GECELER BOYU


Seni düşünürüm geceler boyu

Beni anlamaya yetmez her duyu

Benzeri bulunmaz güzeldir huyu

Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar

Görenler halime derinden şaşar

 

Sıcaklığın ağustosta bulunmaz

Ufkum geniş yıllar yılı varılmaz

Tadın güzel yaşam boyu doyulmaz

Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar

Görenler halime derinden şaşar

 

Menekşemsin, manolyamsın koklarım

Altınımsın, gümüşümsün saklarım

Saat geçmez halin nedir yoklarım

Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar

Görenler halime derinden şaşar

 

Adil der ki mutluyum ki sen varsın

Gönül verip bağlandığım tek yarsın

İncecik belini kollarım sarsın

Gün geçtikçe sevdam başımdan aşar

Görenler halime derinden şaşar

                        21 Haziran 2004

 

 

 

SEVGİLİM


Bir bahar geçirdim sensiz gecesi

Bilemedim, neden böyle sevgilim?

Bir aşktır ki çözülmez bilmecesi

Anlamadım, neden böyle sevgilim?

Uçacaksak gökler bizi bekliyor

Bir derdime binlercesi ekliyor

Diller tutuk, kelimeler tekliyor

Neden böyle anlamadım sevgilim?

Gündüzüm güzeldir, gecem umutlu

Yürekte büyüyen Tanrıca kutlu

Bunca keder yeter, olalım mutlu

Bu duruma akıl ermez sevgilim

Adil’im dünyaya bir kez gelirim

Sensizlik çekerek içten eririm

Gönlünden geçeni doğru bilirim

Böyle sevda görülür mü sevgilim?

                        Adil Hacıömeroğlu

                        2 Haziran 2004

 

BİR BAHAR DAHA SENSİZ

 

Bir bahar geçirdim sensiz gecesi

Bilemedim, neden böyle sevgilim

Bir aşktır ki çözülmez bilmecesi

Anlamadım neden böyle sevgilim

 

Uçacaksak gökler bizi bekliyor

Bir derdim var, binlercesi ekliyor

Diller tutuk, sözcüklerim tekliyor

Neden böyle kavramadım sevgilim

 

Gündüzüm güzeldir, gecem umutlu

Yürekte büyüyen Tanrıca kutlu

Bunca keder yeter olalım mutlu

Bu duruma akıl ermez sevgilim

 

Adil’im dünyaya bir kez gelirim

Sessizlik içinde iyce eririm

Gönlünden geçeni doğru bilirim

Böyle sevda görülür mü sevgilim

2 Haziran 2004


KARAYEL, POYRAZ



Lacivert denizde

Apak köpükleriyle

Dolaşıyordu ak renkli tekneler

Telli duvaklı, nazlı

Ve kırılgan

Ve dumansız, gürültüsüz

 

Teknelere, lacivert sulara

Ve ufka

Ve gökyüzüne baktıkça

Seni düşünürüm mavice

Fırtınalı bir günde

İki çılgın aşık

Kız Kulesi yolunda

 

Esiyordu karayel

Soğuk, ıslak ve canlı

Saçlarındaydı karayel

Savruldu kızıllık

Savruldu yüzüme, anlıma

Kokunu getirdi baygın

Ciğerlerim bayram yeri

 

Deliydi karayel

Biz ondan deli

Soğuktu karayel

Biz sımsıcak, sokulgan

Çıldırıyordu karayel

Çılgındık zaten

Ben, seni karayelle

Poyrazla buldum

Lodosla yitirir miyim?

                            Adil Hacıömeroğlu

                            4 Mayıs 2004

 

ÇAM ÇIRASI


Yüreğimde yanan çam çırasıdır

Gönlümü almanın tam sırasıdır

Beni kırıp döken dil yarasıdır

Bu fani dünyada kemlik nedendir?

Aşığın üzüp de gitmek nedendir?

Öfkeyi bastırıp usçu bakmalı

Gönül ocağında odlar yakmalı

Yaşam ırmağında sular akmalı

Bu fani dünyada kemlik nedendir?

Aşığın üzüp de gitmek nedendir?

Saplantılar çokça kurtulmak gerek

İnatçı bakışı bırakmak gerek

Sevdalı kişiyi düşünmek gerek  

Bu fani dünyada kemlik nedendir?

Aşığın üzüp de gitmek nedendir?

Adil’im özveri baş tacım oldu

Ağladım gözlerim yaşlarla doldu

Bir gülüm vardır ki az daha soldu 

Bu fani dünyada kemlik nedendir?

Aşığın üzüp de gitmek nedendir?

                        Adil Hacıömeroğlu

                        7 Nisan 2004

 

 

 

 

 

 

 

DİL YARASI


Yüreğimde yanan çam çırasıdır

Gönlümü almanın tam sırasıdır

Beni kırıp döken dil yarasıdır

Bu fani dünyada kemlik nedendir

Aşığın üzüp de gitmek nedendir

 

Öfkeyi bastırıp usçu bakmalı

Gönül ocağında odlar yakmalı

Yaşam ırmağında sular akmalı

Bu fani dünyada kemlik nedendir

Aşığın üzüp de gitmek nedendir

 

Saplantılar çokça kurtulmak gerek

İnatçı bakışı bırakmak gerek

Sevdiğin kişiyi düşünmek gerek

Bu fani dünyada kemlik nedendir

Aşığın üzüp de gitmek nedendir

 

Adil’im özveri baş tacım oldu

Ağladım, gözlerim yaşlarla doldu

Bir gülüm vardı ki az kalsın soldu

Bu fani dünyada kemlik nedendir

Aşığın üzüp de gitmek nedendir

7 Nisan 2004

NE OLDU BİZE?


Kardelen’im söyle ne oldu bize

Nazara mı geldik bilemedim ben

Bunca yapılanlar bir kıskanç göze

Feda mı edilecek anlamadım ben

 

Düşlerde gibiydik, uçardık yüce

Gündüzler yetmezdi, uzundu gece

Bu destansı aşkı uğursuz güce

        Heba mı edilecek anlamadım ben

Nice zorlukları aştık da geldik

Aşılmaz duvarı kolayca deldik

En sıcak havada bir serin yeldik

Neler yaşıyoruz anlamadım ben

        Adil’im her yanım seni istiyor

        Zaman bir su gibi akıp gidiyor

        En tatlı baharlar bizsiz geçiyor

        Başımdaki nedir anlamadım ben

                        30 Mart 2004

GÜZELİN TUTSAĞIYIM

 

Güzelin tutsağıyım, kolay mı sanıyorsun

Yüreğimdeki odu söner mi sanıyorsun

Özlemin içimde çığlar gibi büyürken

Verdiğin acıları geçer mi sanıyorsun

Yıllardır bekliyorum yüreğimde büyüdün

Nice fırtınalarda peşin sıra sürüdün

Gece gündüz demeden bir emeli ararken

Çoğu zaman yolumda tek başıma yürüdüm

Bunca zaman severim, yine de seveceğim

Dağlar geçit vermezse gonca gül sereceğim

Sevime kavuşmayı sabırsızca beklerken

Mazinin defterini topyekûn sileceğim

                                Adil Hacıömeroğlu

                                14 Şubat 2004

 

 

SONSUZ TADIM


Seni tatmak ne güzel

Kıtlık kıran mevsiminde

Tutmak ellerini

Okşamak saçlarını

Bakmak derin gözlerine

Görmek kendini

Seni içmek ne güzel

Susuz çöllerde kavrulmuşken

İçmek yüreğindeki ateşi

Kirpiklerindeki nemi

Dilinde yaşamak

Sözünde bulmak her şeyi

Seni öpmek ne güzel

Seviye çatlayan dudaklarla

Ritmini yitirmek dünyanın

Her şeyi bir özde var etmek

Var etmek yalnızca yüreği

Seni doyasıya öpmek

Bir daha öpmek

Ne güzel, ne kadar güzel

                Adil Hacıömeroğlu

                17 Ocak 2003

 

 

SİYASAL DEĞİNMELER

Temmuz ayı başında çok önemli siyasal gelişmeler oldu ülkemizde. Alın terinin, emeğin, mücadele azminin en önemli kalesi durumundaki DSP’den bir grup milletvekili ayrılarak yeni bir oluşum başlattılar.
Demokratik bir ülkede herkesin bağımsız olarak siyaset yapma hakkı şüphesiz vardır. Ama bu hak doğru kurallara ve ilkelere bağlı olarak yapılmalı. Hiçbir haklı gerekçe bildirmeden, bir oldu bittiyle siyaset olmaz.
Türkiye’de yeni Özalizm yaratma çabaları boşuna bir uğraştır. Ülkemizin Özalizm’e değil, güçlü bir demokratik solcu anlayışa gereksinimi vardır. Türkiye gibi yoksul, gelir dağılımının dengesiz olduğu ve sık sık rejim sorunlarının yaşandığı bir ülkede gelecek, ancak demokratik sol iktidarlarla kurulur. Çağdaşlığa gidecek yolda demokratik solculara o kadar gereksinimimiz var ki…

******
AKP lideri R. Tayip Erdoğan’ın çocukları “hayırsever” bir işadamı tarafından yurtdışında okutuluyormuş. Hayırseverlerin fakir fukaraya yardım etmesini eskiden beri duyardık. Hayırseverlere muhtaç parti liderleri de her halde ülkeyi de ”hayırsever”ler marifetiyle yönetecekler.

******
AKP lideri çocuklarını yurtdışında okutma nedenini inançlarını özgürce yaşama isteğiyle açıklıyor. Tayyip Bey’in kızları türbanlı. Peki oğullarının gerekçesi ne?

******
İyi bir lider, önce aynı idealleri paylaşıp zarara uğrayan kişilere yardımcı olmalıdır. Yani türban yüzünden okuluna gitmeyen kızların nasıl okutulacağını düşünmelidir. Yoksa gemisini kurtaran kaptan düşüncesiyle önce lider çocukları mı kurtulacak?

*****
SÜREYYA
Süreyya Ayhan’ın atletizmdeki büyük başarısı ulusça göğsümüzü kabarttı.
Basın-yayın organlarının bazılarında Süreyya’ya ne acımasız eleştiriler yapıldı. Özel yaşamı didik didik edildi. Ayıp değil mi beyler, yazık değil mi? Biraz vicdan, biraz insaf!
İnsanların özel yaşamları kimseyi ilgilendirmez, yaptıkları işe bakalım.

******
Sultan’s Of The Dance’ın gösterilerini zevk, heyecan ve beğeniyle izlemiştim. Ezgiler, oyunlar, her şey Türk’tü, bir tek adı dışında. Çok yadırgamıştım bu adı. Türkiye’nin folklorik çeşitliliğini bu kadar iyi tanıtan ve ifade eden grubun adı da Türkçe olmalıydı. Nihayet düşündüğümüz oldu. Grubun adı “Anadolu Ateşi” kondu.
Ateşiniz hiç sönmesin, sürekli olsun. Anadolu’nun ateşi bunca yıldır hiç söndü mü? Anadolu ateşi nice uygarlıkları ısıtmadı mı?
******
EKOLOJİK DENGE

Son aylarda yağışlar sonucu oluşan sellerden büyük can ve mal kayıpları oluyor.
Kimse nedenler üzerinde durmuyor.
Ekolojik dengenin hızla değişmesi iklim dengesini de alt üst ediyor. Buna karşın kentlerde hala ağaç kıyımı sürüyor. Birçok yöremizdeki orman yangınları ise ciğerimizi yakıyor.
Ormanlarımızı korumak için ciddi, caydırıcı önlemleri maalesef alamıyoruz.
Bir gün doğanın intikamı çok acı olacak. Sakın geç kalmayalım. Bu fatura çok pahalı, ödenmez.

*****
Ulusal önderlik söz ile olmaz
Özveri erdemdir, öz ile olmaz
Kamuya hizmeti görev bildinse
Kışı düşünmeden yaz ile olmaz.

Adil Hacıömeroğlu
12 Eylül 2002
Bakırköy Platform Gazetesi

KANAYAN YÜREK


Dokuz yıldır özleminle eridim

Karlar yağdı yolumuza kürüdüm

Her şeyimdin, peşin sıra yürüdüm

Kanadım kırıldı, yitik sensizim

Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm

Geceme ışıktın, günüme renktin

Yüreğin kavrulmuş, kendime denktin

Düşüncen berraktı, tinsel mihenktin

Kanadım kırıldı, yitik sensizim

Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm

Sahrada kalmıştım, suya hasrettim

Hissettim ki ceylan benim kısmetim

Yâre deli olmak benim hikmetim

Kanadım kırıldı, yitik sensizim

Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm

Adil’im yüreğim kanar derinden

Bedenimi böldün orta yerinden

Gözlerim yaş doldu, baktım gerinden 

Kanadım kırıldı, yitik sensizim

Gök kubbe altında yalnız, öksüzüm

                                Adil Hacıömeroğlu

                                29 Temmuz 2002

 

 

 

 

 

BAHARDA KOŞMAK

 

Bir çağlayanın sesini, serinliğini

Bir martının kanat çırpışını

Bir tomurcuğun yeşermesini

Çiçek olmasını

Meyveye, tohuma dönmesini

Duyumsamak birlikte

El ele verip

Koşmak baharın düzlüklerinde

        Bulutlara bakmak

        Gökyüzünün maviliğini görmek

        Görmek yağmuru, güneşi

        Bir cam aralığından

        Bir ağaç gölgesinden

Bir sevgilimim gözlerinden

Birlikte, el ele

Koşmak baharın düzlüklerinde

                                Adil Hacıömeroğlu

                                7 Ekim 2001

 

SEN VE BEN


Ay benim olsa

Sana verirdim

Al, gecen aydınlansın

Korkmayasın diye

        Yıldızlar benim olsa

        Saçlarına taç yapardım

        Işıldayıp parıldayasın

        Yolumu göreyim diye

Bulutlar benim olsa

Yağmurumu sana verirdim

Ben ıslanayım diye

        Güneş benim olsa

        O da senin olsun, derdim

        Yüreğim ısınsın

        Gözlerim açılsın

        Eni göreyim diye

                                Adil Hacıömeroğlu

                                14 Ekim 2001