GEÇMİŞİ, GELECEĞE BAĞLAYAN BAYRAMLAR


Bayramlar resmi ya da dini olsun insanların geçmişi, bugünü ve geleceğidir. Yaşamın acıyla tatlısının birlikte yaşandığı gündür bayramlar. Bayram, aynı zamanda bir zaman yolculuğu… Geçmişin anılarının canlandığı, bugünün her yönüyle yaşandığı, geleceğin düşlendiği bir andır bayram. Yitirdiklerimizin üzüntüyle anıldığı, içimize yeni katılanların mutlulukla karşılandığı karşıtlıkların birlikte yaşandığı gün.

Bayram, biraz da insanın çocukluğudur. Henüz yaşamın sorumlulukları altında bükülmeyen bellerin, her şeyin tozpembe olduğu bir özgürlük, mutluluk döneminin anılarının anımsandığı bir gün bayramlar. Hangi mevsim olursa olsun gecelerin çok kısa, gündüzlerin ise bitmez bir mutluluk pınarı gibi çağladığı, yüreklerde sonsuz bir güneşin parıldadığı bir düş dünyasıdır bugün. Bu nedenle kalabalıklar içinde bile dalıp gider yaşlı başlı büyükler. Dalıp gidilen kişinin geçmişi. Buna, düşsel bir yolculuk da diyebiliriz. Bu yolculuk, kimi zaman evimize gelip gidenlerle kısa molalar verir. Ancak çok geçmeden yeniden başlar.  

Çocukluk döneminin yeniden yaşandığı bir gündür bayram. Düşlerimizde çocuklar gibi koşarız uçsuz bucaksız yemyeşil, çiçeklerle bezenmiş kırlarda. Bu koşuda ne terimiz akar ne de soluğumuz kesilir. Yüreğimizden mutluluk, sevinç, erinç taşar. Bu taşkınlık, tinsel bir dinginliği oluşturur. Dinginlik, çığ gibi büyüyüp toplumun her yanına yayılır.

Çocuklar; kin gütmez, iyiyi de kötüyü de kısa sürede unutur yeni mutlulukları yaşamak için. Küçük şeylerden büyük mutlulukların çıkarıldığı bir dönem. Onlar, sürekli devingenlikle her günü bir öncekinden farklı kılar. Onların üretkenlikleri, duygusal alanda da üst düzeydedir. Henüz yalanın dolanın, olumsuzlukların insan tinini tutsaklaştırmadığı bir dönem. İşte, bayramlarda insanın dalıp gittiği bu mutlu çocukluktur.

Bayramlarda dargınlık, küslük olmaz. Bugün herkes kinini, öcünü, kişisel çekişmeleri, küslükleri, yaşamın bitip tükenmez hesaplaşmalarını bir yana bırakmalı. Çünkü bayram, kavganın değil; barışın ve sevinçlerin yaşandığı bir an. Olumsuzluk, kötü düşünce, art niyet bayramın varlığına aykırı bir durum. Zaten bayramın tanımı da uygulaması da olumsuzlukları bir yana bırakıp dışlar.

Bayramlar, bir toplumun geleneği. Bu gelenek, toplumun her kesimini bir araya getirir. Aslında bayramlar, toplumsal bir kaynaşma, bir olma günü. Tinsel birlikteliğin yükseldiği, dayanışmanın arttığı bir gün. İnsanların birbirlerini anlama zamanı. Bayramlarda ayrılıklardan, kavgalardan söz etmek bu geleneğe zarar verir. Bu da toplumsal birliği sarsar.

Bayram günleri, insanlara özeleştiri yapma fırsatı verir. Bu yönüyle bir kişisel arınma dönemi olduğunu söyleyebiliriz. Bu arınma, kişilerden topluma yayılır dalga dalga. Atalarımız, bayramları gelenekselleştirirken özeleştirinin erdemini de düşünmüş olmalılar. Çünkü en büyük hesaplaşma, kişinin kendisiyle olanı değil mi? İnsan, yaptığı iyi ya da kötü işlerin hesabını önce kendine vermeli. Kendini, vicdan tartısında tartmalı düşünce ve davranışlarıyla. Vicdan tartısı, doğruyu gösterir hep. Yeter ki bu tartıya çıkacak yürekliliği gösterebilelim.

