OF’TA SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ ANITI NİYE YOK?


Bir toplumu ayakta tutan, onun geleceğe umutla bakmasını sağlayan tarihsel kökleridir. Köklerinden kopan, tarihini bilmeyen toplumlarda sosyal çürüme, gerileme, safsatalara inanma kaçınılmazdır. Tarihsel köklerinden kopmuş bir gençliğin amaç ve ülkü edinmesi oldukça zor. Çünkü gelecek, geçmişin sağlam kökleri üzerine kurulur. Kurumuş, yok olmuş kök üzerinde bir ulu çınarın büyümesi olanaksız. Böyle bir şey, doğa kurallarına, yaşamın mantığına da aykırı.

Doğup büyüdüğüm Of, yakın tarihte büyük kahramanları olan bir yerleşim yeri. Ne yazık ki genç kuşakların büyük çoğunluğu, bu tarihsel değerin, köklerin farkında değil. Bu nedenle birçoğu, dünya görüşlerini oluştururken bu tarihsel köklere değil de dayanağı olmayan söylentilere dayanmakta. Bu durum, birçok Oflu yerdeşimizi umutsuzluğa sürüklemekte.

Osmanlı Devleti, son dönemlerinde ekonomik ve sosyal alanda çöküş içindeydi. I. Dünya Savaşı başladığında bu durum onu başarısızlığa götüren en büyük etkendi. En başta ülkemizin yolu yoktu. Yani yurt toprakları ulaşım ağlarıyla birbirine bağlı değildi. Böyle olunca da birçok cephede savaşan ülkemiz, ne yazık ki cephelere başta asker olmak üzere silah, cephane, yiyecek, giyecek ve ilaç gibi zorunlu gereksinmeleri ulaştıramıyordu. Bu nedenle askere alınan yurttaşlarımız, yürüme uzaklığında ya da kısıtlı olanaklarla ulaşım olan savaş bölgelerine gönderiliyordu. Kısacası herkes, kendi yaşadığı yere en yakın savaş cephesine gidiyordu. Böyle olunca da Doğu Karadenizliler, dolayısıyla Oflular da doğal olarak kendilerine en yakın Sarıkamış’a savaşmaya gittiler ülkelerini savunmak için.

Sarıkamış Harekâtı, sonbaharın bittiği ve kış mevsiminin başladığı 21 Aralık’tan bir gün sonra başladı. 22 Aralık 1914 sabahı, 09 ve 10. Kolordular ileri harekât için harekete geçti. Amaç, Rus ordusunun kuzeydoğusundan giderek düşmanı kuşatmaktı. 11. Kolordu da düşmanı batıdan karşılayacaktı. Dağlar karla kaplıydı. Isı, sıfırın altındaydı. Yeterli giyeneği olmayan asker, bu dağlarda donmaya başladı. Karadeniz’in ılıman iklimine alışmış sahil çocukları, bu karla kaplı dağlarda kışın acımasızlığına dayanamadılar. Çoğu geri dönemedi. Bu geri dönemeyenler arasında yüzlerce Oflu genç de vardı. Onlar, kışa ve doğanın acımasızlığına karşın kahramanca savaşıp şehit oldu.

Sarıkamış Savaşı, 6 Ocak 1915’te Osmanlının yenilgisiyle bitti. Ardından Rusların ileri harekâtı başladı. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun önemli bir kısmı düşman işgaline uğradı. Bu arada güzel Of’umuz da düşman çizmesi altında çiğnendi. Ofluların işgale karşı destansı bir direnişi oldu. Ne yazık ki denizden destek alan Rus ordusu, direnişi kırdı ve ata topraklarımızı işgal etti.

Daha önce Of Direnişi ile ilgili yazdığım yazıda ilçemizde direniş anıtının olmamasından yakınmıştım. Böylesine bir halk direnişinin bir anıtının olmamasının büyük bir eksiklik ve vurdumduymazlık olduğunu düşünmekteyim. Günümüz gençlerinin dedelerinin şanlı direnişinden haberdar olmamaları ne acı değil mi?

Sarıkamış’ta kalan Ofluların hiçbirinin bir mezar taşı bile yok! Çoğunun şehit oldukları yer bile belli değil. İlçemizin (O zamanki Of ilçesi; Hayrat, Çaykara ve Dernekpazarı’nı da kapsıyordu) neredeyse her köyünden, mahallesinden şehidimiz var Allahuekber dağlarında. Tarihimizin kahramanlıkla dolu acı bir anısının ilçe merkezimizde yaşatılmaması büyük bir ihmal değil mi? Bu şehitlerimizin bir anıtının olmaması kabul edilebilir bir şey mi?

Of’ta hem direnişin hem de Sarıkamış şehitlerinin bir anıtı yapılmalı zaman geçirmeden. Tarihsel köklerimizi yaşatmak herkesin görevi. Merkezi ve yerel yönetimler harekete geçmeli. Bu tür bir iş, savsaklanmaya gelmez. Genç kuşakların güç alacakları tarihsel köklere gereksinmeleri var. Böylece söylencelerle değil, Sarıkamış şehitlerine ve Of direnişine dayalı bir bilincin oluşması sağlanmalı.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       15 Temmuz 2026

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder