27 Eylül 2013 Cuma

ABD’DE İKTİDAR ARAYAN CHP

                                           
Geçtiğimiz günlerde CHP’den iki genel başkan yardımcısı ABD’ye gitti. Bu gezinin zamanlamasının Gül’ün ABD’de bulunmasıyla çakışması ilginç bir rastlantı. Nedense Türkiye’deki iktidar arayıcılar, halktan değil de ABD’den izin almayı yeğlemekteler.
Yorum yapmadan önce ABD gezisinden dönen Umut Oran’ın açıklamalarına yer verelim. “Dış politikada gelinen nokta, ABD-Türkiye ilişkilerini de yönetilemeyen bir süreç haline getirmiş. Türk halkının Erdoğan’dan daha iyisini hak ettiğine yönelik mesaj aldık son on iki saatte.”
Türkiye’nin nasıl bir yönetimi hak ettiğine ABD mi, yoksa Türk Ulusumu karar verecek? Erdoğan’ı Türkiye’nin başına bela eden ABD değil mi? ABD, Erdoğan’dan daha iyisini hangi kıstaslara göre belirliyor. Neye göre iyi? ABD’ye göre iyi olan, Türkiye’ye göre iyi olur mu? ABD, son kullanma tarihi dolmakta RTE’nin yerine yeni piyonlar mı aramakta kullanmak için? Oran’ın bu sözleri son derece talihsizdir, bir CHP’liye uygun değildir.
“...Türkiye’nin sadece AKP’den ibaret olmadığını, Türkiye’de başka bir görüşe, anlayışa, vizyona sahip ve iktidara talip olan bir muhalefet partisinin olduğunu hissettirmek, anlatmak, paylaşmak üzere geldik.” diyor Loğoğlu. Bu sözler, iktidar olmak için ABD’den icazet almayı ifade etmekte. Çok yazık! Sömürgeciliğe karşı savaşın içinde kurulan bir partinin getirildiği duruma bakın. CHP, Kurtuluş Savaşı’na önderlik ederken, devrimleri yaparken o günün büyük devletlerinden izin mi aldı? Tam tersine sömürgecilerle savaşarak kurdu çağdaş Türkiye’yi.
“Türkiye’nin içindeki gelişmeler bağlamında da şimdilik herhalde biraz saklı tutmamız gereken değerlendirmeleri oldu. Türkiye’yi yakından takip ettiklerini, demokrasi bağlamındaki sıkıntıların ciddiyetinin farkında olduklarını belirten gözlemlerde bulundular.” Türk kamuoyundan saklı tutacağınız sizce önemli sır nedir Sayın Loğoğlu? Emperyalistlerle sırdaş olmak, hayra alamet değil. Bunu bilesiniz. Demokrasi havarisi ABD’nin, Türkiye’deki, “demokrasi bağlamındaki sıkıntılarını” da merak etmekteyiz. Yoksa demokrasimizi geliştirerek Irak, Libya, Suriye’ye getirdikleri demokrasiyi mi bize de uygun gördüler?
“Konuştuğumuz Amerikalıların, Türkiye’deki gelişmeleri hakkıyla ve artık olması gerektiği gibi çok yakından takip ettiklerini, sordukları sorulardan, yaptıkları gözlemlerden anlıyoruz. CHP’nin görüşüne, duruşuna çok yoğun bir ilgi var. Bizim açımızdan iktidara talip olan bir partinin görüşlerini dinlemelerinin yararı var; ama burada artan ilginin de Türkiye’deki iç dengeleri ne kadar takip ettiklerini göstermesi açısından önemli.” diyerek açıklamalarını sürdürmekte Loğoğlu.
“CHP’nin görüşüne, duruşuna ilgi” göstermesi gereken Türk halkı. ABD’nin bir ilgisi ve beğeni varsa bu ülkemiz açısından vahimdir. CHP açısından da üzücüdür. Bugün yaşadığımız sorunların birçoğu ABD’nin başımıza sardığı dertler. ABD, CHP’yi dinleyip karar verecek iktidar olup olamayacağına öyle mi? Bin kere yazıklar olsun sizlere! Dünyanın ilk bağımsızlık savaşına önderlik yapan bir partiyi emperyalist uşaklığına soyunduruyorsunuz. Sizi ne tarih, ne millet ne de CHP’liler affeder.
CHP, iktidarı yanlış yerde arıyor. Tıpkı AKP’nin 2002 öncesi yaptığı gibi. Gül ve Gülen de RTE sonrası okyanus ötesinde iktidar arayışındalar. CHP’nin yeni yöneticileri ABD icazetiyle iktidar olacaklarsa AKP’den ne farkları kalacak? Partinin adının ne olup olmadığı burada önemli mi?
CHP’liler partilerine sahip çıkmalı. Kişisel çıkarlar bir kenara itilmeli. Basit hesaplar unutulmalı. Söz konusu olan vatan... Vatan deyince akan sular durulmalı. Bağımsızlık savaşında doğma onuru, emperyalist icazete kurban edilmemeli. Atatürk ve arkadaşlarının kemiklerini sızlatmaya kimsenin hakkı yok!
Not: Konuyla bağlantısı nedeniyle aşağıdaki yazıları okumakta yarar var.
                                                                  Adil Hacıömeroğlu
                                                                  26 Eylül 2013



