SEN, BATAKLIK GÜLÜ MÜSÜN?


Bazı kişiler vardır sürekli çevresindeki, tanıdığı ya da tanımadığı kişileri kötüler. Bu kişiler alanlarında başarılı olsalar bile onlara bir kulp takmakta ustadır. Bardağın dolu yanına değil de boş kısmına bakmayı alışkanlık durumuna getirmiştir bu kötücül bakanlar. Hatasız kulun olmayacağını bir türlü uslarına getirmez karşısındakine eksiklik, kusur, yanlış arayan kimse. Onun işi, sürekli insanların eksikliklerini bulup onları aşağı bastırmaktır.

Yanlış bulucuların amacı, tanıdık ya da tanımadıklarını kötüleyerek kendinin iyi birisi olduğunu kanıtlamaktır. Yani başkalarını aşağıya doğru bastırıp iterken kendini yukarıya çıkarmaktır. Herkes kötü, sen iyisin öyle mi?

Herkesin toptan kötü ya da iyi olması doğanın kuralları ve mantıksal düşünüş açısından olanaksız. Çünkü yaşamda her şey karşıtıyla var olur. Karşıtı olmayan bir varlığın kendisi de yoktur. Ayrıca her varlık kendi içinde karşıtlarını barındırır. Onu var eden de bu. Birinin yanlış yapmadan doğruyu öğrenmesi olanaksız. Yanlışları, bir kişi dünyaya gelir gelmez yapmaya başlar. Aslında onun yaşamda en büyük öğretmeni yaptığı yanlışlardır. Yanlışlarından ders çıkararak doğru yapmayı öğrenir.

İnsanların içinde hem kötülük hem de iyilik vardır. Kiminde iyilik, kiminde de kötülük baskındır. Bir duygunun kişide baskın olması, diğer duyguyu yok etmez. Bilinçli ve iyi niyetli kişi, içindeki kötülüğü bastırmayı onu devinimsiz duruma getirmeyi başarır.

Kötücül kişinin yanında birinden söz edersiniz, hemen onun kötülemeye başlar. Bu kötülemeyi yaparken bir yandan da sık sık “ben” özneli tümceler kurar. Anlaşılacağı üzere başkasını yerin dibine batırırken “ben” özneli tümcelerle kendini överek yukarıya çıkarmaya çalışır. Bir kişinin kendi kendini övmesi kadar gülünç görünen bir durum bu dünyada çok azdır. Aslında bu durum, özgüven eksikliğinden ve aşağılık kompleksinden kaynaklı. Bir kişi, toplumda yücelip saygı görmek istiyorsa bunu ancak kendi yaptığı işler, davranış ve düşüncesiyle sağlayabilir.

Atalarımız, gül dikensiz olmaz, demiş. Ya da başka bir deyişle, gülü seven dikenine katlanır. Aslında bu sözler, diyalektik düşünmenin ve ona göre davranmanın olağanüstü anlatımı. Karşıtların birliği ilkesinin doğal bir örnekle vurgulanması ne güzel!

Bu, şu, o kötü… Peki, kim iyi? Yanıt yok! Herkesin kötü olduğu bir yerde iyiyi bulmak neredeyse olanaksız. Herkesi kötüleyenler, çevrelerinde bir bataklık oluşturduklarının farkında bile değiller. Bu kimseler, bataklığın içinde gül olmaya çalışmakta. Hem de en güzel gül… Bu durumda ne denli güzel olsan da bataklık gülü olursun. Oysa en güzel gül, güller arasında olur, yani gülistanda. En güzel olmak için senin karşılaştırılacağın güzel güller olmalı değil mi?

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       16 Temmuz 2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder