BEYİN ÇÜRÜMESİ


Ekran bağımlılığının beyin çürümesine neden olduğunu bütün uzmanlar saptıyor. Ekran başında geçirilen zaman ne denli çoğalırsa çürüme de o denli hızlanıyor. Bu da özellikle çocuk ve gençlerin büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu göstermekte. Bağımlılığın büyüklüğü ve yaygınlığı ulusal güvenlik sorununa dönüşmek üzere.

Dünyada ekran başında geçirilen ortalama süre, 33 saat 27 dakika. Ülkemizde ise ekran başında geçirilen ortalama süre ise 41 saat 37 dakika. Görüldüğü gibi ülkemizde özellikle sosyal medyada geçirilen zaman dünya ortalamasının oldukça üstündedir. Bir kişi, günde dört saatin üzerindeki zamanını ekran başında geçirmekte işini gücünü bırakarak. Çocuklarda (6-13 yaş) ise ekranda geçirilen zaman, günde 6,4 saattir. Bir çocuğun günde sekiz saat uyuduğunu, diğer sekiz saatini de okulda geçirdiğini düşünürsek zorunlu gereksinimlerini karşılamak için ayıracağı zaman yok denecek kadar az. Bu da çocukların çocukluklarını yaşamadıklarının bir göstergesi değil mi?

Ülkemizin çocukları, ne yazık ki yaşamdan kopuk bir biçimde zamanlarının en önemli bölümünü ekran başında geçirmekte. Sanal dünya, onları gerçek dünyadan kopardığı gibi onların en güzel çağında, en verimli zamanlarını çalmakta. Küçük yaşta tutsaklık zinciriyle bağımlı kılınmaktalar. Böylece hem yaşamın güzelliklerinden, öğreticiliğinden, sevinçlerinden, zevklerinden hem de derslerinden kopuyorlar. Evet, çocuklar verimli ders çalışacak, kitap okuyacak, sosyal etkinliklere katılacak, sanatla ilgilenecek, spor yapacak, gezecek ve eğlenecek zamanı nasıl bulacaklar?

Sürekli ekrana bakan çocuk, zamanla her şeyi unutuyor. Sanki doğduğu günden beri onunla yaşıyormuş gibi bir algıya sahip oluyor. Anne ve babasını başta olmak üzere yaşamdaki her şeyini unutuyor. En yakınları olmak üzere çevresindeki ve yaşamındaki her şey onun için anlamsızlaşıyor. Böylece çocuk ruhen de bedenen de ele geçiriliyor sanal eller tarafından.

Beyin çürümesinin İngilizcesi, Brain Rot… Oxford tarafından 2024 yılının sözcüğü seçilmiş. Bu sözcük, şöyle tanımlanmakta: Düşük kaliteli dijital içeriklerin (kısa videolar ve sosyal medya) aşırı izlenmesi sonunda oluşan zihinsel bulanıklık, dikkat süresinde kısalma, bellek sorunları ve bilişsel gerilemeyi anlatan bir terim bu.

Sürekli ekrana bakan çocukların dikkat süreleri iyice kısalır. Uzun süreli filmleri izleyemez, kitap okuyamaz. Zaten okusa da okuduğunu anlayamaz. Çok basit şeyleri unutuyorlar ne yazık ki. En yalın konuşma ve yazmada bile sözcük bulmakta zorlanmaktalar. Bu durum bellek yitimini gösterir.     

Beyin çürümesi, çocukların zor karar vermesine neden olur. Ayrıca sorunlar, zorluklar karşısında dayanma güçleri çok zayıflar, giderek toplumdan soyutlanırlar.

Beyin sisi ekran bağımlısı çocuklarda ortaya çıkan çok önemli bir sorun. Bu nedenle düşünsel açıklığı yitirirler. Beyin sisi: Herhangi bir konuya odaklanamama, zihinsel açıklığın bulanıklaşması, en yalın konularda mantık yürütememe demek. Bu çocuklar, neden-sonuç ilişkili düşünemez. Uykusuzluk, sürekli gerginlik, kötü beslenme, hareketsizlik gibi nedenler beyin sisini oluşturmakta.

Ekran bağımlılığı bu hızla giderse gelecekte düşünemeyen, anlayamayan, derdini anlatamayan, hatta yolda yürüyemeyen çocuklara, gençlere rastlarsak şaşırmayalım. İnsanlar, küresel egemenlerce ekran bağımlılığı aracılığıyla robotlaştırılmakta. Bu yolla toplum kan kaybedecek, insanlık düşünsel ve davranışsal açıdan iyice gerileyecek.

Günümüzde insanlığın önündeki en büyük var oluş tehlikesidir bu. Küresel egemenlerin çağımızda en büyük saldırısıdır bu insanlığa ve ulusumuza. Bu saldırıyı, hep birlikte göğüsleyip savuşturmalıyız. Önce ulusal alanda, sonra da dünya çapında insanı yok etmekte olan bu bağımlılıkla savaşmak zorundayız. İnsanlığın, ulusumuzun sağduyusu bu büyük sorunun üstesinden gelecektir.

                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                       10 Nisan 2026

                                              

 

2 yorum:

  1. Kitle kültürünün öznesi toplum olup,kitle iletişim araçları olarak bilinen basın,radyo,televizyon maniplasyon araçları yoluyla isimsiz,şahsiyetsizleştirilmiş topluluklar oluşturmak amaçlanmaktadır.
    Halk kültürü bir ittifaka,içten gelen rızaya,katılıma dayanmakta olup, kitle kültüründen ayrılmaktadır.
    Televizyon,kitapların ve düşünmenin yerini aldı.İnsanın iç dünyasındaki faaliyetleri azalttı,zekaya ket vurdu,hayattaki tüm problemlere hazır çözümler sunar oldu.
    Televizyon psikolojisi öyle ince hesaplanmış ki,insanın sadece bilinci değil, içgüdüsel ve duygusal tarafı da hüküm altına alınarak,empoze edilen seçimin insanın bizzat kendi seçimi olduğu hissi ve alışkanlığı yaratılmaktadır.
    Abdurahman Fetvacı

    YanıtlaSil
  2. Beyin çürümesi çağımızın yaygın bir sorunu. İnsanı insan yapan şey zihninin derinliğidir. Yoksa daha büyük beyinlere sahip onlarca memeli var. Tefekkür, kavramsal çıkarım, odaklanma,soyutlama, içgörü gibi yetiler hızla kaybediliyor. Her şeyden kendisine "beka sorunu" çıkaran devlet, bu konuyu da sorunları kapsamına alır umarım.

    YanıtlaSil