4 yorum:

  1. bu yazınızdan dolayı size teşekkür ederim atatürkün partisini hainler işgal etmiş durumda.yazınız tarihe not düşüyor sağolun.

    YanıtlaSil
  2. CHP ile ilgili saptamanız bağimsızlık ve milli birlik açısından haklı.Ancak uluslararası konjektür ve gelinen karşılıklı bağımlılık açısından iletişim ve bilişimle gelinen noktada karmaşık ilişkiler ağının içerisinde finans ve teknolojik etkenliği vurguladığınız anlamda kendi kaderini tayin anlamında basit bir öngörüden öte sistematik bir ayrışmayı yani DÜZEN DEĞİŞİKLİĞİNİ öneren ve DEVRİMCİ,HALKÇI hatta DEVLETÇİ bir partinin önerdiği koşulların halk tarafından önemsendiğini gösterir işaretlerin varolması gerektir.Burada önemsenen CUMHURİYETÇİ,MİLLİYETÇİ,LAİK bakış açısındaki kuşkular ve gelinen noktadaki 9 eylül 1922 de kurulan HALK FIRKASININ 3 oklu çıkışı egemen olmuştur.Malum 1927 kurultayına kadar CHP bu 3 okunun eksenindeydi.Şimdi geriye dönüp LAİK,CUMHURİYETÇİ,ULUSALCI bir yapıyı kurmak yada kurtarmak adına yeni parti YCHP başlangıç sınavına mı girmiş ola?

    YanıtlaSil
  3. Atatürk'ün kurduğu laik, devrimci , halkçı bir partinin, halktan koparılarak abd den icazet almaya kadar aşagılanır bir duruma düşürülmesi çok sarsıcı bir durumdur. Ötekileştirilen kesim olarak tamamen ideoljisinin dışına çıkan chp , beni ve benim gibi düşünen pek çok kişiyi başka seçenek arayışı içine itmiştir..Chp yi onaylamak artık mümkün görünmemektedir

    YanıtlaSil
  4. Yazinizi okudum ve CHP'nin ABD ziyaretini yalnis değerlendirdiginizi dusunuyorum. Yazida bazi ilgili onemli noktalarin bulunmamasi sunu gosteriyor detaylar dikkatle incelenmemis ve hizli yazilmis bir yorum. En azindan Faruk Logoglu'nun Pazartesi gunu TBMM bu ziyareti detayli bir sekilde anlatacagi basin toplantisindan sonra yazilmaliydi.

    YanıtlaSil