Bu sabah, yeni bir bayram gününe uyandık ulusça. Bu bayram günü kişisel ve toplumsal olarak vicdan tartısına çıkma zamanı. Yaptıklarımızla hesaplaşma, yapacaklarımızı iyi düşünme günü.

Geçmişi anacağız bu dünyadan göçmüşlerimizle ve bugünümüzle göneneceğiz yaşam ağacımızın var olan dalları ve budaklarıyla. Bir yandan toprağa verdiğimiz yakınlarımız yüreğimizi yakarken, diğer yandan da evimize yeni katılanlarla umudumuzu yeşerteceğiz. O umut ki, bir toplumun yaşam pınarıdır. Sonsuza dek ne suyu ne de sesi kesilir.

Bayramda umutlarımızı, mutluluklarımızı, sevinçlerimizi çoğaltıp toplumsal birlikteliğimizi güçlendireceğiz. Geçmişimizi bugüne ve geleceğe taşıyacağız. Böylece köklerimiz daha da kavrayacak yaşam toprağımızı. Kök saldıkça toprağa dallarımız, yaşam ağacımız daha da büyüyüp ağacak gökyüzünün sonsuzluğuna.      

Bayramlar geçmişi, geleceğe bağlar. Bu nedenle toplumun yaşamı ve geleceği için vazgeçilmezdir bayramlar. Bu günler, geçmişten geleceğe uzanan ucu bucağı belirsiz, sağlam gönül köprüleri.

Herkesin bayramı kutlu olsun. En kötü günümüz, bugünümüz gibi olsun.

                                                                  Adil Hacıömeroğlu

                                                                  30 Mart 2025


2 yorum:

  1. Kalemine Efendi Kalan , Değerli Adil öğretmenim,

    Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve başarı dolu nice bayramlar dilerim. Yazınızı okuyunca geçmiş bayramlara , özlemim daha da arttı gerçekten anlamlı bir konuya değinmişsiniz. Bayramlar, geçmişle geleceği birleştiren özel zamanlar. Hem kültürümüzü yaşatmak hem de sevdiklerimizle bağlarımızı güçlendirmek için önemli bir fırsat. Ruhunuza, yüreğinize sağlık🙏🏻İyi ki yazılarınız var sizinle yollaımız keşişmiş, tanımışım ,paylaşımlarınız hayat buluyor, dinleniyoruz 🙏🏻💐📚🧿🍀Var olunuz .Esen kalınız.🙏🏻Fulya Kırımoğlu👩

    YanıtlaSil
  2. Bayramın çocuklar için mutluluk, umut olduğu zamanlar vardı bu güzel ülkede.Kırmızı pabuçların baş ucuna konulduğu, bayramlıkların hazırlandığı, yüreklerin kıpır kıpır olduğu, bayram harçlığıyla birlikte mendillerin verildiği, eş, dost, akraba ziyaretlerinin yapıldığı, huzur kokan bayramlar.23 yıllık siyasal iktidarı ile mutluluğumuzu,umutlarımızı,neşemizi de yitirdik.Gelecekleri için,hak hukuk adalet arayışındaki o güzel çocuklar, gençler anayasal haklarını kullanarak taleplerini dillendirirken meydanlarda gaz yiyor coplanıyor şiddet görüyor hapishaneye tıkılıyor.İktidar ve iktidarın yancıları bu durumu krimanilize etme derdinde. Bırakın bu ülkenin gençlerini.Çalmayın umutlarını.O gençler bayramı demir parmaklıklar arasında değil aileleri sevdikleriyle geçirsinler

    YanıtlaSil