HÜRMÜZ BOĞAZI


Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nin dünyaya açılan kapısı… Körfez ülkelerinde çıkarılan petrol ve doğalgazın çoğu, Hürmüz’den geçerek dünya pazarlarına ulaşmakta. Bu da dünya enerji kaynaklarının yaklaşık yüzde yirmisi… Körfez enerjisinin dünya pazarlarına ulaşmaması, özellikle sanayi ülkelerinde önemli bir sorun. Çünkü sanayi üretimi için enerjiye gereksinim var. Enerji olmayınca sanayi duruyor.

Günümüzde sanayi dışında birçok alanda enerji, zorunlu gereksinim günlük yaşamın sürmesi için. İletişim, ulaşım, ev ve işyerlerinde yaşamın temel öğesi enerji. Enerji olmayınca ne evlerin musluklarından su akıyor, ne elektrik yanıyor ne de eş dostla iletişim sağlanabiliyor. Günlük yaşamın birçok zorunlu gereksinmeleri karşılanamıyor enerji yokluğunda. Bundan da anlaşılıyor ki böyle bir durum karşısında insanoğlu, ilkel bir yaşama dönüş yapıyor adeta. Modern yaşamın bolluğuna, rahatlığıyla yaşayan insanın alıştığı bir yaşamın dışına çıkması epeyce zor.

Sanayi üretimiyle ayakta duran ülkeler, Hürmüz’ün ulaşıma kapanmasından en çok etkilenenler olacak. Özellikle Batı Avrupa’nın sanayileşmiş ülkeleriyle Japonya, Güney Kore ve Güneydoğu Asya ülkeleri, bu etkiyi iliklerinde duyumsayacaklar. İster istemez üretimleri azalacak. Bu ülkelerde ekonomik sorunlar ortaya çıkacak. Dışsatımları azalacak bu dönemde.

Herkes, Hürmüz’ün kapanmasından en çok Çin’in etkileneceğini söylese de bu, bence gerçekçi değil. Çünkü Çin’in bu gereksinmesini karşılayacağı başta Rusya olmak üzere başka ülkeler var. Ayrıca Çin, doğal/dönüşebilir enerji kaynaklarının üretip kullanmada dünyada ilk sırada. Üstelik savaşın çıkacağını öngören Çin, uzun süreli gereksinimini karşılayacak biçimde petrol yığımı (stoku) yaptı. Bu nedenle Çin sanayisinin ve her alandaki üretiminin aksayacağı düşünülemez.

Hürmüz’ün enerji akışına kapanmasının en çok etkileyeceği ülke, ABD. Niye mi? Çünkü bu ülke, birçok zorunlu gereksinmesini dışalımla karşılamakta. Dünyaya efendilik taslayan Vaşhington yönetimi, halkının günlük tüketimi olan önemli ürünleri üretememekte. Doğaldır ki petrol üretimiyle birçok mal ve hizmetin ederi artacak dünyanın her yerinde. ABD, dışardan aldığı ürünleri eskisinden daha pahalı almak zorunda kalacak. Bu da halkın kesesini zorlayacak. Böylece Trump yönetimine muhalefet artacak. Savaşın uzun sürmesi, ABD’de iç çatışmalara varan birtakım memnuniyetsizliklere neden olacak. Vashington’u güzel günlerin beklemediğini söyleyebiliriz.

ABD-İsrail ile İran savaşı dünyayı değiştirecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Dünya siyaseti altüst olacak. Yeni dostluklar, cepheleşmeler oluşacak Dünya, emperyalizme karşı yeni bir uyanışı, eşitlikçi bir yönelimi yaşayacak. Halkımız, “Her şerde, bir hayır var.” der. ABD-İsrail’in saldırganlığından, soykırımcılığından, doymak bilmez açgözlülüklerinden, şerrinden insanlık adına hayır çıkacağı kesin. Bu nedenle dünyanın namuslu, yurtsever insanlarının İran’ın yanında yer alması gerek “Armudun sapı, üzümün çöpü var” demeden. İran kazanırsa insanlık kazanacak.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       18 Mart 2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder