkarı, bir kişi için feda ediliyor.
Bu konuda TÜPRAŞ’ın 2022 Mart’ından başlayarak gelir durumu görülüp
incelenebilir. Ülkemizde petrolün yüzde yetmişinden fazlası TÜPRAŞ, geri kalanı
da SOCAR tarafından işlenmekte. Mazot üretiminin tamamına yakınının TÜPRAŞ’ça
üretildiğini düşünürsek özelleştirmenin nasıl halkımız aleyhine çalıştığını
görebiliriz. Bu soygunun bitmesi için TÜPRAŞ zaman geçirilmeden devletleştirilmeli.
Özellikle
petrol üreten İran ve Rusya uzun süredir bir savaşın içinde. Bu iki ülkenin
savaşı sürdürmeleri için paraya gereksinmeleri var. Bizim de ucuz enerjiye... O
zaman ne yapmalı? Zaten petrol ve doğalgazın çoğunu bu iki ülkeden alıyoruz.
Eğer pazarlık gücümüzü kullanırsak ve Cenova saçmalığını bir yana bırakırsak
ucuz enerji satın almak bizim için çok kolay. Ne yazık ki denge politikası adı
altında emperyalizmin yürüttüğü iki savaşta da batının yanında yer alıyor
hükümetimiz. Böylece Rusya ve İran’la açık ilişkiler geliştiremiyoruz.
Özellikle
mazotun yüz lirayı aşması bahçe ve tarladan başlayan yiyecek üretimini mutfakta
yangına çeviriyor. Yiyecek ürünleri, tüketiciye kamyonlarla ulaşıyor. Bu da
mazota dayalı… Bir de üstüne haller yasasının üretici ile tüketiciyi doğrudan
karşılaştırma olanağını yok eden maddeleri eklenince her şey ateş pahası
oluyor. Öncelikle halkımızı soyan serbest piyasa saçmalığından vazgeçilmeli.
Yazımın
bu bölümünde birkaç sözüm de muhalefet yaptığını sananlara olacak. Adam
yazıyor, “Gabar’da petrol bulduk, mazot yüz lira oldu” diye. Aklınca dalga
geçiyor bu kişiler. Evet, sen inanmasan da Gabar’da petrol bulduk. Bu, ülkemiz
gereksinmesinin yüzde onunu karşılıyor. Ancak bu petrolün ederi de Cenova’da
belirleniyor ne yazıl ki. Nedense muhalefet ettiğini sanan bazılarında Türkiye’ye
inanmama gibi bir alışkanlık var. Bu kişiler, büyük resmi görmüyor. Onlar,
emperyalizm ve onun dayatması serbest piyasa sistemiyle kavgaları yok! Asıl kavga
edecekleri güçlerle bilinçaltlarında bir uzlaşmaları olunca kavgayı Türkiye ile
yapmaktalar. Bazılarını kendilerini Atatürkçü, devrimci diye göstermeleri de içimizi
yakan başka bir durum.
Hükümete
sesleniyorum. Ülkemizdeki akaryakıt ederlerini Cenova’ya göre değil, iç piyasa
koşullarına göre belirleyin. Rusya’nın petrol indirimini halka yansıtın ve
TÜPRAŞ’ı vakit geçirmeden kamulaştırın! İran’la yeni petrol anlaşmaları yapın,
hem halkımız hem de komşumuz rahatlasın! 12 Eylül Amerikancı darbesinin dayatması
olan serbest piyasa denen varsılı daha çok varsıllaştıran, yoksulu soyup aç
bırakan düzenden vazgeçin!
Hükümetler
kendi halkının gönenci, erinci, geleceği için çalışır; emperyalistleri hoş
tutmak için siyasal ve ekonomik politikalar belirlemez. Önce Türkiye…
Adil
Hacıömeroğlu
19
Eylül 2026