7 Kasım 2016 Pazartesi

KÜRTLER KARARINI VERDİ

                                   
26 Ekim 2016 günü Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gülten Kışanak gözaltına alındı belediye meclis üyesi Fırat Anlı ile birlikte. Bu arada şunu da belirtelim ki Fırat Anlı PKK’ya göre eşbaşkan, Türkiye’nin yasalarına göre meclis üyesi. Bu nedenle PKK dilini kullanarak yasal olmayan, fiili bir durumu meşrulaştırmayı bilerek ya da bilmeyerek yapanların bölücü örgüte hizmet ettiklerini belirtelim. PKK’nın kullandığı dili kullanmak, bölücü örgütün propagandasını yapmaktır.
Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasıyla HDP, halka sokağa çıkarak gözaltıları protesto etmesi için çağrıda bulundu. Bu çağrı, halktan destek bulmadı. Belediye önüne elliye yakın kişi toplandı. Oysa birkaç yıl önce aynı alanda HDP/PKK çağrısıyla yüzbinlerce kişi toplanmaktaydı. HDP/PKK’nın gerçek yüzünü gören halk, bölücü örgüte sırtını döndü. Yüzünü ise Ankara’ya çevirdi.
4 Kasım 2016’da başta Genel Başkan Demirtaş olmak üzere birçok HDP’li vekil ve yönetici gözaltına alındı. Bölücü örgüt, yine halkı sokaklara çağırdı. Halk, bu çağrıya kulak asmadı. Alanlar boş kaldı. Yine halk, bölücü örgüte sırtını döndü.
HDP/PKK, daha önceki yıllarda olduğu gibi sokakları yakıp yıkmayı amaçladı. Halkın HDP/PKK kışkırtmasına itibar göstermemesi sevindiricidir. Gerek Kışanak gerekse Demirtaş ve diğer yöneticilerin gözaltına alınması karşısında Türk Milleti neredeyse tek vücut oldu. Kamuoyu, HDP’lilerin gözaltına alınmalarını destekledi.
Neden mi?
ABD sözcüleri, birçok kez PYD/PKK’nın Ortadoğu’daki kara güçleri olduğunu açıkladı. Bu kara gücü, kime karşı? Tüm Ortadoğu ülkelerine karşı…
ABD’nin BOP kapsamında yapmak istediği ne? Ortadoğu’da yer alan neredeyse tüm ülkeleri parçalamak… Tabi, böyle bir durumda yıllarca sürecek bölünmeler, çatışmalar ortamı yaratılacak...
HDP’lilerin gözaltına alınmalarına kimler karşı çıktı? Başta ABD olmak üzere tüm batılı emperyalistler… Çünkü kendi kara güçleri ortadan kaldırılmakta. Hatta ABD dış politikasını belirleyen önemli kişilerden Rubin, Türkiye’yi kan gölüne çevirmekle tehdit etti.
ABD’nin HDP/PKK’ya sahip çıkması, daha önce bölücü örgüte sempati duymuş birçok yurttaşımızın gerçekleri görmesini sağlamakta.
Demirtaş ve arkadaşlarının gözaltına alındığı sabah PKK, Diyarbakır’da bir ton patlayıcıyla saldırdı. Kime mi? Diyarbakır halkına… PKK daha önce de yaptığı gibi halkı bombaladı. Hem de hakkını savunduğunu savladığı Kürtlere… Ardından bazı HDP sözcüleri, Kürtlere hakaret eden iletiler paylaştı sosyal medyada.
15 Temmuz’da FETÖ, halka ateş açtı. 4 Kasım sabahı PKK, Diyarbakır’da halkı bombaladı. FETÖ de PKK da halkını öldürmekte. İkisi de halk düşmanı, ABD dostu. Bu nedenle Kürtler tercihin yaptı. ABD/PKK’nın değil, Türkiye’nin yanında yer aldılar. Bölücü örgütün kışkırtmalarına alet olmadı kimse.
 Peki, Kürtleri Türkiye safında nasıl tutacağız? Cumhuriyet kurumlarını ayakta tutarak… Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı, antiemperyalist çizgisini savunarak… Halkçılık ve devletçilik ilkelerini yaşama geçirerek… Emperyalizme bağlı gericilik ve bölücülüğü etkisiz kılarak…
Zaman bütünleşme, birlik olma zamanıdır.  Tıpkı 1919’da olduğu gibi…
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                               7 Kasım 2016


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder