ABD-İSRAİL, İRAN’I VURDU


Her zaman olduğu gibi bu sabah da uyanır uyanmaz televizyonu açtım haberleri dinleyeyim diye. Çünkü savaşın eli kulağındaydı. ABD-İsrail saldırganları, her an İran’a saldırabilirdi. Yüreğim İran’la çarpıyordu günlerdir. Emperyalist saldırganlığa “Dur” demek tüm insanlığın görevi olmalı.

Baştan söyleyeyim. ABD-İsrail’in İran’a saldırmasının nedeni, Tahran’daki İslamcı yönetim değil. Bu emperyalist saldırının asıl nedeni, İran’ın petrolünü yağmalamak ve Filistin direnişine verilen desteği yok etmek.

Türkiye’de, AKP iktidarı yanlısı televizyon yorumcuları, günlerdir ABD-İran barış görüşmeleri İstanbul’da yapılsaydı savaşın önlenebileceğini söylemekteler. Bunu söyleyenler, ne ABD ve İsrail’i ne de emperyalizmin ne olduğunu biliyorlar. ABD saldırılarının asıl hedefinin ülkemiz olduğunun bilincinde bile değiller.  ABD, bölgemizdeki tüm ulus devletleri yok etme amacında. Tıpkı Irak, Suriye, Libya’da olduğu gibi…

İran, emperyalizme karşı direnerek Türkiye’yi savunmakta. Yani tüm mazlumlar adına savaşmakta. Nasıl mı? Saldırganlara verdiği zararla ve direnişi tüm bölgeye yayarak ülkemize olabilecek ABD-İsrail saldırısını geciktirip giderek de önlüyor. Bu nedenle bu savaşta Türkiye’nin yeri, komşumuz mazlum İran’ın yanı olmalı. “Denge politikası izliyoruz.” diyerek ABD-İsrail cephesinde yer almak ülkemize yakışmaz. AKP hükümeti, öncelikle İran’a yardım etmek için Malatya-Kürecik üssünü kapatmalı. Ayrıca Konya’da konuşlanan AWACS uçaklarının ABD-İsrail’e İran’la ilgili istihbarat toplaması durdurulmalı. İsrail’in enerji gereksinmesinin BTC (Bakü, Tiflis, Ceyhan) hattından karşılanıp karşılanmadığı konusunda Türk kamuoyu aydınlatılmalı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a saldırmasının nedenini “İran’ın Amerika’yı, temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı tehdit etmesini önlemek” olarak açıklamakta. Peki, sormazlar mı adama: “İran, Amerika’yı nasıl tehdit ediyor?” diye. Saldırgan ABD’nin gerekçesi gülünç olduğu kadar saçma. Bir ülkenin yer altı ve yerüstü kaynaklarını, varsıllıklarını yağmalamak için uydurulan uyduruk bir gerekçe. Bu gerekçeye deliler bile güler ve inanmaz bu yalana. Venezuela lideri Maduro’yu kaçırırken de “Venezuela, petrolümüzü çalıyor” demedi mi Trump?

ABD’nin üsleriyle donanmış ve emperyalizmin bölgedeki uyduları konumundaki bazı Arap ülkelerinin ezilen halklara ihaneti tarihe bir utanç olarak yazılacak. Bu yapay ülkeler, böyle yaparak kendi sonlarını getirmekteler. İsrail’in Filistinlileri yok ederken en büyük desteği de bu Arap ülkelerinden almakta.

Bazı yorumcuların televizyon ekranlarından ABD-İsrail ile İran çatışmasının danışıklı dövüş olduğu yolundaki açıklamalarının bilgisizlikten mi, ihanetten mi, yoksa ABD ve İsrail’e gönüllü asker mi olmaktan mı kaynaklanıyor? Ne olursa olsun bu kişilerin dünün İngiliz muhiplerinin torunları İsrail-ABD severler olduklarını söyleyebilirim gönül rahatlığıyla.

İran, insanlığın ön cephesinde emperyalizme karşı savaşıyor tüm ezilen halklar adına. İran’a destek olmak, insanlık değerlerine bağlı her kişinin, her ulusun görevi. Türlü gerekçeler uydurarak el altından ABD-İsrail’i desteklemek ise bir insanlık ayıbı.

Pakistan-Afganistan çatışmasının dün başlaması, İran’a saldırının perdelenmesi. ABD, tüm bölgeyi ateşe atıyor. İslam dünyası, bu ateşte yanacak mı; yoksa bu ateşi söndürüp onurlu ve bağımsız bir yaşamımı mı seçecek? Evet, büyük bir seçimin, kararın öngününde İslam dünyası.   

İran, ABD-İsrail saldırısına öncekilere göre daha çabuk yanıt verdi. Bu da İran’ın bu saldırıya karşı iyi hazırlandığını göstermekte. Üstelik farklı ülkelerdeki ABD üslerini ve İsrail’i yoğun ve isabetli bir biçimde vurmakta.

ABD-İsrail’in İran’a bu sabah yaptığı saldırı, İsrail’in giderek Batı Asya haritasından silinmesini sağlarken ABD’de derin çatlaklar açacağı da söz konusu. Amerika, bu saldırıyla hızlı bir gerileme sürecine girecek. Dünya üzerindeki ABD-İsrail etkisinin kırılması demek, tüm ezilen ulusların özgürleşmesi demek değil mi?

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       28 Şubat 2026

 

1 yorum:

  1. Medya gayrimilli unsurlardan arınmalı. Bu gayrimilli unsurlardan kastım AKP trolleri ve nuhalefet sözcüleri. Bunlar sadece siyasal borazanlık peşinde koşan yobaz şakşaçılardır. Sığ mezhepçi at gözlüğü, Batıcılık en büyük yaralarınız. Okuyan, yazan, düşünen herkesi Dünya Savaşı'nda taraf olmaya çağırıyorum. Kazanan iyiler olacak, Asya olacak, mazlum milletler olacak! ABD ve onun iti İsrail ile köhnemiş Avrupa insanlığa yük olmaktan çıkacak.

    YanıtlaSil