10 Kasım 2016 Perşembe

EMPERYALİZMİN MÜFETTİŞLERİ TBMM’DE

                       
8 Kasım 2016 Salı günü TBMM’de bulunan partilerin grup toplantıları vardı. Alışageldiği üzere dört parti genel başkanları kürsüye çıkar, konuşur. Vekiller ve parti yandaşları da tezahürat yaparak kameralara poz vererek hem genel başkanın hem de seçmenin gözüne girmeye çalışırlardı.
HDP’nin son grup toplantısı olağandışıydı. Genel başkanları ve bazı vekilleri tutukluydu. Neden mi? Bölücü örgüte destek vermekten… Zaten HDP’liler, PKK ile ilişkilerini saklamamaktalar. Her vesileyle PKK’yı övmekteler. Ama nedense demokrasi aşığı(?) kimi siyasetçiler ve sözde aydınlar, HDP’yi demokratik sistemin bir parçası olarak görmekteler hâlâ.
HDP’nin son grup toplantısını olağandışı yapan şey, AB ülkelerinin Ankara’daki temsilcilerinin tutuklanan vekillerin sıralarına oturmalarıydı. Bu, ilk kez oluyordu. Şimdiye kadar muhalefet partilerinin iktidar ya da yargı uygulamalarını türlü biçimlerde protestolarına tanık olmuştuk. Ancak başkentte kendi ülkelerini temsille görevli kişilerin TBMM çatısı altında bir yargı kararını protesto etmeleri ilk kez oluyordu. Hem de TBMM’nin varlığını yok etmek isteyen bölücü örgütün siyasal uzantısı olan bir partiyi savunmak ve o partinin vekillerinin bölücülük suçundan tutuklanmalarını protesto etmek için… Bu davranışla yabancı ülke temsilcileri Türkiye’nin içişlerine karışmış oluyorlardı kendi devletleri adına. Yalnızca içişlerine karışmakla kalmayıp Türk yargısını teftişle memur ilan ediyorlar kendilerini.
Ne yazık ki gerek hükümet gerekse HDP dışındaki diğer muhalefet partileri, TBMM’nin manevi şahsiyetine karşı yapılan bu mütecaviz olayı önleme konusunda bir şey yapmadılar. Bu hareket, Türkiye’nin bağımsızlığına karşı yapılmış bir tecavüzdür. TBMM çatısı altında olan hiçbir vekilin ve Türk Ulusunun hiçbir bireyinin bu saygısızlığı kabul etmesi olanaksızdır.
HDP grup toplantısına katılan otuz sekiz yabancı temsilci, yetki ve hadlerini aşmışlardır. Onlar, Türkiye’de kendi ülkelerini temsil etmek için bulunmaktalar. Kendilerini sömürge valisi ya da müfettişi olarak görmeleri, hem iktidar hem de muhalefet partilerinin acizliğindedir. TBMM’de temsil edilen partiler ne işgal ettikleri koltukların tarihsel, hukuksal ağırlığını taşıyabilmekteler ne de Türkiye’nin bağımsızlığını savunabilmekteler. Bu, acıklı bir durumdur.
HDP’nin grup toplantısında gözlerden kaçmayan bir görüntüye değinmeliyim. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş da emperyalist ülkelerin müfettiş görünümlü temsilcilerinin arkasındaki bir sıraya oturdu. Kameralara bakamıyordu nedense. Tedirgindi, ne yapacağını bilmiyordu. Utangaç, şaşkın bir tavırla yerini almıştı. Yürekten inanmadığı bir işi yapan kişinin tavırları çok belirgindi. Kendisine “sosyalist, solcu, devrimci” diyen ve “Mahirlerin, Denizlerin ardılı” olduğunu söyleyen bir siyasetçi, emperyalizmin temsilcileriyle aynı sıraları hangi amaçla paylaşır. Onlarla hangi duygu ve düşünce birliği içinde olur devrimci olduğunu söyleyen biri? Bu durum, bazı sol grupların içine yuvarlandığı durumu göstermesi bakımından ibret vericidir.
Türkiye, müstemleke değildir. Türkiye, tarihi boyunca hiçbir ülkenin sömürgesi olmadı. Türkler, tutsak yaşamaktansa ölmeyi yeğlemişlerdir. Bu nedenle TBMM çatısı altındaki AB ülkeleri temsilcilerinin oluşturduğu rezalet, utanç vericidir.  Dünyada emperyalizme karşı verilen ilk Kurtuluş Savaşı’nı yönetmiş bir meclisteki bu görüntü, Türkiye’ye yakışmamıştır. Meclisin ruhuna aykırıdır.
 Ey TBMM de grubu bulunan partiler, size bu ayıp yeter. Yeter de artar bile… Şimdi anladınız mı Türkiye’yi bölmek isteyenlerin kimler olduğunu? Şimdi gördünüz mü? Bölücü örgüt PKK’yı destekleyenleri?
 Ey TBMM’de bulunan vekiller, o koltukları boşuna işgal etmeyin! Sizler, böylesi büyük bir rezalete sessiz kalarak milletin vekâletini hak etmiyorsunuz. Kalkın o koltuklardan!
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           10 Kasım 2016


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder