8 Nisan 2015 Çarşamba

KOLTUK İÇİN AĞLAYAN BAKAN


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik TBMM kürsüsünde... 

Gündemde doksan maddelik İş Güvenliği Paketi var. Muhalefet de bu yasa tasarısını desteklemekte. Belki de milletvekillerinin aylıklarını artırmanın dışında ilk kez TBMM tıkır tıkır çalışıyor, gerginlik olmadan.

Faruk Çelik “Ben bir inşaat işçisinin çocuğuyum.” Diyor ve gözyaşlarını tutamıyor.

Çelik’in bakanlığı sırasında iş kazalarında ölüm rekoru kırıyor Türkiye. Görev yaptığı 2007-2009 ve 2012-2015 yılları arasında toplam yedi bin yetmiş bir kişi (2015 Yılı hariç) ölmüş iş kazalarında. Ölenlerin hepsi emekçi insanlar. Çoğu, asgari ücretle çalışmaktaydılar. Yani boğaz tokluğuna...

İş kazalarında ölenlerin aileleri gözyaşı dökerken Bakan Çelik’in bir tek damla gözyaşı döktüğünü gören oldu mu? Maden göçüklerinde can pazarı yaşanırken Faruk Çelik’in ağladığına tanık olan oldu mu?

Yandaş yüklenicinin dev inşaatında asansör kazasında babasının meslektaşları yaşamını yitirdiğinde, acaba babasını hiç düşündü mü? Orada ölen işçilerin ailelerinin nasıl bir unutulmaz acının kucağına atıldığını anladı mı hiç? Naylon şantiye çadırlarında yanan işçiler için yüreğinde neler duyumsadı acaba?

İş kazalarında ölen işçilerin anne, baba, eş, kardeş ve çocuklarının gözpınarlarının hiç kurumadığını bilmelisin Sayın Bakan.

TBMM kürsüsünde gözyaşları akarken bir inşaat işçisinin çocuğunu bakan yapan Cumhuriyet rejimine iktidarları döneminde yapılan ihanetlerden bir insan olarak utandı mı hiç? Bir inşaat işçisinin çocuğunun bakan olmasının yolunu açan Atatürk’e dil uzatan RTE’ye kızgınlık duydu mu acaba?

Bakan Çelik, babası aklına geldiği için değil, koltuğu yitirdiği için gözyaşı döktü. Eğer babası aklına geldiğinde ağlaması gerekseydi, yedi bini aşkın işçi yaşamını yitirdiğinde ağlardı. Azcık da olsa kendini, o işçilerin ailelerinin yerine koyar ve acının büyüklüğünü anlardı. Koltuğu işgal ettiği dönemlerde işçi sağlığını korumak için gerekenleri yapardı.

Ah, koltuk sen nelere kadirsin... Üzerinden kalkanlar, oyuncağını yitirmiş çocuklar gibi ağlamaktalar... Ağlanacak yerde ise katı, sert, soğuk bir duvar olmaktalar...
                                   Adil Hacıömeroğlu
                                   8 Nisan 2015

           


1 yorum:

  1. Emeğin içinden gelen bir çalışma Bakanı fark yaratabilir ama sadece 6 ayı memuriyet geri kalanı tüccar olarak hayatını kazanmış biri ne kadar iyi niyetli de olsa, emeğin zorlu mücadelesini kavrayamaz, taşın altına elini sokamaz...

    YanıtlaSil