EKRANLARDAKİ SAPKINLIK


Ekranlarda her türlü sapkın davranışı görmek olanaklı. Zaten son yıllarda ekranlara göre giyinen, süslenen, beslenen, konuşan, tepki veren, el kol devinimleri yapan bir insan topluluğu var. Giderek bu kişilerin sayıları da artmakta.

Ekrandaki kişi, nasıl konuşuyorsa onu izleyen de öyle konuşuyor. Ekran karşısındaki kişi, karşısındaki camda ne görüyorsa onu yapıyor. Orada gördüklerini sorgulamıyor doğru mu, yanlış mı diye. Eğer bir şeyi, bir davranışı, bir konuşmayı ekranda görmüşse onu doğru kabul ediyor. Bu kişiler, ne anne ve babalarına ne öğretmenlerine ne de bir işin uzmanına inanıyor. Ekranı; annesi, babası, öğretmeni, akrabası, arkadaşı ve her şeyin uzmanı olarak görüyor.

Ekranların erdem ve aktöre süzgeci yok! Çok izlenmektir asıl amacı. Amaca ulaşmak için de erdem ve aktöreyi hiçe saymakta ekranların efendileri. Toplumsal çöküşün, kokuşmanın olması ya da kişilerin tinsel bunalımlara girmesi onların umurunda bile değil.

Birçok kişi çok izlenip ünlü olmak için toplumsal aktöreye çok ters gelebilecek davranışlarının görüntülerini paylaşmaktalar sosyal medyada. Karşı karşıya gelip sorsanız çoğu, yaptıkları davranışın yanlış olduğunu da söyler. Buna karşın bu yanlışı, bile bile niye yapar kişi? Bu yanlışına birçok kişinin özeneceğini, ona öykünüp aynı yanlışın içine gireceğini neden düşünmez?

İnsanlar, ekran bağımlılığı yüzünden kendi kişiliklerini, köklerini, insancıl duygularını, doğru düşüncelerini ne yazık ki hiçe saymaktalar. Sosyal medyada öyle görüntüler önümüze geliyor ki şaşkına dönüyoruz. “Bu kadarı da olmaz.” diyoruz. Ancak oluyor ne yazık ki. Her geçen gün olmasını olanaksız gördüğümüz davranışlarla karşılaşıyoruz.

Geçen gün bir sosyal medya alanında bir görüntü düştü önüme. Bir anne, oğluyla dudak dudağa öpüşüyor. Bu, kabul edilebilir bir şey değil. Çünkü bu öpüşme biçimi karı, koca arasında olabilir. Çünkü bu öpüşme; karşılıklı cinsel dürtünün, isteğin, şehvetin bir belirtisi. Bunun tersi de olabilir. Bir baba da kızıyla dudak dudağa öpüşemez. Böyle bir görüntüyü izleyenlerin ilk tepkisi “sapık” demek olur. Bu tür sapkınlık içeren davranışların yapılması, hele de kamuya açık duruma getirilmesi toplumsal aktöremizi bozan bir etken. Anne ya da babanın çocuğunu dudaklarından öpmesi bir sevgi belirtisi sayılamaz.

İnsanların mahrem organları vardır. Çocuğun da mahrem yerleri var. Bunu hiçe saymak, çocuklar açısından büyük olumsuzluklara yol açar. Özellikle anne ve babalar, bu konuda duyarlı olmalı.

İşin en ilginç yanı da sözünü ettiğim görüntüyü binlerce kişinin beğenmesi. Bunun nesini beğendiniz? Bu görüntüleri beğenerek sapkınlığı ödüllendirdiğinizin farkında mısınız?

Kız ya da erkek çocuklarıyla dudak dudağa öpüşen anne ve babaların en büyük zararı çocuklarına verdiklerini söyleyelim. Çünkü dudaktan öpmeyle çocukta şehvet duygusu uyandırılmakta. Çocuğun cinsel dürtüleri harekete geçiriliyor. Bu nedenle özenti, bilmezlik, ünlü olma isteğiyle yapılan kimi aymazlıklar yarın kişilerin başlarına büyük sorunların açılmasına neden olabilir.

Herkes ünlü olmak için uğraşmakta. Herkes ünlü olursa ünsüz olan kalmayacak bu gidişle. Böyle olunca kimse ünlü olmamış olacak. Çünkü doğada her şey karşıtıyla var. Bir şeyin karşıtı yoksa kendisi de yok!

Kişiler, ünlü olma amacıyla yaptıkları birçok bilinçsiz davranışla hem kendilerine hem de çevresindekilere dönüşü olmayan zararlar vermekteler. Sosyal medyada yapılacak her iş kırk kez düşünülmeli. İnsanın amacı ünlü olmak değil, kendi olmak olmalı. Kişinin kendi olması denli güzel bir şey var mı şu dünyada?

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       12 Şubat 2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder