SAVAŞA HAYIR


Birçok kişi sosyal medyada “Savaşa Hayır!” diye yazıyor. Ayrıca ABD-İsrail’in de mollalarında yanında olmadıklarını belirtiyor bu kişiler. Bazılarıyla tartışıyorum. Kimilerini tanıdığım için konuşuyoruz onlarla.

Yeni tanıdığım bazı kişilerle aynı ortamda bulunduğumda konuşma, dönüp dolaşıp ABD-İsrail’in İran saldırısına geliyor. Çoğu arkadaşlarımla da konuşmamız aynı konuda oluyor. İran’ın bu savaşı kazanmasını gönülden istediğimi söylüyorum. Karşı çıkıyor karşımdaki: “Tamam, ABD-İsrail’in saldırganlığını onaylamıyorum; ancak Molla Rejimi’ni desteklemiyorum.” diyor.

“Savaşı kim, niye başlattı?” diye soruyorum.

“Her iki tarafında suçu var. İran yönetimi evrensel hukuka uymuyor, insan haklarına saygı duymuyor.” diye yanıtlıyor beni.

-İran’ın insan haklarına saygı göstermediğini kim söylüyor?

-Bütün dünya…

-“Bütün dünya…” dediğin başta ABD olmak üzere batılı emperyalist ülkeler değil mi? Kendi ülkelerinde insan haklarını nasıl çiğnediklerini görmüyor musunuz? Ayrıca emperyalist ülkelerin dışında kalanlar, dünyanın bir parçası değil mi?

-Sözünü ettiğiniz ülkelerin neredeyse hepsinde demokrasi yok! İnsan hakları ihlalleri dorukta…

-ABD’de neredeyse her hafta polis, bir suçsuz insanı sokakta kurşuna diziyor. Bunun adı, demokrasi mi oluyor? ABD polisinin vurduğu üç çocuk annesi kadın, insan değil mi? Onun hakları yok mu?

-Arada sırada yanlış işler olabilir.

-İsrail, Gazze de bilerek kadın ve çocukları öldürüyor, bu doğru mu?

-Oradaki savaşı HAMAS başlattı. Hem bu örgüt, aşırı dinci… Bu nedenle sevmiyorum bu örgütü.

-Yıllardır İsrail, hem Batı Şeria’da hem de Gazze de Filistinlilerin topraklarına el koyup onları nedensiz yere öldürüyor. İsrail’in bu haydutluğuna direnmek yanlış mı?

-Şeriatçıların İsrail’e karşı direnmeleri göstermelik… İran’ın da İsrail’le çatışması danışıklı dövüş…

-İsrail’e direneceklerin bir ölçünü mü var? Hangi görüşten olursa olsun her kişi, yurdunu savunmaz mı?

-HAMAS ve benzeri örgütleri sevmiyorum. Yurtlarını içtenlikle savunduklarına da inanmıyorum.

-HAMAS, yurdunu savunurken can veriyor, bunun ötesi var mı? Yurdunu savunmanın içtenliği nasıl anlaşılır?

-Çağdaş düşüneceksin öncelikle…

-İran-İsrail arasındaki danışıklı dövüş dediğiniz savaşta birçok kişi yaşamını yitiriyor, ülkeler yıkılıyor, bu nasıl danışıklı dövüş?

-Onlar kendi aralarında hep anlaşır. Sarıklı adamların emperyalizme karşı direneceklerini düşünmüyorum.

-Emperyalistlerin işgaline karşı direnmek için Atatürk önderliğinde 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM’nin neredeyse yarısı sarıklılardan oluşuyordu. Sarıklılar, sarıksızlar birleşip ülkemizi kurtardı.

Karşımdaki susuyor bir süre. “O, başka…” diyor. Derken de sesini iyice kısıyor.

-İsrail-ABD saldırısında İran’da vurulan bir okulda 84 kız çocuğu öldürüldü. Bu, insan haklarına uygun mu?

-Yanlışlıkla olmuştur, mollaları vuracakları yerde onları öldürmüşler. Arada bu tür yanlışlıklar olur.

-İsrail, Gazze de defalarca okulları bombalayıp öğrencileri öldürdü. Hastanelere yerle bir etti Filistin’de. Tahran’da da bir hastane vuruldu. Burada sağaltılan kişiler öldürüldü. Bu yapılanlar demokrasinin, çağdaşlığın gereği mi?

-Mollaların yüzünden bu olanlar… Dünyaya uyum sağlasınlar.

-“Dünya uyum” dediğiniz emperyalizme teslim olmak değil mi? Kısacası, ABD ve İsrail’e bir şey söylemeyeceksiniz, öyle anlaşılıyor.

Konuşmamız bitiyor. Sözü uzatmanın da gereği yok! Bu nasıl bir düşünme, insanlıktır ki; hastaneleri vurup hastaları öldürenlere, okullarda çocukları katledenlere “kötü” diyemiyor. Ancak mollalara kötü oluyor. Kötüye kötü, katile katil, saldırgana saldırgan diyemeyen kişiler çevremizde çok… Emperyalizmin kafasına yerleştirdiği koşullanmışlıkla ezilen halkları yargılayıp kan emicileri savunuyor öfke ve nefretle. Utanılası bir durum değilse bu nedir?

                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               2 Mart 2026

 

 

 

1 yorum:

  1. O kadar utanılacak insan var ki etrafta, hangisinden utanacağımızı şaşırdık hocam ☺️

    YanıtlaSil