4 Aralık 2013 Çarşamba

DERSANE KAVGASI BİTTİ Mİ?


Dün Milli Eğitim Bakanı Avcı, dersane temsilcileriyle yeniden bir araya geldi. Bu toplantı sonunda yapılan açıklamayla dersanelerin kapanması iki yıl ertelendi.
Dersanelerin kapanmasının nedeni AKP ile cemaat arasındaki kavgadır. Savcının, Hakan Fidanı ifadeye çağırmasıyla kavga ateşlendi. Devlet kurumlarını paylaşan iki grup, Cumhuriyet güçlerini Silivri’ye hapsettikten sonra kendi aralarında üstünlük savaşına giriştiler. Bu kavga, her iki tarafın bildiğimiz yöntemleriyle sürdürüldü. Bel altı, bel üstü vuruşlar ilgi çekti. Özel yaşamlar ortalığa saçıldı. Bu arada hem cemaat hem de AKP yandaşı gazeteciler önemli itiraflarda bulundu.
Kavga, büyük bir öfkeyle sürerken MEB, dersaneler konusunda geri adım attı. AKP yönetimi çok kararlı olduğu bir konuda neden ani bir fren yapma gereği duydu?
Cemaate yakın gazeteciler, daha önceki diş göstermelerde AKP yöneticilerine ait dosyaların, kasetlerin açıklanabileceği tehdidinde bulundular. Kavga başlayınca da bunun kuru bir tehdit olmadığı ortaya çıktı. Kasetlerin ucu görünmeye başlayınca AKP sıkıştı. Bu kavganın, iktidarlarına mal olacağını gördü hükümet kanadı. Şimdilik bir ateşkes olacak gibi. Yarın mı? Yarına Allah kerim... Ona karar verecek olan her iki tarafın bağlı bulunduğu küresel güç.
Peki, kavganın gerçek nedeni dersaneler mi? Tabi ki hayır! Dersaneler buzdağının görünen kısmı.
RTE, ABD’ye şantaj yapmakta aklınca. Şanghay beşlisine katılabileceğini söylüyor Putin’e. Ortadoğu’da ABD’nin verdiği görevlerin dışına çıkmakta ara sıra. Irak petrolleri konusunda ABD’ye ters tutum almakta. Bu nedenle ABD, cemaat üzerinden sopa gösteriyor Tayyibana. Son kullanma tarihi denilen acı gerçeği anımsatmakta güç hovardalarına. “Ben getirdim, ben götürürüm.” demekte ABD. Şimdilik gerekli ders verildi gibi.
Dersaneler konusunda büyük gürültüler koparıldı. Şimdi sessizlik dönemi... Yarın yeni bir fırtına kopana kadar eller tetikte beklenecek...
Cumhuriyet yanlılarının bu kavga da taraf olması yanlış. Cumhuriyet yıkıcılığını birlikte yaptılar. Kamu kaynaklarını anlaşarak cebe indirdiler. Laik eğitimi, yürekleri ve vicdanları sızlamadan mahvettiler. TSK’yı elbirliğiyle etkisizleştirdiler. ABD politikalarını ses çıkarmadan yaşama geçirdiler. Tüm Ortadoğu’yu küresel efendilerinin isteğiyle kana buladılar. İsrail’le kol kola yürüdüler Müslüman dünyanın ezilen uluslarına karşı. Bunun içindir ki yok birbirinden farkları.
Cumhuriyet’i yeniden kurmak için AKP’nin de cemaatin de iktidardan uzaklaştırılması gerek. Bunlardan yarar ummak saflığı göstermek, Cumhuriyet’e ihanettir, ihanet...

                                                         Adil Hacıömeroğlu
    4 Aralık 2013


2 yorum:

  1. AKP ve cemaat arasında kısa süreli ateşkes olsa da, rant savaşı, iktidar savaşı bitmez, yine devam edecektir...Sizin de yazdığınız gibi, gerici yobaz güruhun arasındaki savaşta taraf olmak o tarafı güçlendirirken, biz Atatürkçülerii zayıflatır...Aman dikkat !

    YanıtlaSil
  2. Ülkemizin kaynakları , yağmalanmakla bitmedi , daha paylaşım kavgası sürecek anlaşılan. Bu paylaşımda da , küresel güçlerle işbirliğinde olan , ülkemizdeki egemenliği güçlü olan baskın çıkacaktır. İşte bu baskın çıkma savaşımıdır AKP ile cemaat arasında süren. AKP ; cemaat eliyle , kirliliği açığa çıkarılmaya başlayınca , DERSHANELERİN KAPATILMASI konusunu erteledi. İleride bu paylaşım kavgasının süreceği açıktır ; şimdilik seçim çıkarları dikkate alınarak rafa kaldırıldı. Atatürkçü , ilerici kesim , bu iki kanattan da uzak durmalıdır ; hangi kanatla işbirliği yapsa , onun dayatmalarıyla karşılaşacakları açıktır çünkü. Bu da ülke için tehlikelidir. Konu ile ilgili önemli açıklamaların ve uyarıların yer aldığı bu anlamlı yazı için teşekkürler Sayın A. Haciömeroğlu 'na! ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil